Advertisement
SON DAKİKA

Küresel belirsizlik çağında altın!..

Davos'ta yapılan son toplantılarda artık açıkça dile getirilen bir gerçek var: Mevcut küresel finansal sistem sürdürülebilir olmaktan uzaklaşıyor. "Büyük sıfırlama" olarak adlandırılan bu süreç, aslında dünya para düzeninin köklü biçimde değişeceğinin ilanı niteliğinde.

Ekonomist değilim. Ancak altının yükselişini yalnızca faiz, enflasyon ya da klasik arz-talep dengeleriyle açıklamanın yetersiz olduğunu görmek için uzman olmaya da gerek yok. Bugün altının değer kazanmasının temel nedeni ekonomik göstergelerden çok, siyasi, jeopolitik ve küresel sistem arayışlarıdır.

Uzun süredir konuşulan önemli bir hedef var: Amerikan dolarının rezerv para statüsünün zayıflatılması. Bunun yerine, merkez bankalarının dijital paralarından oluşan yeni bir dijital rezerv sisteminin kurulması gündemde. Bu sistemin arkasında ise altın, gümüş ve bazı kıymetli metallerin teminat olarak kullanılması planlanıyor.

ABD dolarına alternatif

Bugün dünya genelinde altın alımlarında başı çeken ülkeler bunu tesadüfen yapmıyor. Birçok ülke, yakın gelecekte ABD dolarına alternatif olabilecek altın teminatlı, dijital para sistemleri üzerinde çalışıyor. Merkez bankalarının düzenli ve yüksek hacimli altın ile gümüş alımları da bu hazırlığın en somut göstergesi.

Asıl kritik nokta şu: Dünya para sistemi değişme eğilimine girdiği her dönemde, güvenli liman olarak öne çıkan varlık yine altın oluyor. Küresel aktörlerin dijital parayı rezerv para haline getirme konusunda kararlarını verdikleri anlaşılıyor. Bu bir gecede gerçekleşecek bir dönüşüm değil; zamana yayılan bir süreç. Ancak bu sürecin doğal sonucu, altının değer kazanmasıdır.

2026 yılı sonuna doğru dijital paralara geçiş ihtimali daha yüksek sesle konuşuluyor. Ancak burada ciddi bir güven sorunu var. Bugün nakit para hâlâ dolaşımdayken bile dijital sistemler yoğun şekilde kullanılıyor. Tamamen dijital bir düzende ise insanların paralarına çok daha kolay müdahale edilebildiği gerçeği biliniyor. İşte bu nedenle sistem ne kadar dijitalleşirse, altın da o kadar kıymetli hale geliyor.

Devletlerin refleksi değişmiyor

Küresel ekonomik kırılmalar derinleştikçe devletlerin refleksi değişmiyor: Altına yöneliyorlar. Son yıllarda uygulanan yaptırımlar ve finansal baskılar, güçsüz ülkeler için bunun teorik bir risk olmadığını açıkça gösteriyor. Bu nedenle birçok ülke, merkez bankası rezervlerinde dolar yerine altını tercih ediyor. Bu tercih de altına olan talebi daha da artırıyor.

Öte yandan bölgesel çatışmalar ve savaş ihtimalleri, altın fiyatlarını yukarı taşıyan en güçlü etkenlerden biri olmaya devam ediyor. Ortadoğu’da yaşanabilecek yeni bir kriz ya da İran’a yönelik olası bir askeri operasyon, altın üzerinde doğrudan etkili olabilecek gelişmeler arasında yer alıyor.

Peki, bireysel düzeyde ne yapılmalı? Bir vatandaş olarak söyleyebileceğim şu: İmkânı olanlar için altın ve kıymetli madenler elde tutulmalı. Yeni bir düzen kurulana, küresel belirsizlik ve kargaşa azalana kadar bu varlıklar çıkarılmamalı. Çünkü altın bugün sadece bir yatırım aracı değil, belirsizlik çağının en güçlü güvencesidir.