YABANCI TURİST ÇEKME HAMLELERİ SÜRÜYOR
2025 yılını yaklaşık 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatan Türkiye, döviz girdisini artırmak için sınır politikalarında vize serbestisini merkeze alıyor. Sınır geçişlerini kolaylaştıran yeni muafiyet adımlarıyla, 2026 yılında küresel pazardan alınan payın daha da büyütülmesi hedefleniyor

Hakan ÖZBAY
Turizm ekonomisi kapsamında ülkeye döviz girişini artırmayı planlayan Türkiye, yabancı ziyaretçilerin seyahat kararlarında belirleyici bir etken olan vize zorunluluğunu esneten adımlar atmaya devam ediyor. Sınır kapılarındaki pasaport kontrol sürelerinin kısalması ve bürokratik işlemlerin devreden çıkması, turistik ziyaretlerin yanı sıra ticari faaliyetleri ve transit yolcu hareketliliğini doğrudan etkiliyor. 2026 yılının ilk aylarında yayımlanan sektörel veriler, İstanbul Havalimanı gibi uluslararası geçiş noktalarında uygulanan vizesiz geçiş imkânlarının yolcu sayılarına pozitif yansıdığını gösteriyor.
MEVCUT VİZESİZ GİRİŞ VE KİMLİKLE SEYAHAT İMKÂNLARI
Türkiye, ülkeye en çok ziyaretçi gönderen ana pazarlara yönelik çeşitli sınır muafiyetleri uyguluyor. 2025 yılında 7 milyonu aşkın turist gönderen Almanya ile birlikte Belçika, Fransa, Gürcistan, Hollanda, İspanya, İsviçre, İtalya, KKTC, Moldova, Ukrayna, Yunanistan, Polonya ve Bulgaristan vatandaşları Türkiye’ye yalnızca çipli kimlik kartlarıyla giriş yapabiliyor.
Bunun yanı sıra Birleşik Krallık, Avusturya, Norveç, İsviçre ve Finlandiya gibi Avrupa ülkeleri ile Brezilya, Arjantin, Şili ve Kolombiya vatandaşları vize muafiyeti listesinde yer alıyor. Asya pazarında Japonya, Güney Kore, Singapur ve Malezya; Körfez bölgesinde ise Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt vatandaşlarına Türkiye seyahatlerinde 90 güne kadar vizesiz geçiş hakkı tanınıyor.
MUAFİYET LİSTESİNE EKLENEN SON ÜLKE AVUSTRALYA OLDU
Vize muafiyeti uygulamasının 2026 yılındaki son adımı Avustralya pazarına yönelik gerçekleşti. 17 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 18’inci maddesi kapsamında alınan karar doğrultusunda, Avustralya’nın umuma mahsus pasaport hamili vatandaşlarına vize zorunluluğu kaldırıldı.
Bu düzenlemeyle, daha önce e-Vize sistemi üzerinden işlem yapmak zorunda olan Avustralya vatandaşları, her 180 gün içinde toplamda 90 günü aşmamak şartıyla Türkiye'ye turistik amaçlı ve transit olarak vizesiz giriş yapabilecek. Türk Hava Yolları’nın Sidney ve Melbourne uçuşlarıyla ulaşım kapasitesinin artırıldığı bu hatta, vize uygulamasının esnetilmesiyle birlikte 2026 turizm ve ticaret verilerinde artış kaydedilmesi öngörülüyor.
BAĞLIKAYA'DAN VİZE MUAFİYETİ DEĞERLENDİRMESİ
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, uygulamaya konulan vize muafiyeti kararının turizm ekonomisine ve sektörel rakamlara yansımalarına ilişkin veriler paylaştı. Avustralya vatandaşlarının yurt dışı seyahat alışkanlıklarının istatistiksel boyutuna dikkat çeken Bağlıkaya, Birleşmiş Milletler Turizm Ajansı verilerine atıfta bulundu.
Bağlıkaya, pazarın ekonomik hacmini şu sözlerle özetledi: "Avustralya vatandaşlarının çok ciddi bir yurt dışı seyahat alışkanlığı var. Birleşmiş Milletler Turizm Ajansı verilerine göre, 2025 yılında 47,8 milyar dolar yurt dışı turizm harcaması gerçekleştiren Avustralya, bu veriyle birlikte dünyanın en çok turizm harcaması yapan 5’inci ülkesi konumunda bulunuyor. Avustralya vatandaşları 2025 yılında 12 milyonu aşkın yurt dışı seyahat gerçekleştirirken Türkiye’ye gelen Avustralyalı misafir sayısı yaklaşık 220 bin kişi oldu."
Alınan kararın turist giriş sayılarına yönelik beklentilerini de paylaşan Bağlıkaya, "Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanarak yürürlüğe giren Avustralya vatandaşlarına vizesiz giriş olanağı sağlayan karar, şüphesiz ki 220 bin seviyelerindeki bu sayının daha da yükselmesini sağlayacaktır. Özellikle 25 Nisan’daki Anzak günü öncesinde bu kararın alınmış olması da çok olumlu bir adım oldu. Mevcut küresel konjonktürde alternatif pazarların geliştirilmesi her zamankinden daha büyük önem kazanmış durumda. Avustralya pazarını hareketlendireceğine inandığımız bu kararı, bu çerçevede önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı.