Bu şartlarda ne olabilir?
Yeni yıla hep umutla başlarız. Çeşitli planlar yapar, bu duruma göre konum alırız. Fakat mahallenin yaramaz çocuğu Trump doğru dürüst durmuyor ki.
En sonunda başka bir ülke başkanını da kaçırmaz mı. Küresel ekonomide enerji ve finans piyasalarında ani bir dalgalanma yaşandı; ancak uzun vadeli etkiler Venezuela'nın petrol endüstrisinin istikrara kavuşmasına bağlı. O kadar bilinmez var ki artık hukuk vs kalmadı. Para her işi hallediyor. Normal şartlarda size 2026 yılının ilk haftası itibarıyla dünya ekonomisi, "yeni normal" haline gelen düşük büyüme ve yüksek borçluluk sarmalında, jeopolitik gerilimlerin yön verdiği bir rotada ilerlemektedir diye yazmam gerekiyordu yazıma başlarken.
2026 yılının ilk haftasında dünya ekonomisi, jeopolitik gelişmelerin gölgesinde karmaşık bir yol izlemektedir. Bir yandan sıcak çatışmalar ve diplomatik gerilimler devam ederken, diğer yandan bu risklerin ekonomik etkilerinin normalleşme arayışında olduğu bir dönem yaşanmaktadır. Teknolojik gelişmeler, özellikle yapay zeka, bu jeopolitik belirsizliklere rağmen dikkat çekici bir ivme kazanmıştır. Ancak, yeşil dönüşümün ekonomik gerçeklerle yüzleşmesi gereken bu yılda, karbon fiyatlaması gibi unsurlar çevresel bir araç olmaktan çıkıp doğrudan ekonomik belirleyiciler haline gelmiştir. Bu durum, küresel ekonomide hem fırsatlar hem de zorluklar barındıran bir denge arayışını tetiklemektedir.
2026'ya Jeopolitik Satranç Tahtasında Başlamak devletleri korkutuyor.
2026'nın bu ilk günlerinde küresel ekonomi, bir yandan yapay zeka devriminin meyvelerini toplamaya çalışırken, diğer yandan jeopolitik fay hatlarının yarattığı sarsıntılarla boğuşuyor. IMF ve diğer kuruluşlar, 2024'te %3,3 olan küresel büyümenin bu yıl %3,1'e gerileyeceğini öngörerek "yumuşak iniş" senaryolarını masada tutsa da, sahadaki gerçekler çok daha karmaşık.
Ticaret Savaşları ve Kırılgan Ateşkesler de pek etkileyici oluyor.
Yılın ilk haftasında en çok konuşulan başlık, ABD ve Çin arasında sağlanan ancak oldukça kırılgan olan "geçici gümrük vergisi ateşkesi"dir. Bu durum, tedarik zincirlerinde tam bir rahatlama sağlamak yerine, şirketlerin maliyet verimliliğinden ziyade "politik uyum" ve "ulusal güvenlik" öncelikli yatırımlara yönelmesine neden olmaktadır. Özellikle nadir toprak elementleri ve yarı iletkenler üzerindeki ihracat kısıtlamaları, teknoloji sektörünü her an patlamaya hazır bir bomba gibi bekletmektedir.
Enerji ve emtia piyasalarında Rusya-Ukrayna etkisi ne olacak?
Rusya'nın enerji altyapısına yönelik süregelen saldırılar ve yaptırımların sıkılaştırılması, petrol fiyatlarını (Brent petrol) 60 dolar civarında tutma çabalarını zorlaştırmaktadır. Ortadoğu'da gözlemlenen nispi de-eskalyasyon (gerilimin azalması) piyasalara bir nefes aldırsa da, küresel enerji rotalarındaki belirsizlik volatiliteyi canlı tutmaya devam etmektedir.
Yatırımda Yeni Rota: Savunma ve Dijital Egemenlik gibi görünüyor.
Yatırımcılar artık sadece kâr marjlarına değil, devletlerin "stratejik özerklik" hedeflerine bakıyor. 2026'nın bu ilk günlerinde doğrudan yabancı yatırımlar; savunma sanayii, siber güvenlik ve yenilenebilir enerji gibi "jeopolitik korunaklı" alanlara yoğunlaşmış durumdadır.
Ana Trendler ve Riskler Yapay Zeka (AI) ve Teknoloji: AI altyapısına yapılan büyük yatırımların ekonomik büyümeye katkı sağlaması, ancak kısa vadede diğer ekonomik faaliyetleri olumsuz etkileme riski de bulunuyor. Jeopolitik Riskler: ABD-Çin ticaret gerilimleri, Trump'ın potansiyel tarife politikaları ve diğer jeopolitik belirsizlikler, küresel ticaret üzerinde önemli bir baskı unsuru olarak görülüyor. Maliye Politikaları: ABD'de 2025 yılında imzalanan yasanın etkisiyle 2026'nın ilk çeyreğinde maliye politikasının GSYH büyümesine yaklaşık 2,3 puan eklemesi bekleniyor.
Türkiye'nin Aldığı Konum
Bu türbülanslı ortamda Türkiye, 2 Ocak itibarıyla Çin vatandaşlarına vize muafiyeti uygulamasını başlatarak Asya ile ekonomik etkileşimini artırma hamlesi yaptı. Kredi derecelendirme kuruluşları, Türkiye'nin 2026'da büyüme ivmesini artırarak %3,4 seviyelerine ulaşmasını ve "yüksek gelirli ülke" grubuna bir adım daha yaklaşmasını beklemektedir.
2026'nın ilk haftası bize şunu gösteriyor: Ekonomi artık tek başına bir bilim değil; gümrük tarifelerinin, yaptırımların ve ulusal güvenlik stratejilerinin bir "silah" olarak kullanıldığı büyük bir güç savaşının ana sahasıdır.

