Advertisement
SON DAKİKA

Spor ekonomisi

Spor ekonomisi, sporun üretimi, dağıtımı ve tüketimiyle ilgili tüm ekonomik faaliyetleri inceleyen bir disiplin. Yaklaşık dünya değeri de 2.3 trilyon Amerikan Doları. Bu alan; spor kulüpleri, ligler, stadyumlar, ekipman üretimi, medya hakları, sponsorluklar, bilet satışları, turizm, işgücü istihdamı ve hatta kamu yatırımları gibi geniş bir yelpazeyi kapsar.

Sektörün 2050 yılına kadar 8,8 trilyon dolara ulaşması öngörülürken, Dünya Ekonomik Forumu ve Oliver Wyman'ın yeni bir raporu, dayanıklılığı sağlamak için üç yol haritası sunuyor. " İnsanlar ve Gezegen İçin Spor" başlıklı rapor, spor ekonomisinin büyüklüğünü ölçüyor ve hem fiziksel hareketsizliği hem de iklim ve doğa krizini ele alarak dayanıklılığı nasıl artırabileceğini bize sunuyor. Rapor, spor ekonomisinin çok paydaşlı ortaklıklar yoluyla ekonomik, sosyal ve çevresel refahı ilerletmesi için yollar öneriyor. 

Kaynak yönetimine öncülük etmek: Spor ekonomisinin büyümesi ancak gezegenin sınırları dahilinde gerçekleştirilebilir. Raporda, "Kaynak yönetimine öncülük ederek, spor ekonomisi kaynak kısıtlamalarını yenilik, dayanıklılık ve kapsayıcı büyüme için katalizörlere dönüştürebilir" deniyor. Sporu şehirlerin kalbine yerleştirmek: 2050 yılına kadar, kentsel alanlar dünya nüfusunun yaklaşık %70'ine ev sahipliği yapacak; bu da kentsel alanların tasarımının insanların refahı ve dayanıklı bir spor ekonomisinin gelişimi için kritik önem taşıyacağı anlamına geliyor. Amaca yönelik sermaye akışlarını hızlandırmak: Artan iklim ve doğa riskleriyle karşı karşıya olan yerlerde, yatırımcılar hükümetlerle ortaklık kurarak spor altyapısını toplumsal dayanıklılık merkezlerine dönüştürebilirler. Amerika Birleşik Devletleri’nin de paydaş olduğu Dünya Futbol Şampiyonası bu ekonominin en büyük destekçisi olacak ve 2026 yılını belki de rekor yılı olarak gözler önüne serecek. Spor ekonomisine küresel düzeyde bakacak olursak da Mikro ve Makro düzey olarak iki türlü anlatabiliriz. 

Mikro düzeyde: Bireysel kulüp veya organizasyonların gelir-gider dengesi, taraftar davranışı, fiyatlandırma stratejileri.

Makro düzeyde: Sporun ulusal ve küresel ekonomiye katkısı, istihdama etkisi, uluslararası etkinliklerin ülkeye getirdiği doğrudan/dolaylı kazançlar.

Dünya genelinde spor endüstrisi, milyarlarca ABD doları hacme sahiptir.

Bu rakam, bazı gelişmekte olan ülkelerin GSYİH’larından bile büyüktür. Örneğin, 2023’te Hırvatistan’ın GSYİH’sı yaklaşık 85 milyar dolarken, sadece futbol endüstrisi küresel çapta 300 milyar doları aşmaktadır (FIFA Ekonomik Raporu).

En büyük payı Kuzey Amerika (özellikle ABD) alırken, Avrupa da güçlü bir ikinci olarak sıralamada yer alıyor.

Sporun ülkelere ekonomik katkıları

1. İstihdam yaratma

Avrupa Komisyonu verisine göre AB ülkelerinde spor sektörü, yaklaşık 7 milyon kişiye istihdam sağlıyor.

Türkiye’de bu rakam yaklaşık 350–500 bin kişi civarındadır (T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı tahminleri).

2. Turizm ve mega etkinlikler

Olimpiyatlar, Dünya Kupası veya Avrupa Şampiyonası gibi etkinlikler ev sahibi ülkeye önemli gelir getiriyor.

Katar’da yapılan 2022 FIFA Dünya Kupası Doğrudan harcamalar 6,5 milyar doları geçerken, uzun vadeli ekonomik etkisi 20 milyar doları buldu. Bu bilgiyi Qatar Central Bank raporlarından aldım. Şaşırtıcı değil mi?

Ancak bu etkiler her zaman olumlu değildir; maliyetlerin kontrol edilememesi halinde “beyaz filler” yani kullanılamayan altyapılar sorunu ortaya çıkabilir. Bu konuya örnek olarak Atina 2004’ü ve sonrasını hatırlatmak isterim.

3. Medya ve dijital gelirler

Futbol liglerinin televizyon hakları yalnızca İngiltere Premier Lig’inde yaklaşık 12 milyar dolarlık sözleşmeyle (2022–2025 dönemi) rekora ulaşmıştır.

DAZN, Netflix, Amazon Prime, Bein gibi Dijital platformlar artık spor içeriklerine milyarlarca dolar yatırıyor.

4. Sosyal ve dolaylı kazanımlar

Spor, sağlık harcamalarında tasarruf sağlar. Nasıl mı, düzenli spor yapan bireylerin sağlık maliyetleri %20–30 daha düşüktür. Gençlerde suç oranlarını azaltır, sosyal uyumu artırır — bu da dolaylı olarak ekonomiye katkı sunar.

 Türkiye’de profesyonel futbolun yıllık cirosu yaklaşık 10–14 milyar TL seviyesindedir. Süper Lig’in uluslararası yayın hakları henüz Avrupa ligleriyle kıyaslanamasa da, Orta Doğu ve Balkan pazarlarında yükseliş eğiliminde. Spor turizmi maratonlar, kayak merkezleri, golf turları. 

Spor sadece oyun değil, stratejik bir sektör

Spor ekonomisi artık sadece maçlar ve şampiyonluklarla değil, veri analitiği, yapay zekâ, e-spor, sürdürülebilir stadyumlar ve marka değerleri gibi modern kavramlarla da şekilleniyor. Ülkeler, sporu yalnızca eğlence olarak değil, uluslararası markalaşma aracı, yeni nesil istihdam alanı ve kentsel dönüşüm katalizörü olarak görmeye başladı.