DORUK MADENCİLİK'TE KRİZ BÜYÜYOR
Eskişehir'de Yıldızlar Holding'e ait Doruk Madencilik işletmesinde patlak veren kriz, işçilerin açlık grevine başlamasıyla kritik bir aşamaya ulaştı. Aylardır maaşlarını alamayan çalışanlar ve yıllanmış kıdem tazminatları ödenmeyen emekli madenciler, verilen sözlerin tutulmaması üzerine eylemlerini sertleştirdi. Bakanlık düzeyindeki görüşmelere ve lehte çıkan müfettiş raporlarına rağmen şirketin ödeme yapmaktan kaçınması, maden işçileriyle holding yönetimi arasındaki ipleri tamamen kopardı.

Hakan ÖZBAY
Ödenmeyen ücretler, yıllarca biriken kıdem tazminatları ve sahada iki farklı sendikanın taraf olduğu karmaşık sürecin gölgesinde devam eden eylemlerde, işçiler ile şirket yönetimi arasındaki uzlaşmazlık giderek derinleşiyor. Haklarını alana kadar geri adım atmayacaklarını belirten madenciler, şirketin sorunları çözmek yerine yasaklar ve gözaltılar gibi yıldırma politikalarıyla kendilerine engel olmaya çalıştığını ve sistematik bir oyalama taktiği uyguladığını ifade ediyor. Şirket yetkililerine yönelik görüşme taleplerinin yanıtsız bırakılması ve vaat edilen ödeme tarihlerinin somut hiçbir gerekçe sunulmadan sürekli ileriye atılması, yıllarını madenlere veren işçilerin mağduriyetini daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.
AÇLIK GREVİNDEKİ İŞÇİLERDEN OYALAMA TEPKİSİ
Eylemlerinin üçüncü gününde olduklarını ve şirketten henüz hiçbir olumlu dönüş alamadıklarını vurgulayan açlık grevindeki işçilerden Emekli Maden İşçisi Fatih Almalı, mevcut çalışanların son 3 aylık maaşlarının içeride olduğunu belirtti. Emekli olan personelin de yıllara yayılan tazminat mağduriyetleri yaşadığını dile getiren Almalı, kendisine ait 15 yıllık, diğer işçi arkadaşlarının ise 10 ile 18 yıl arasında değişen kıdem tazminatlarının ödenmediğini söyledi.
Şirket tarafından yapılan ödeme vaatlerine karşı inançlarını yitirdiklerini belirten Almalı, durumu şu sözlerle özetledi: “Sözde ödeme takvimi salı günüydü. Bir miktar para yatırılacağını söylemişlerdi. Şimdi tekrar 'hafta içi' diye dönüş yapmışlar. Ancak her seferinde bunun hafta içisi, cuması bitmez. Hesaplara geçene kadar hiçbir zaman güvenmiyoruz. Sürekli bir oyalama devam ediyor; yasaklar ve gözaltılarla hep bize engel konuluyor. Dalga geçer gibi geçen hafta bir miktar para yatırıldı, ancak geri kalanı duruyor."
MÜFETTİŞ RAPORU İŞÇİNİN LEHİNE
Sürecin geçmişine ve hukuki boyutuna dair açıklamalarda bulunan eski Doruk Madencilik Çalışanı Özcan Gültekin ise krizin temelinde yıllara dayanan bir mağduriyet ve sendikal anlaşmazlıklar yattığını belirtti. Bağımsız Maden İş Sendikası çatısı altında 12 Nisan tarihinde Eskişehir’den Ankara’ya uzanan bir yürüyüş başlattıklarını hatırlatan Gültekin, 28 Nisan’da üç bakanlığın garantörlüğünde bir uzlaşmaya varıldığını ancak holdingin belirlenen ödeme takvimine uymadığını ifade etti.
Beypazarı'nda gerçekleştirilen ikinci bir eylem neticesinde bazı kıdem tazminatlarının yatırıldığını belirten Gültekin, sürecin tam olarak çözülmediğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Ücretsiz izin süreçlerinde geçen zaman diliminin kıdem tazminatına yansıtılması ve işten çıkarılan arkadaşlarımızın sendikal tazminatları müfettiş raporuna bırakılmıştı. Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin denetimi sonucunda işçiler lehine, ödeme yapılması gerektiği yönünde olumlu bir rapor çıktı. Ancak holdingle sürekli görüşmemize rağmen ödeme konusunda net bir tarih alamıyoruz."
Gültekin ayrıca, şu an açlık grevinde olan grubun Türkiye Maden İş Sendikası'na bağlı işçiler olduğunu ve bu sendikadan istifa ederek haklarını arayan diğer işçilerle birlikte sahada karmaşık bir eylem sürecinin yaşandığını sözlerine ekledi.
KUTU
HOLDİNG’İN DİĞER TESİSLERİNDE DE BENZER İDDİALAR
Doruk Madencilik'te yaşanan krizin münferit bir olay olmadığı, Yıldızlar Holding bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye genelindeki diğer şirketlerde de benzer mağduriyetlerin sistematik bir şekilde yaşandığı iddia ediliyor.
İddialara göre; Kütahya’da faaliyet gösteren KMK Madencilik ve Eti Gümüş, Gümüşhane’deki altın madeni, Çankırı Seramik ve Bilecik Söğütsen gibi holdinge bağlı diğer işletmelerde de benzer bir çalışma düzeninin hakim olduğu öne sürülüyor. Bu tesislerde de çalışanların maaşlarının düzenli olarak 3 ay geriden gelmesi ve emeklilik hakkı kazanan personelin kıdem tazminatlarını alamaması şirket genelinde uygulanan rutin bir sisteme dönüşmüş durumda. İşçilerin hak arayışlarının, holding genelindeki tüm bu işletmelerde uzun süredir devam eden köklü sorunların bir yansıması olduğu belirtiliyor.