POLİTİKA FAİZİ BAŞKA PİYASANIN ÖDEDİĞİ FAİZ BAŞKA
Ünlü iktisatçı Mahfi Eğilmez, Merkez Bankası'nı analiz ederken düşülen kritik hataları kaleme aldı. Kağıt üzerindeki oranlar ile piyasadaki sert gerçekler arasındaki makasa dikkat çeken Eğilmez, "Tek bir rakama odaklanmak yanıltıcı olur" diyerek ekonomi çevrelerini uyardı

İktisatçı Mahfi Eğilmez, son değerlendirmesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) temel göstergelerini okurken yapılan yaygın hataları ve piyasalarda sıklıkla birbirine karıştırılan kavramları derinlemesine inceledi. Türkiye ekonomisinin nabzını tutan verilerin arkasındaki görünmeyen detayları deşifre eden Eğilmez, analistlerin ve karar alıcıların gözden kaçırdığı kritik nüanslara dikkat çekti.
Politika faizi ile fiili fonlama maliyeti arasındaki fark
Yazının en çarpıcı başlıklarından biri, kağıt üzerindeki faiz oranları ile bankaların karşılaştığı gerçek maliyetler arasındaki ayrım oldu.
• Kağıttaki Oran: Mevcut durumda ilan edilen politika faiz oranı yüzde 37 seviyesinde bulunuyor.
• Piyasadaki Gerçek: Ancak bankaların TCMB’den fiilen sağladığı fonlamanın maliyeti bu oranın üzerine çıkabiliyor. Güncel tabloda Merkez Bankası’nın bankalara gecelik yüzde 40 faiz üzerinden borç verdiği görülüyor.
Bu durumun altını çizen Eğilmez, yalnızca resmi politika faizine bakarak Merkez Bankası’nın bankalara sağladığı fonlamanın gerçek maliyetini değerlendirmenin büyük bir yanılgı olacağını vurguluyor.
Enflasyon hedefi ile enflasyon tahmini neden karıştırılmamalı?
Ekonomi gündeminde en çok kafa karışıklığı yaratan alanlardan biri olan enflasyon oranlarına değinen Eğilmez, "hedef" ile "tahmin" kavramlarının kesinlikle ayrı tutulması gerektiğinin altını çizdi.
• Resmi Hedef (Yüzde 5): TCMB’nin uzun yıllardır koruduğu temel enflasyon hedefi yüzde 5 seviyesinde bulunuyor. Bu hedef, TCMB ile hükümet tarafından ortaklaşa belirleniyor ve Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında resmiyet kazanıyor. Bu kural 2026 yılı için de geçerliliğini koruyor.
• Piyasa Tahmini (Yüzde 24): Merkez Bankası, dönem dönem yayımladığı enflasyon raporlarında geleceğe ilişkin beklentilerini "tahmin" olarak açıklıyor. TCMB'nin 2026 yılı için açıkladığı son enflasyon tahmini ise yüzde 24 düzeyinde yer alıyor.
Piyasaların bu iki kavramı sıklıkla birbirine karıştığına işaret eden Eğilmez, yüzde 24'lük oranın bir hedef değil, yalnızca bir tahmin olduğunu belirtti. Yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun hedeften ne kadar saptığını doğru hesaplayabilmek için karşılaştırmanın piyasa tahminleriyle değil, yüzde 5'lik resmi hedef üzerinden yapılması şart.
Merkez Bankası'nı değerlendirirken bütüncül bakış şart
Mahfi Eğilmez, Merkez Bankası’nı ve uygulanan para politikasını doğru okuyabilmek için tek bir göstergeye odaklanmanın yetersiz kalacağını belirtti. Sağlıklı bir analiz için şu unsurların bir arada ele alınması gerekiyor:
• Bankanın ortaklık yapısı ve bilanço yapısı,
• Döviz ve altın rezervlerinin dağılımı,
• Kâr-zarar durumu ve mali yapısı,
• Bankalara uygulanan fiili fonlama maliyeti ile politika faizi arasındaki makas,
• Enflasyon tahmini ile resmi enflasyon hedefi arasındaki farklar.
Eğilmez, TCMB’nin genel görünümünü ve ekonomideki etkilerini doğru anlamak için sadece açıklanan tek bir rakama değil, bu rakamların hangi çerçevede ve hangi göstergeyle kıyaslandığına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi.