SON DAKİKA
Turizm Cumartesi 22 Ağustos 2026 19:32 Son Güncelleme : -/-

TARİHİN, GASTRONOMİNİN VE ZİRVELERİN KESİŞTİĞİ YER LYON

Fransa'nın gastronomi başkenti Lyon'dan Alpler'in eteğindeki Chamonix'ye uzanan bu rota; tarihi sokakları, traboule'ları, eşsiz dağ manzaraları ve yöresel lezzetleriyle unutulmaz bir keşif sunuyor

Tarihin, gastronominin ve zirvelerin kesiştiği yer Lyon

Deniz DİKMEN

Bu hafta, Fransa’nın gastronomi başkenti Lyon’un tarihi sokaklarında kaybolmaya, Avrupa’nın çatısı Alpler’in eteğindeki Chamonix’te ise, doğanın görkemine tanıklık etmeye ne dersiniz? Fransa, 544 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle Avrupa Birliği’nin en büyük ülkesi. Kendi içinde barındırdığı birbirinden farklı bölgeler ve doğal zenginliklerle adeta bir açık hava müzesini yaşıyorsunuz. Bir yanda milyonlarca turistin akın ettiği dünya metropolü ve sanat merkezi Paris; diğer yanda muhteşem sahil şeridiyle Côte d’Azur, şatolarıyla Rhône Nehri kıyıları, mistik Bretanya ve soğuk kuzey... Ve elbette ünlü ressamlara ilham veren Provence ile Fransız Alpleri’nin büyüleyici güzelliği. Fransız Alpleri, ülkenin güneydoğusundan başlayıp Cenevre Gölü’nden Akdeniz kıyılarına kadar uzanıyor. Avrupa’nın en yüksek zirvesi Mont Blanc ise 4800 metreye ulaşan bembeyaz tepesiyle Avrupa’nın vadilerini selamlıyor. Bu hafta sizi, bu çok yönlü ve güzel ülkenin büyüleyici bir köşesine; gastronomi başkenti Lyon’a, çevresindeki şirin köylere ve kış turizminin kalbi Chamonix kasabasına götürüyorum.

lyon-2

GASTRONOMİDEN TARİHE LYON

Lyon, Paris ve Marsilya’dan sonra Fransa’nın en büyük üçüncü şehri. Ancak Fransızlar için burası sadece bir büyükşehir değil; aynı zamanda ülkenin gastronomi, Roma döneminde Galya, 20. yüzyılda Nazi direnişi ve her yıl 8 Aralık’ta başlayan festivalleriyle "Işıklar" başkenti olarak da kabul edilen bir şehir. Aslında, Bir Kent, Dört Başkent olarak kabul edilen Lyon, tek bir unvanla yetinmeyen özel bir yerleşim. Rhône ve Saône nehirlerinin birleştiği noktada, Cenevre’ye sadece 113 kilometre uzaklıkta kurulu. MÖ 43 yılında Romalılar tarafından "Lugdunum" adıyla temelleri atılan şehir, 2000 yıllık köklü bir tarihe ev sahipliği yapıyor. Günümüzde Lugdunum’un kalıntılarını ziyaret edebilir; isterseniz 550 basamaklı tarihi yoldan, isterseniz bir füniküler ile bu eski yerleşkeye tırmanabilirsiniz. Yakınındaki Gallo-Romen Müzesi, harika yer mozaikleri ve Roma dönemine ait eserleriyle kesinlikle görülmeye değer. Fourvière ve Croix-Rousse tepelerine konumlanan Lyon’un tarihi kent merkezi, 1998 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıp, Presqu’île yarımadasındaki dar sokaklar, tarihi avlular ve mimari dokular eşsiz bir atmosfer yaratıyor.

lyon-5

ZAMAN TÜNELLERİ TRABOULE’LAR

Croix Rousse tepesi bir zamanlar ipek dokumacılığı ticaretin yapıldığı bir bölge. Eski kentte yaklaşık 400 adet bulunan ve "Traboule" adı verilen üstü kapalı geçitler, şehrin en ilginç detaylarından. 16. yüzyılda ipek işçileri (yerel adıyla "Canuts"), kumaşlarını yağmurdan ve tozdan korumak için bu geçitleri kullanır, ipeklerini kentin bir ucundan diğerine güvenle taşırmış. 20. yüzyılda ise II. Dünya Savaşı sırasında direnişçiler, bu karmaşık sistemden Nazi askerlerinden kaçmak ve gizlenmek için faydalanmış. Gece aydınlatmalarıyla büyüleyen 200’e yakın eserin arasında, 1180’de yapımına başlanan ancak, 1476 yılında biten Saint-Jean Katedrali ve 19. yüzyıldan kalma Notre-Dame Bazilikası görülmesi için öne çıkan yerler. Meryem Ana’ya adanan bu bazilikanın terasına çıktığınızda, tüm kenti ayaklarınızın altına seren o inanılmaz manzarayla karşılaşacaksınız. Bu manzarayı kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ederim. Alışverişi sevenler için Lyon’un Presqu yarımadası tam bir cazibe merkezi olarak tüm güzelliği ile sizi karşılıyor. Saône kıyısındaki Rönesans dönemine ait binalar, Saint Antoine İskelesi ve Rue Mercière’deki restoranlar büyüleyici lezzetler sunar. Rue de la République, Place des Terreaux ve Place Bellecour’da lüks mağazaları gezebilir, Ainay bölgesinde ise 17. ve 18. yüzyıldan kalma malikanelerin arasında sakin bir yürüyüşün tadını çıkarabilirsiniz.

lyon-3

İNSAN VE DAĞIN BARIŞMASI CHAMONİX

Lyon, her dönem stratejik bir merkez olmuş; eski Roma yolları burada kesişmiş ve Fransız Alpleri’ne açılan bir kapı görevi görmüştür. Şehirden hareketle Grenoble, Chamonix, Annecy, Évian-les-Bains gibi efsanevi kasabalara uzanabilirsiniz. 1800’lü yıllara kadar insanlar Alpler’den pek de hoşlanmazdı. Çok çekinirlerdi. Dağlara saygı ve korku ile yaklaşırlardı.  Dağlar; çığları, dev kar birikintileri ve doğal afetleriyle korkutucu birer engel olarak görülür, resimleri bile çizilmezdi. Ancak 19. yüzyılla birlikte bölge bir rönesans yaşadı. İnsan doğayla barıştı, zirvelere tırmanmaya, manzarayı tuvale aktarmaya başladı. Zamanla dağ evleri inşa edildi, kış sporları doğdu ve Alpler’in eteğindeki küçük kasabalar, Avrupa’nın jet sosyetesinin kış tatili için akın ettiği ünlü merkezlere dönüştü. İşte Chamonix, Lyon’a sadece bir saatlik mesafede. Fransa’nın en ünlü dağcıları, tatilcileri ve doğa yürüyüşçülerinin ortak buluşma noktası. Günümüzde binlerce insan yaz-kış bu dağlarda tatil yapıp buzulları keşfediyor. Yaklaşık 7 kilometrelik uzunluğuyla "Mer de Glace" (Buzul Denizi), Fransa’nın en büyük buzullarından biri. İçinde ve çevresinde yürüyüş yapabileceğiniz bu devasa yapı, ne yazık ki iklim değişikliğinden nasibini alıyor. Bir zamanlar yazın bile bembeyaz karlarla örtülü olan tepeler, bugünlerde yerini hüzünlü gri kayalıklara bırakabiliyor. Buraya kadar gelmişken, Avrupa’nın çatısı Mont Blanc’a tırmanmak isteyenler için harika rotalar var. İsterseniz 10 günde toplam 160 kilometre süren efsanevi yürüyüş parkurlarına katılabilirsiniz. Her gün yaklaşık on ya da 15 kilometre yürüyüp şirin dağ evlerinde konaklayabilir, antik Roma köprülerinden geçebilir, minik dükkanlardan yerel peynir ve çikolata alabilirsiniz. Üstelik bu rota sizi Fransa, İtalya ve İsviçre sınırlarının kesiştiği o büyüleyici noktadan geçirecek.

lyon-4

DAMAKTA ŞENLİK LYON MUTFAĞI

Lyon’a yolunuz düşerse, bölgenin iddialı yerel mutfağını denemeden dönmeyin. Bistro tarzında  "Bouchon" adı verilen, samimi ve sıcak atmosferli geleneksel restoranlarda yörenin kendine has lezzetlerini tadabilirsiniz. Bu mutfak, lezzetleri şehre kazandıran "Mères Lyonnaises" (Lyonlu Anneler) mirasına dayanır ve Paris’in gösterişli sunumlarından çok daha farklı, köy sıcaklığında bir lezzet sunar.

lyon-1

MUTLAKA DENEMENİZ GEREKENLER

Poşe yumurtalı Salade Lyonnaise, turna balığından yapılan Quenelle, sarımsak ve otlarla hazırlanan Cervelle de Canut, işkembe yemeği Tabelier de Sapeur, ördek ciğeri soslu Pâté en Croûte, Gratin de Cardons (enginar graten), meşhur Saint-Marcellin peyniri ve son olarak tatlı niyetine Tarte aux Pralines (Şekerli bademli turta). Eminim, her biri tatmaya değer damak çatlatan birer lezzet şöleni. Bir gün sizin de yolunuz bu diyarlara düşerse, umarım benim geçtiğim sokaklardan geçer, bu dünya mirası şehri ve çevresini hakkını vererek gezer, o muazzam lezzetleri tadıp büyük bir keyif alırsınız. Şimdiden iyi yolculuklar!


ABONE OL