SON DAKİKA
web
Sürdürülebilirlik Pazartesi 15 Haziran 2026 11:16

COP31 ÖNCESİ ORTAK ÇAĞRI

Bonn'daki ara dönem iklim müzakereleri sürerken, Türkiye ve Avustralya'dan 94 sivil toplum kuruluşu, COP31 Başkanlığı görevini üstlenecek iki ülkeye fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkış için liderlik çağrısında bulundu

COP31 öncesi ortak çağrı

Bonn’da ara dönem iklim müzakereleri sürerken, Türkiye ve Avustralya’yı temsil eden çeşitli sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir koalisyon, COP31 Başkanı Murat Kurum ve Müzakerelerden Sorumlu Başkan Sayın Chris Bowen'i fosil yakıtlardan çıkış için birleşmeye çağırıyor.

İklim Ağı bileşenlerinin de dahil olduğu 94 kuruluş tarafından imzalanan ve Türkiye Çevre Şehircililk ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen’e hitaben yazılan ortak mektupta, sivil toplum temsilcileri Türkiye ve Avustralya arasındaki yakın iş birliğinin, fosil yakıtlardan çıkış sürecinde uluslararası ilerleme sağlamak için tarihî bir fırsat sunduğunu vurguluyor. Bu süreçte, ülkelerin kendi sınırları içinde sözlerini eyleme dönüştürmesi ve temiz bir geleceğin yolunu açması gerektiği belirtiliyor.

Mektupta ayrıca, her iki ev sahibi ülkenin diplomatik kapasitesini, Pasifik bölgesinin uzun süredir devam eden iklim liderliğiyle birleştirmesi, bu sayede COP31’in 1,5°C hedefini pusula olarak korumak için gerekli olan “uygulama çağını” sahiplenmesi gerektiği ifade ediliyor.

Temel talepler 

Zirveden iddialı ve adil bir sonucun elde edilebilmesi için, COP31 Başkanı ve Müzakerelerden Sorumlu Başkan’a şu çağrılar yapılıyor:

Fosil yakıtlardan adil, düzenli ve eşitlikçi bir uzaklaşma sürecini sahiplenme ve ilerletme taahhüdünde bulunmaları,

COP30’da uluslararası iş birliğini güçlendirmek, adil ve kapsayıcı geçişleri desteklemek için üzerinde uzlaşılan Adil Geçiş Mekanizması’nı; belirlenmiş finansman, net zaman çizelgeleri ve işçiler  ile kırılgan toplulukları koruyacak uygulama unsurlarıyla somut eylemlere dönüştürmeleri,

Azaltım, uyum ve kayıp-zarar dahil olmak üzere iklim eylemine dair tüm alanlarda ilerleme sağlamak için uluslararası iklim finansmanının güçlendirilmesine katkı sunmaları, böylece “büyük kirleticiler öder” ilkesini güvence altına almaları,

“Dürüst arabulucu” rolünü üstlenecek bir başkanlık anlayışıyla, son COP’larda fosil yakıt endüstrisinin endişe verici düzeyde artan etkisine karşı müzakerelerin bütünlüğünü korumaları, sivil toplum ve yerel toplulukların sürece anlamlı katılımını sağlamları, insan haklarını gözetmeleri, bu sayede çok taraflı sürece olan güveni yeniden tesis etmeleri.

İki ülke örnek olmalı

Mektup, Türkiye ve Avustralya’yı Antalya’daki müzakerelerden güçlü küresel sonuçlar alınabilmesi için örnek olmaya çağırıyor. Bu kapsamda her iki ülkenin de fosil yakıtlardan çıkışa yönelik ulusal yol haritaları geliştirmeleri ve iç politikada cesur kararlar almaları gerektiği vurgulanıyor.

Mektubun imzacılarından ve İklim Ağı bileşenlerinden WWF-Türkiye’nin İklim ve Enerji Programı Müdürü Tanyeli Behiç Sabuncu Türkiye’nin kömürden çıkışı planlaması gerektiğine dikkat çekerek “COP31 Başkanı olarak Türkiye, kömürden çıkışı erteleme yaklaşımını bu zirvede sürdürmemeli. Geçmişin politikalarına bağlı kalmak mı, yoksa adil ve temiz bir enerji geleceğine doğru dönüştürücü bir liderlik sergilemek mi? Kömürden çıkışa yönelik bir tarihi açıklamak, ülkenin COP’taki liderlik rolünü ciddiye aldığını gösteren en güçlü ilk sinyal olacaktır” ifadelerine yer verdi.

Climate Action Network Avustralya Direktörü Denise Cauchi ise şöyle konuştu:

"Fosil yakıt çağı sona eriyor. Derinleşen enerji krizi, fosil yakıtlara bağımlılığın gerçek maliyetlerini gözler önüne seriyor; bu maliyetler yalnızca ağırlaşan iklim etkileriyle sınırlı değil, aynı zamanda küresel güvensizlik, enerji fiyatlarındaki şoklar ve artan yaşam maliyetleriyle de kendini gösteriyor.”

Greenpeace Avustralya Pasifik Pasifik Bölge Sorumlusu Shiva Gounden şunları söyledi: 

"Pasifik, fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik küresel çabaların ön saflarında yer almaktadır. En başından beri, çok taraflı işbirliğini ilerletmek ve küresel iklim rejimini güçlendirmek için çalıştık; Paris Anlaşması’nda 1,5 °C sınırını resmileştirdik, kayıp ve hasar için finansman sağladık ve dünyanın en büyük sorununu dünyanın en yüksek mahkemesine taşıdık. COP31 ortaklığına, 30 yıllık ön saflarda liderlik deneyimimizi, karşılıklılık ve kolektif sorumluluk değerlerimizi ve topluluklarımızın sıcak yüreklerini ve bitmeyen kararlılığını getiriyoruz. Bilim, adalet ve hırsın sesi olmaya devam edeceğiz. Bizim için fosil yakıtları aşamalı olarak ortadan kaldırmak ve 1,5 °C sınırını korumak bir hayatta kalma meselesidir. Birlikte, Pasifik halkları ve dünya çapındaki topluluklar için daha güvenli ve refah dolu bir gelecek sağlayabiliriz."