SON DAKİKA
web
EKONOMİ Cumartesi 13 Haziran 2026 08:18

TASARRUF MASADA KALDI FAİZ TEK BAŞINA YETMİYOR

Merkez Bankası'nın faizleri sabit tutma kararı piyasalar tarafından dikkatle izlenirken, ekonomistler kamudaki harcamalarda kalıcı tasarruf sağlanmadan enflasyonla mücadelenin istenilen sonucu vermesinin zor olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre faiz politikası ile mali disiplinin birlikte yürütülmesi gerekiyor

Tasarruf masada kaldı faiz tek başına yetmiyor

Mustafa DENİZ

Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele süreci devam ederken, kamu harcamalarının boyutu ve Merkez Bankası'nın faiz politikası tartışmaların odağında yer alıyor. Son olarak Merkez Bankası'nın politika faizini değiştirmeyerek mevcut seviyede tutması, ekonomide sıkı para politikasının süreceği mesajı olarak değerlendirilirken, uzmanlar tek başına faiz kararlarının ekonomik sorunları çözmeye yetmeyeceğini ifade ediyor.

Ekonomistler, yüksek faizlerin iç talebi yavaşlatarak enflasyon üzerinde baskı oluşturabileceğini ancak kamudaki harcamaların aynı hızla devam etmesi halinde para politikasının etkisinin sınırlı kalabileceğini belirtiyor. Bu nedenle bütçe disiplini ve tasarruf uygulamalarının ekonomik programın ayrılmaz bir parçası olması gerektiği görüşü öne çıkıyor.

Faizin sabit kalması ne anlama geliyor?

Merkez Bankası'nın faiz oranlarını değiştirmemesi, enflasyonla mücadelede mevcut sıkı duruşun korunacağı şeklinde yorumlanıyor. Bu kararın kısa vadede kredi maliyetlerinin yüksek seyretmesine, tüketim ve yatırım iştahının sınırlı kalmasına neden olabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlara göre faizlerin yüksek seviyelerde kalması, özellikle finansmana erişimde zorlanan küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde baskıyı artırabilir. Konut, otomotiv ve dayanıklı tüketim malları gibi krediye duyarlı sektörlerde talebin zayıf seyretmesi de ekonomik büyümeyi yavaşlatabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Buna karşılık sıkı para politikasının sürdürülmesi, döviz piyasalarında istikrarın korunmasına ve enflasyon beklentilerinin kontrol altında tutulmasına katkı sağlayabilir.

Kamu harcamaları tartışması gündemde

Ekonomi çevrelerinde son dönemde en fazla dile getirilen konulardan biri ise kamudaki harcamaların seviyesi. Temsil ve ağırlama giderlerinden araç filolarına, bina kiralamalarından çeşitli idari harcamalara kadar birçok kalemde tasarruf çağrıları yapılırken, vatandaşın yüksek faiz ve yüksek vergi yükü altında fedakârlık yaptığı bir dönemde kamunun da aynı hassasiyeti göstermesi gerektiği savunuluyor.

Ekonomistler, kamu harcamalarının kontrol altına alınmaması durumunda bütçe açığının büyümeye devam edeceğini, bunun da devletin daha fazla borçlanmasına yol açabileceğini belirtiyor. Bu durumun faizler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturarak özel sektörün finansmana erişimini daha da zorlaştırabileceği ifade ediliyor.

Faiz ve tasarruf birlikte çalışmalı

Uzmanlara göre enflasyonla mücadelede başarı için para politikası ile maliye politikasının aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor. Merkez Bankası faizleri yüksek tutarak talebi sınırlamaya çalışırken, kamunun harcamalarını artırması durumunda ekonomik programın etkinliği azalabiliyor.

Bu nedenle kamuda tasarrufun artırılması, bütçe disiplininin güçlendirilmesi ve kaynakların daha verimli kullanılması gerektiği vurgulanıyor. Aksi halde enflasyonu düşürmek amacıyla uygulanan yüksek faiz politikasının ekonomide büyüme, yatırım ve istihdam üzerinde daha ağır maliyetler oluşturabileceği belirtiliyor.

Piyasaların beklentisi güçlü mali disiplin

Piyasalar açısından yalnızca faiz kararları değil, kamu maliyesine ilişkin adımlar da büyük önem taşıyor. Ekonomistler, kamuda israfın azaltılması ve tasarruf politikalarının somut sonuçlar vermesi halinde ekonomik programa olan güvenin artacağını ifade ediyor.

Uzmanlara göre Türkiye'nin önündeki en önemli sınavlardan biri, yüksek enflasyonla mücadeleyi sürdürürken büyüme ve istihdamı koruyabilmek. Bunun yolu ise yalnızca faiz silahına başvurmaktan değil, kamu maliyesinde güçlü disiplin sağlamaktan geçiyor. Aksi halde faizlerin sabit tutulması ya da artırılması tek başına ekonomide kalıcı iyileşme yaratmaya yetmeyebilir.

ABONE OL