SON DAKİKA
web
Tarım ve hayvancılık Perşembe 11 Haziran 2026 16:32

TOPRAK ALTI DAMLA SULAMA DÖNEMİ

Bahçe ve açık tarla tarımında suyun ve besinlerin bitki kök bölgesine doğrudan ulaştırılmasını sağlayan toprak altı damla sulama sistemleri, su tasarrufu ve verim artışı özellikleriyle öne çıkıyor.

Toprak altı damla sulama dönemi

Satış ve Agronomi Direktörü Okan Başaran, yağış rejiminin öngörülemez hale geldiği günümüzde, sulamanın sürekliliğinin önem taşıdığını belirtti. Suyu ve gübreyi bitki kök bölgesine doğru miktarda ulaştırmanın üretimin temelini oluşturduğunu ifade eden Başaran, toprak altı damla sulamayı, suyun ve gübrenin kök bölgesine ulaştırılması amacıyla boruların toprak yüzeyinin altına yerleştirildiği bir yöntem olarak tanımladı. Sistemde su kontrollü biçimde verilirken buharlaşma, yüzey akışı ve derine sızma en aza indiriliyor.

Okan Başaran, toprak altı damla sulama sistemlerinin kullanım ömrünün ürüne, iklime ve toprak yapısına bağlı olarak 15 ila 20 yıla kadar ulaştığını söyledi. Uygulamalarda yatırımın geri dönüşünün 1 ila 3 yıl içinde gerçekleşebildiğini aktaran Başaran, projelendirme ile kurulan sistemlerin üreticiye dayanıklılık ve operasyonel verimlilik sağladığını kaydetti.

Sistemin üreticilere ekonomik fayda sunduğunu belirten Başaran, toprak altı damla sulamanın toprak üstü sulamaya kıyasla yüzde 15, yağmurlamaya göre yüzde 50 ve salma sulamaya göre yüzde 70’e varan su tasarrufu sağladığını ifade etti. Kök bölgesine kontrollü su verilmesiyle bitkilerde yüzde 30 ila 50 arasında verim artışı görülebildiğini söyleyen Başaran, gübre uygulamalarının hassas yapılabildiğini, işçilik gereksiniminin azaldığını ve enerji giderlerinde tasarruf sağlandığını bildirdi. Toprak yüzeyinin ıslanmamasının yabancı ot kontrolünü kolaylaştırdığı kaydedildi.

Toprak altı damla sulama sistemlerinin dijital tarım çözümleriyle entegre çalışabildiğini belirten Başaran, sensör destekli kontrol teknolojileri sayesinde sulama süreçlerinin uzaktan izlenebildiğini ve optimize edilebildiğini aktardı. Yüksek alkali topraklarda kök bölgesindeki pH'ın yönetilebilmesinin, bitkinin besin elementlerinden yararlanmasını desteklediği ifade edildi.