ABD ile Çin arasında başlayan süper güç olma mücadelesinde, bir diğer süper güç adayı olan AB neredeyse hiç etkili olamadı. Öyle ki AB; İngiltere ve Rusya kadar bile varlık gösteremedi. Kararların oy birliğiyle alınması AB'yi kilitliyor. Lider ülkeler diğer ülkeleri ikna edene kadar iş işten geçiyor.
Beyaz Saray, öngördüğü siyasal liberalleşme gerçekleşmeyince ve hızlı büyümeye devam ettiğinde Çin ekonomisinin ABD ekonomisini geçeceği anlaşılınca, Çin ile ilgili yeni bir strateji belirledi. Yeni strateji Çin'in büyüme oranını düşürmek, Avrasya blokunu zayıflatmak ve Pekin'in başlattığı projeleri baltalamak üzerine kurulu. Çin'in büyüme oranı düşer ve ABD'nin büyüme oranı yükselirse Çin, ABD'yi geçemez.
SSCB yıkıldığında ABD rakipsiz kaldı. Dünya hızla iki bloklu yapıdan ABD'nin tek süper güç olduğu tek kutuplu yapıya dönüştü. SSCB yıkılma sürecindeyken, ikinci en güçlü komünist devlet olan Çin, özgürlük talepleriyle protesto gösterileri düzenleyen gençleri acımasızca ezdi.
Akademik Link, Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara Koordinatörlüğünde Mısır, Katar ve Suudi Arabistan'da hata payları oldukça düşük yani güvenirlikleri yüksek anketler yapmış.
ABD yayınladığı strateji belgesiyle jandarmalıktan yorulduğunu, bu külfeti istisnai bölgeler ve vazgeçilemez menfaatleri dışında taşıyamayacağını deklare etti. İstisnai bölgeler, Amerika kıtası ve Tayvan. Vazgeçilemez menfaatler ise başta Ortadoğu'dakiler olmak üzere enerji kaynakları.
ABD'nin yeni yayınlanan ulusal strateji belgesinde Türkiye dışındaki Türk devletlerine hatta Türkistan ve Kafkasya'ya bile atıf olmamasından, Türk devletlerinin Amerika için stratejik öneminin olmadığını anlıyoruz.
Yerel yönetimlerin bir başka sorunu nepotizm. Biraz yetkisi olan her yöneticin ilk işi işsiz, güçsüz ve çoğu vasıfsız akrabalarını belediyeye doldurmak oluyor. Aslında partilerin genel merkezleri kayırmacılığa karşılar. Akrabaların işe alınmaları, belde halkı tarafından bilindiğinden, ilgili partiye oy kaybettiriyor
Kalkınmanın dinamosu 1980'li yıllara kadar Kamu İktisadi Teşekkülleriydi. 1980'lerden itibaren yurtdışına açılma ve özel sektörün güçlenmesiyle birlikte rekabet gücünü kaybeden KİT'ler ekonomimiz üzerine yük haline geldiler.