Advertisement
SON DAKİKA
ziraat web

Unutursak tekrar eder

On bir ayın sultanı Ramazan'a bir kez daha kavuşmanın huzurunu yaşıyor, bu mübarek ayın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Rahmet, bereket ve paylaşma ayı olan Ramazan'ın ülkemize huzur ve hayır getirmesini temenni ediyorum.

Bazı olaylar olur; birkaç gün boyunca herkes aynı görüntüyü izler, aynı cümleleri kurar, aynı duyguyu paylaşır. Sonra bir sabah uyanırız ve gündem değişmiştir. Dün konuştuğumuz mesele, bugün yerini başka bir başlığa bırakır. Peki, biz gerçekten sorunları mı çözüyoruz, yoksa sadece hızla unutmayı mı öğreniyoruz?

Bu durum artık hayatımızın doğal bir parçası hâline geldi. Telefonu elimize aldığımız anda onlarca haber başlığı görüyoruz. Birine üzülmeye fırsat bulamadan diğeri geliyor. Sosyal medyada bir olay birkaç saat içinde büyüyor, herkes konuşuyor; ertesi gün ise yeni bir tartışma başlıyor. Bu hız, sadece bilgiyi değil, duygularımızı da tüketiyor.

Eskiden bir mesele haftalarca konuşulur, tartışılır, takip edilirdi. Bugün ise gündem akışı neredeyse nefes almıyor. Sürekli yeni bir başlıkla karşılaşınca, dünün meselesini zihnimizde taşıyamıyoruz. Böyle olunca da sorular yarım kalıyor: “Ne oldu?”, “Sorumlular ne yaptı?”, “Bir değişiklik oldu mu?” Bu soruların cevabını aramak yerine, bir sonraki başlığa geçiyoruz.

Yakın geçmişe baktığımızda benzer örnekleri görüyoruz. Bir afet olduğunda günlerce ekran başında kalıyoruz; eksikler konuşuluyor, sorumluluk tartışılıyor. Fakat birkaç hafta sonra aynı mesele manşet olmaktan çıkıyor. Oysa afetin etkileri aylarca, hatta yıllarca sürüyor; bizim ilgimiz ise çoğu zaman birkaç günle sınırlı kalıyor.

Tepkiler hızla yükseliyor ama aynı hızla sönüyor

Ekonomide de tablo farklı değil. Bir zam haberi geldiğinde tepki yükseliyor, paylaşımlar artıyor. Ancak kısa süre sonra yeni bir fiyat artışı gündeme geliyor; bir öncekinin hesabı sorulmadan dikkat başka bir yöne kayıyor. Sorunlar birikiyor ama takip zinciri kurulmadığı için kalıcı bir sorgulama oluşmuyor.

Hızlı tüketilen gündem, yavaş çözülen sorunlar bırakıyor geride.” Tepkiler hızla yükseliyor ama aynı hızla sönüyor. Gündem değiştiğinde mesele çözülmüş olmuyor; sadece görünmez hâle geliyor. Eğer biz bakmayı bırakırsak, sorun da konuşulmaz oluyor. Kalıcı değişim ise gözümüzü kaçırmadığımız yerde başlıyor.

Sorunların kalıcı çözümü, kamuoyunun kalıcı ilgisini gerektirir. Eğer bir şeylerin değişmesini istiyorsak, geçici tepkiler yerine sürekli bir bilinç üretmeliyiz. Çünkü takip edilen meseleler güçlenir; unutulanlar ise tekrar eder.