ESNAF DARALAN TALEP KISKANCINDA
İstanbul'da ekonomik hareketliliğin en yoğun yaşandığı bölgelerden Kadıköy'de esnaf, artan girdi maliyetleri ve düşen alım gücünden şikayetçi. Katlanan kira, personel ve enerji faturaları işletmelerin sermayesini hızla eritirken, kepenk kapatma tehlikesiyle karşı karşıya kalan esnaf ticari hayatın durmaması için acil çözüm adımları bekliyor

Hakan ÖZBAY
İstanbul ticaretinin önemli noktalarından biri olan Kadıköy'de, yerel esnafın mevcut finansal durumu ve geleceğe yönelik beklentileri makroekonomik koşullar çerçevesinde yeniden şekilleniyor. Özellikle yeme-içme, perakende, tekstil ve hizmet sektörlerinin yoğunlaştığı bölgede işletmeler, artan girdi maliyetleri ile daralan tüketici talebi arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Sektörel bazda yapılan değerlendirmeler ve sahadan yansıyan veriler, maliyet enflasyonunun bilançolar üzerindeki yıkıcı etkisini net bir şekilde gözler önüne seriyor.
GİDER KALEMLERİ YÜKSELDİ TİCARİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ZOR
Kadıköy genelinde faaliyet gösteren işletmelerin en büyük sorununun sabit giderlerdeki kontrol edilemeyen artış eğilimi olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunan KAGİDER Başkanı Süleyman Erdal Eroğlu, esnafın karşılaştığı darboğazların ve çözüm yollarının altını çizdi. Özellikle ticari gayrimenkul kira bedellerindeki yukarı yönlü ivmelenme, enerji faturaları, ham madde tedarik fiyatları ve personel giderleri, işletmelerin kar marjlarında ciddi bir daralma yaratıyor. İşletme sermayelerinin korunmasının giderek zorlaştığı bu döneme ilişkin görüşlerini aktaran Eroğlu, durumu şu sözlerle özetledi:
"Esnafımız son dönemde çok ciddi kira artışları ve katlanan enerji faturalarıyla baş başa kaldı. Ürün ve hizmet satışlarından elde edilen gelirler aynı oranda artmazken, gider kalemlerindeki bu yukarı yönlü ivmelenme işletme sermayelerini eritiyor. Toptancıdan alınan ürünün fiyatı her hafta değişirken, esnaf bu farkı etiketine yansıtmakta zorlanıyor. Geldiğimiz noktada birçok işletme sadece günü kurtarmak ve dükkanın kepengini açık tutabilmek adına faaliyet gösteriyor. Kar etmek bir yana, maliyetleri karşılayabilmek en büyük başarı kriteri haline geldi."
KOORDİNASYONSUZ DENETİMLER İŞ AKIŞINI AKSATIYOR
Eroğlu, Kadıköy esnafının son dönemde maliyet artışları kadar yorulduğu bir diğer konunun ise farklı kamu kurumları tarafından sıklıkla ve üst üste gerçekleştirilen denetimler olduğunu vurguluyor Ticari faaliyetlerin standartlara uygunluğu için denetimlerin gerekliliğine inandıklarını belirten Eroğlu, kurumlar arası iletişimsizliğin esnaf üzerinde yarattığı operasyonel baskıya dikkat çekti:
"Elbette denetimler kuralların işlemesi ve tüketici sağlığı için şarttır, esnafımız da yasalara uymaya azami özen göstermektedir. Ancak belediye zabıtası, Tarım İl Müdürlüğü, maliye ve diğer kurumların peş peşe, bazen aynı gün içinde yaptığı rutin denetimler artık ticari işleyişi aksatan bir noktaya geldi. Müşteri mekanda otururken veya servisin en yoğun olduğu saatlerde yapılan uzun süreli evrak kontrolleri hem esnafı hem de müşteriyi rahatsız ediyor. Kurumlar arası ortak bir veri tabanı ve denetim koordinasyonu sağlanarak, esnafın üzerindeki bu psikolojik ve operasyonel yorgunluk acilen hafifletilmelidir."
İSTİHDAMI KORUMA MÜCADELESİ VERİLİYOR
Esnafın maliyet kalemleri arasında önemli bir yer tutan personel giderleri de işletmeleri zorlayan bir diğer faktör olarak öne çıkıyor. Nitelikli eleman bulma sorununun yanı sıra, mevcut istihdamı korumanın da maliyetli hale geldiğini belirten Eroğlu, sektörel iş gücü kaybı riskine değindi:
"Hizmet sektörünün temel taşı insandır. Ancak artan SGK primleri, maaş düzenlemeleri ve yan hakların getirdiği yük, küçük esnafın istihdam kapasitesini sınırlıyor. İşletme sahipleri, yıllarca emek verdikleri, yetiştirdikleri kalifiye personeli ellerinde tutmakta zorlanıyor. Çoğu esnaf küçülmeye giderek ya kendi ailesiyle dükkanı çevirmeye çalışıyor ya da eksik personelle hizmet vererek ayakta kalma mücadelesi veriyor."
YAYA TRAFİĞİ CİROYA VE TİCARİ HACME YANSIMIYOR
Kadıköy; tarihi çarşısı, Bahariye Caddesi, Moda ve rıhtım bölgeleriyle günün her saatinde yüksek bir ziyaretçi trafiğine ev sahipliği yapıyor. Ancak bölgedeki bu devasa insan sirkülasyonunun doğrudan ticari işlem hacmine dönüşmediğini belirten Eroğlu, enflasyonist ortamın tüketici davranışlarında yarattığı yapısal değişime dikkat çekerek şunları söyledi:
"Kadıköy sokaklarındaki insan yoğunluğu ne yazık ki kasaya aynı oranda yansımıyor. Tüketicinin alım gücündeki düşüş, harcama alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirdi. İnsanlar artık daha temkinli bütçe yapıyor, bu da doğrudan hizmet ve perakende sektörünün cirolarında daralmayı beraberinde getiriyor. Vitrinlere bakma ve sokakları doldurma oranı yüksek olsa da, bunun alışveriş torbasına veya adisyona dönüşme oranı eski yılların çok gerisinde seyrediyor."
DİJİTAL PLATFORMLARIN KOMİSYON YÜKÜ ESNAFI BASKILIYOR
Geleneksel ticaretin yanı sıra e-ticaret ve hızlı teslimat platformlarının yerel esnaf üzerindeki etkilerine de değinen Eroğlu, özellikle yeme-içme sektöründeki işletmelerin sipariş uygulamalarına bağımlı hale geldiğini belirterek, yüksek komisyon oranlarının karlılığı düşürdüğünü ifade etti:
"Dijitalleşme çağında esnafımız da teknolojiye ayak uydurmaya çalışıyor ancak paket servis platformlarının kestiği yüksek komisyon oranları zaten dar olan kar marjlarını tamamen ortadan kaldırıyor. Esnaf, müşteri portföyünü kaybetmemek adına bu sistemlerde kalmaya mecbur bırakılıyor. Dijital platformların uyguladığı komisyon oranlarına makul bir tavan sınır getirilmesi, yerel işletmelerin nefes alması için şart."
GELENEKSEL ÇARŞI KÜLTÜRÜ İÇİN YEREL YÖNETİM DESTEĞİ BEKLENTİSİ
Ulusal zincir marketler ve büyük ölçekli markalar karşısında geleneksel esnafın dezavantajlı konuma düştüğünü ifade eden Eroğlu, yerel yönetimlerin inisiyatif alması gerektiğini vurguladı:
"Eğer bu kentin ticari hafızasını, ahilik geleneğini ve mahalle esnafını yaşatmak istiyorsak, yerel yönetimlerin ve ilgili kamu kurumlarının koordineli bir şekilde devreye girmesi gerekiyor. Bölgeye özel teşvik mekanizmaları, altyapı iyileştirmeleri, tabela ve çöp vergisi gibi kalemlerde sağlanacak kolaylıklar acilen planlanmalıdır. Esnafın bu ekonomik yükü tek başına omuzlaması artık mümkün görünmüyor."
YAPISAL REFORMLAR VE FİNANSMANA ERİŞİM TALEBİ
İşletmelerin nakit akışlarını dengeleyebilmesi adına makroekonomik düzeyde alınması gereken önlemlere değinen Eroğlu, ticari kredilere erişimin zorlaşması, esnafın finansman ihtiyacını karşılamasının önünde büyük bir engel teşkil etiğini dile getiriyor. Eroğlu, piyasanın canlanması için atılması gereken adımları şu ifadelerle aktardı:
"Faizsiz finansman desteklerinden, esnafa özel vergi yapılandırmalarına kadar uzanan can suyu paketleri hızla devreye alınmalıdır. Krediye erişim maliyetlerinin bu denli yüksek olduğu bir ortamda, esnafın kendi öz sermayesiyle büyümesi veya krizleri atlatması imkânsız hale geliyor. Sektörel bazda uygulanacak yapısal reformlar ve uzun vadeli, düşük maliyetli destek kredileri, ticari çarkların dönmesi için elzemdir."
MAÇ YAYINI BEDELLERİNDE 'ADİL TARİFE' TALEBİ
Ticari faaliyetlerini sürdürmeye çalışan kafe, kıraathane ve restoran işletmecilerinin karşılaştığı bir diğer önemli yapısal sorun ise ticari maç yayın bedellerindeki yüksek fiyatlandırma politikaları olarak öne çıkıyor. Eroğlu, yayıncı kuruluşların talep ettiği rakamların küçük ve orta ölçekli işletmeleri ciddi bir çıkmaza sürüklediğini, paket ayrımlarının esnafı zorladığını belirtti. Eroğlu, "Yayıncı kuruluşlar ticari işletmelerden akıl almaz rakamlar talep etmeye başladı. Hazırlık maçları için ayrı, lig maçları için ayrı fiyatlandırmalar yapılıyor. Bugün bir işletmenin müşterisine tüm maçları sunabilmesi için karşısına 2, 3 milyon lira gibi devasa abonelik faturaları çıkartılıyor. Küçük bir çay ocağı ile yüzlerce kişiye hizmet veren lüks bir restoranın aynı kefeye konulması, bu milyonluk rakamlarla yüzleşmeye zorlanması kabul edilemez. Bu astronomik maliyetler nedeniyle birçok mahalle esnafı maç yayını yapmaktan tamamen vazgeçmek zorunda kaldı. Esnaf, müşterisini tutabilmek ile artan milyonluk yayın faturasını ödemek arasında sıkıştı. Bu sorunun çözümü için metrekareye, masa sayısına ve işletmenin gelir ölçeğine göre belirlenecek adil ve kademeli bir fiyatlandırma sistemine acilen geçilmelidir" ifadelerini kullandı.
ESNAF İTO'DAN SOMUT ADIMLAR BEKLİYOR
Artan maliyetler ve sektörel zorluklar karşısında ayakta kalma mücadelesi veren Kadıköy esnafı, çözüm için gözünü en büyük çatı kuruluşu olan İstanbul Ticaret Odası'na (İTO) çevirdi. Yerel ticarette yaşanan tıkanıklığın aşılması noktasında İTO'nun sürece daha aktif dahil olması gerektiğinin altını çizen Eroğlu, ortak çözüm mekanizmalarının ivedilikle işletilmesi gerektiğini belirtti. Odanın Kadıköy'deki ticari hayatın iyileştirilmesi için sunabileceği katkılara dikkat çeken Eroğlu, "İstanbul Ticaret Odası, esnafımızın ve tüccarımızın en büyük temsil makamıdır. Kadıköy'deki işletmelerin karşı karşıya kaldığı yüksek maliyetler, haksız rekabet ve bürokratik engellerin aşılması noktasında İTO'nun daha aktif bir inisiyatif almasını, sahadaki sorunlara yönelik daha fazla çözüm üretmesini bekliyoruz. Çatı kuruluşumuzla kurulacak güçlü bir diyalog ve hayata geçirilecek ortak eylem planları, yerel esnafın ayakta kalması için kritik bir öneme sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.