Dolar $
8,62
%-0.34 -0.03
Euro €
10,12
%-0.33 -0.03
Sterlin £
11,83
%-0.34 -0.04
Altın
487,74
%-0.39 -1.90
SON DAKİKA
Sanayi Çarşamba 26 Mayıs 2021 11:41

500 SANAYİ KURULUŞU ARASINDA TÜPRAŞ ZİRVEDE

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) hazırladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 Araştırması"na göre, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ), üretimden satışlarda 58 milyar 593 milyon lirayla en büyük sanayi kuruluşu oldu.

500 sanayi kuruluşu arasında TÜPRAŞ zirvede
45 Milyarlık ihracatla Ford Otomotiv ikinci sırada yer aldı

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında, İSO'nun ''Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Araştırmaya göre, TÜPRAŞ üretimden satışlarda 58 milyar 593 milyon lirayla listede ilk sırayı alırken, Ford Otomotiv 45 milyar 223 milyon lirayla ikinci, Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları ise 31 milyar 242 milyon lirayla üçüncü oldu.

Listede Oyak-Renault'yu 30 milyar 812 milyon lirayla Toyota takip ederken, beşinci sıradaki şirket, isminin açıklanmasını istemedi.

Star Rafineri 24 milyar 30 milyon lirayla altıncı, Arçelik 21 milyar 803 milyon lirayla yedinci, Tofaş 20 milyar 719 milyon lirayla sekizinci, Ereğli Demir ve Çelik 16 milyar 976 milyon lirayla dokuzuncu, İskenderun Demir ve Çelik ise 16 milyar 910 milyon lirayla onuncu sırada yer aldı.

İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) hazırladığı "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 Araştırması"na göre, en büyük 500 sanayi kuruluşunun üretimden satışları geçen yıl 2019'a göre yüzde 15,3 artarak 1 trilyon 179 milyar liraya yükseldi.

"Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2020 Araştırması"nın sonuçları İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan tarafından açıklandı.

Araştırmanın zirvesinde TÜPRAŞ, üretimden satışlarda 58 milyar 593 milyon lirayla listede ilk sırayı alırken, Ford Otomotiv 45 milyar 223 milyon lirayla ikinci, Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları ise 31 milyar 242 milyon lirayla üçüncü oldu.

Geçen yıl üçüncü sırada bulunan Toyota, 30 milyar 812 milyon lirayla dördüncü basamağa gerilerken, beşinci sıradaki şirket isminin açıklanmasını istemedi.

İlk 10'da bulunan diğer şirketler ise Star Rafineri, Arçelik, Tofaş, Ereğli Demir ve Çelik, İskenderun Demir ve Çelik olarak sıralandı.

İhracat gerilerken ihracatçı sayısı arttı

Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışları 2020'de önceki yıla göre yüzde 15,3 artarak 1 trilyon 179 milyar liraya yükseldi. Büyüme performansı, 2018'deki yüzde 34,5 ve 2019'daki yüzde 16,4'lük artışlarla karşılaştırıldığında yavaşladı.

İSO 500'ün ihracatı yüzde 12,8 gerileyerek 64,1 milyar dolar oldu. İhracat performansı Türkiye'nin genel ve sanayi ihracat performansından bir ölçüde olumsuz ayrışsa da İSO 500 yine Türkiye ihracatı içindeki ağırlığını korudu.

En büyük 500 şirket, geçen yıl Türkiye ihracatının 37,8'ini, sanayi sektörü ihracatının ise yüzde 39,2'sini gerçekleştirdi. 2000'li yılların ortalarından itibaren 460 bandında seyreden ihracat yapan kuruluşların sayısı 2020'de 465 oldu.

Faaliyet karı yüzde 55 arttı

Araştırmaya göre, sıralamanın ilk 50'sini oluşturan kuruluşların toplam üretimden satışlar içinden aldığı pay bir miktar azalmakla birlikte toplamda yüzde 50'ye yakın seviyelerini korudu.

Araştırmanın temel göstergelerinden İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşu'nun esas faaliyetlerinden elde ettiği karı gösteren faaliyet karı, bir önceki yıla göre yüzde 55 artarak 142,8 milyar TL oldu. Faaliyet karlılığı oranı da 2,7 puan artarak yüzde 10,8'e çıktı.

Benzer şekilde ölçülmeye başlandığı 2013'ten bu yana 2019 yılı hariç sürekli artış gösteren FAVÖK büyüklüğü, 2020'de yüzde 43,1 artışla 184,4 milyar liraya çıkarken, FAVÖK karlılığı oranı da 2,6 puan yükselişle yüzde 13,9'a ulaştı.

Vergi öncesi dönem kar ve zarar toplamı da yüzde 50,1 artarak 92,5 milyar TL oldu. Sanayi kuruluşlarının karları 2020 yılında artış eğilimi gösterdi.

Finansman giderleri yüzde 39,2 arttı

İSO 500'ün karlılık verilerine göre, faaliyet karlılığındaki iyileşmenin yanı sıra özellikle net kambiyo karlarının etkisiyle üretim faaliyeti dışı gelirlerdeki artış da karlılığa pozitif katkı yaptı.

İSO 500'ün diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karları 237,9 milyar lira iken, gider ve zararları 194,4 milyar lira olarak gerçekleşti. Bu iki rakam arasındaki fark alındığında, İSO 500'ün 43,4 milyar liralık üretim faaliyeti dışı net gelir elde ettiği görüldü.

Finansman giderleri, İSO 500'ün karlılığında belirleyici olmayı sürdürdü. Finansman giderleri yüzde 39,2 artışla 88,8 milyar liraya yükseldi.

İSO 500'ün 2020'de toplam borçları yüzde 23 artarak 499,6 milyar liraya ulaştı. Firmalar, faaliyet karlılığındaki artışın desteğiyle öz kaynaklarını da yüzde 23,2 gibi benzer bir oranda büyütebildi.

Kısa vadeli borçlarda yüzde 22,4'lük artış

Borçların vadelerine göre gelişiminde ise kısa vadeli mali borçlar yüzde 22,4'lük artışla 206 milyar liraya yükselirken, uzun vadeli mali borçlar ise yüzde 23,3 yükselişle 293,5 milyar liraya çıktı.

En önemli göstergelerden toplam varlıklar içinde dönen ve duran varlıklar ilişkisine bakıldığında, İSO 500’de duran varlıkların toplam aktifler içindeki payı 2015 yılında yüzde 46,3'e kadar yükseldikten sonra gerilemeye başlayarak 2019'da yüzde 39,1 oldu.

Geçen yıl duran varlıkların payı 2,8 puan daha azalarak yüzde 36,3'e geriledi. Olağan dışı koşullar firmaları likit varlıklara yöneltirken, duran varlık yatırımlarını sınırladı.

KDV yükü yüzde 14,3 arttı

İSO 500'ün devreden KDV yükü önceki yıla göre yüzde 14,3 artışla 12,4 milyar lira oldu. Bu rakamın, İSO 500'ün toplam mali borçlarının yüzde 2,5'i düzeyinde olduğu bildirildi.

En büyük 500 kuruluş arasında geçen yıl kar eden kuruluş sayısı 411'den 423'e yükseldi.

Teknoloji yoğunluğuna göre yaratılan katma değer açısından, 2018'de orta yüksek ve yüksek teknolojiyle yaratılan katma değer toplamı yüzde 27,5 iken, bu oran 2019'da yüzde 30,4'e, geçen yıl ise yüzde 31,2'ye çıktı.

Ar-Ge harcaması yapan kuruluş sayısı da 2013 yılından beri kademeli olarak artıyor. Geçen yıl Ar-Ge yapan kuruluş sayısı 271, Ar-Ge harcamaları da yüzde 4,9 artarak 6,2 milyar lira oldu. 2019'da yüzde 0,58 olan Ar-Ge harcamalarının üretimden satışlara oranı, geçen yıl yüzde 0,53'e geriledi.

İstihdam artışı yüzde 3'e yaklaştı

İSO 500'ün istihdamı tüm olumsuz gelişmelere rağmen yüzde 2,9 artış gösterdi. Ödenen maaş ve ücretlerdeki artış oranı ise yüzde 14,4 oldu.

Yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı geçen yıl 110'a indi. Bu gelişme, 2009'dan sonra İSO 500 içinde yer alan yabancı sermaye paylı kuruluş sayısında yaşanan kademeli gerilemenin devam ettiğini gösterdi. Halka açık kuruluşların sayısı 67 ile yatay seyrini korudu.

İlk 500'de yer alan kuruluşların bağlı olduğu oda bilgilerine göre sıralanması sonucu sanayideki Anadolu ağırlığının arttığı gözlendi. Buna göre son yıllarda sayısal olarak düşüş yaşanmasına karşın en büyük pay 161 şirketle hala İstanbul Sanayi Odası'na ait bulunuyor. İstanbul'u 44 şirketle Ege Bölgesi Sanayi Odası izlerken, Ankara 37, Kocaeli 36, Gaziantep 29, Bursa 19 şirketle araştırmada yer aldı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "İSO 500 sonuçlarına bakarak bir kez daha söylemem gerekirse, Türk sanayicisi, ülkemize karşı olan sorumluluk anlayışı gereği, pandeminin daha ilk gününden itibaren elindeki tüm imkanları en optimum ve enerjik şekilde kullanarak ülkemizin pandemi ile mücadelesinin en ön saflarında başarıyla yerini almıştır." dedi.

Bahçıvan, İSO tarafından hazırlanan "Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2019 Araştırması"nın sonuçlarını düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.

Geçen yıl küresel anlamda yaşanan zorluklardan bahseden Bahçıvan, tüm sıkıntılara rağmen Türkiye ekonomisinin yüzde 1,8, sanayi sektörünün ise yüzde 2 büyüdüğünü söyledi.

Geçen yıl İSO 500'ün üretimden satışlarının yüzde 15,3'lük artışla 1 trilyon 179 milyar liraya yükseldiğini dile getiren Bahçıvan, tüketici enflasyonu ile arındırıldığında üretimden satışların reel olarak sadece binde 6 artış gösterdiğini, bu oranın son 4 yılın en düşük reel artışı olduğunu bildirdi.

Bahçıvan, İSO 500'de ilk 10'da yer alan kuruluşların toplam üretimden satışların dörtte birini oluşturmayı sürdürdüğünü ancak bu payın geçen yıllara göre düşüş eğilimi içinde olduğunu kaydederek, ilk 50'yi oluşturan kuruluşların toplam üretimden satışlar içinden aldığı payın ise bir miktar azalarak yüzde 50'ye yakın seviyelerini koruduğunu anlattı.

Şirketlerin faaliyet karının önceki yıla göre yüzde 55 artarak 142,8 milyar lira olduğunu ve sanayi kuruluşlarının karlarının artış eğilimi gösterdiğini ifade eden Bahçıvan, "Karlılık verilerine baktığımızda, faaliyet karlılığındaki iyileşmenin yanı sıra özellikle net kambiyo karlarının etkisiyle üretim faaliyeti dışı gelirlerdeki artış da karlılığa pozitif katkı yapmıştır." ifadesini kullandı.

Finansman giderlerinin, İSO 500'ün karlılığında belirleyici olmayı sürdürdüğünü kaydeden Bahçıvan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"2020 yılında Kovid-19 salgını ile oluşan finansal koşullar içinde TL'deki değer kaybı, enflasyondaki artış eğilimi ve faiz oranlarındaki dalgalanmalar sonucunda bir önceki yıla göre finansman yükü önemli ölçüde artmıştır. 2020'de İSO 500'ün finansman giderleri yüzde 39,2 artışla 88,8 milyar liraya yükselmiştir. Bununla birlikte, faaliyet karı yüzde 55'lik artışla 142,8 milyar liraya çıkmış ve bu sayede finansman giderlerinin faaliyet karına oranı yüzde 69,3'ten yüzde 62,2'ye gerilemiştir. Yaşanan bu göreli iyileşmeye rağmen, sanayi kuruluşlarımız ana faaliyetlerinden elde ettikleri karların halen oldukça önemli bir bölümünü finansman giderlerine ayırmaya devam etmiştir."

"Sanayicilerimiz borç-öz kaynak dağılımı sorununu mutlaka çözmeli"

Erdal Bahçıvan, 2020'de İSO 500'ün toplam borçlarının yüzde 23 arttığını, firmaların faaliyet karlılığındaki artışın desteğiyle öz kaynaklarını da yüzde 23,2 gibi benzer bir oranda büyütebildiğini söyledi.

Bahçıvan, "Bu durum, borçların öz kaynaklara göre çok daha hızlı arttığı geçmiş iki yılla kıyaslandığında umut verici görünüyor. Buna rağmen mevcut borç-öz kaynak dağılımının sanayicilerimiz için mutlaka çözülmesi gereken kronik bir sorun olduğunu görüyoruz. İSO 500'de 2015 ile birlikte ilk kez yüzde 60'ların üstüne çıkan toplam borçların payı takip eden yıllarda artış eğilimini sürdürmüştür." ifadelerini kullandı.

Kısa ve uzun vadeli borç artışına değinen Bahçıvan, "Burada bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. 2020'de yüzde 35'lerde seyreden oldukça güçlü bir kredi büyümesi yaşanırken, İSO 500'ün mali borçlarındaki artışın yüzde 23'te kalması, dağıtılan kredilerin daha çok sanayi dışı sektörlere ve şirketlere yöneldiğini göstermektedir." diye konuştu.

Bahçıvan, son iki yılda gerek borç yapılandırmaları gerekse farklı finansal enstrüman seçeneklerine rağmen kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payının yatay seyrini koruduğunu bildirdi.

Son 3 yıldaki yüksek enflasyon karşısında sanayinin duran varlığını yeniden değerleme ihtiyacının açıkça görüldüğünü dile getiren Bahçıvan, sanayicilerin son dönemlerde yeniden değerleme taleplerinin giderek artmasının bunu gösterdiğini söyledi.

Sanayici üzerindeki KDV yükü artık kaldırılmalı"

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, devreden KDV konusuna değinerek, şu ifadeleri kullandı:

"İSO 500'ün devreden KDV yükü, önceki yıl yaşanan sınırlı artışın ardından yükselişini sürdürmüştür. Şirketlerin devreden KDV yükü bir önceki yıla göre yüzde 14,3 artarak 12,4 milyar lira olmuştur. Bu rakamın İSO 500'ün toplam mali borçlarının yüzde 2,5'i düzeyinde olduğunu hatırlatmak istiyorum. Sanayicilerimizin yüksek finansman ihtiyacı sürerken, kuruluşlarımız önemli bir kaynağı, sıfır faiz ile devlete borç vermeye devam etmektedir. Bu noktada, sürekli gündeme getirdiğimiz KDV reformunun hayata geçirilerek artık sanayici üzerindeki yükün kaldırılması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyorum."

Bahçıvan, geçen yıl kar eden şirket sayısının 411'den 423'e yükseldiğini kaydederek, son 3 yıldır özellikle orta-yüksek ve yüksek teknoloji gruplarında küçük adımlarla da olsa umut veren bir ilerleme görüldüğünü anlattı.

Orta yüksek ve yüksek teknolojiyle yaratılan katma değerin yüzde 31,2'ye çıktığını bilgisini veren Bahçıvan, bu yükselişin hızlandırılması için Ar-Ge'ye verilmesi gereken öneme değindi. Bahçıvan, İSO 500'ün Ar-Ge harcamalarının anket verileri ile 6,2 milyar lira olduğunu, 2019'a göre yüzde 4,9 arttığını bildirdi.

"Sanayi şirketlerinin sermaye piyasalarına açılması desteklenmelidir"

Erdal Bahçıvan, İSO 500'de halka açık kuruluşların sayısının 67 olduğunu anımsatarak, "Halka açık kuruluşların sayısının sınırlı olması, sanayi sektörü ve sermaye piyasaları arasındaki bağın kuvvetlendirilmesi gereğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu noktada, sanayi şirketlerimizin sermaye piyasalarına açılma ve bu piyasalardan fon sağlama konusunda desteklenmesi oldukça önemlidir." şeklinde konuştu.

İSO 500 içerisinde yer alan firmaların yarıdan fazlasının üç sektör grubunda toplandığını dile getiren Bahçıvan, şu bilgileri verdi:

"Bunlar sırasıyla, 118 firmayla 'ana metaller ve makine imalat sanayii', 85 firmayla 'kara, deniz taşıtları ve yan sanayii' ve 65 firmayla 'kimyasal, plastik ve kauçuk ürünler' sektörleri. Söz konusu sektörler aynı zamanda 2020 verilerine göre üretimden satışların da yarısını gerçekleştirmekte. Üretimden satışlar içerisindeki paylarına baktığımızda en yüksek ağırlığın, firma sayısına göre ikinci olan 'kara, deniz taşıtları ve yan sanayii' grubunda olduğunu görüyoruz. 5 yıl öncesiyle karşılaştırdığımızda sektörel dağılımdaki en çarpıcı değişimler, firma sayılarının ana metal ve makine imalat sanayi grubunda 10 artmasına karşılık tekstil ürünleri sanayiinde 20 azalmış olması."

"Türkiye PMI verileri negatif ayrışıyor"

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, İSO 500'ün 2020 sonuçlarının, ekonominin sanayi gibi güçlü bir sacayağının olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.

Bunun sürdürülebilir kılınması adına dünün sonuçlarının güncel gelişmeler ve veriler ışığında da değerlendirmesi gerektiğini dile getiren Bahçıvan, geçen yıl pozitif ayrışan sanayi verilerinin son aylarda negatife döndüğünü söyledi. Bahçıvan, Türkiye PMI endeksinin nisanda 50,4'lük seviyesiyle dünyadan negatif ayrışmasını her kesimin dikkate alması ve bunun temel sebeplerine mutlaka inilmesi gerektiğini kaydetti.

"Bu konuda enflasyonda ve finansman piyasalarında tekrar başlayan olumsuzluklar en temel iki neden olarak sıralanabilir." diyen Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Öte yandan yurt dışından gelen ham maddelerin fiyatlarında yaşanan yüksek boyutlu artışlar sanayicimiz üzerinde giderek daha fazla baskı yaratmaktadır. Bu artışlar, ilave bir işletme sermayesi ve buna bağlı bir finansman ihtiyacı oluşturması bakımından önümüzdeki günler için çok ciddi bir stres kaynağı olacaktır. Bu yıl sanayicimiz açısından bir başka önemli stres kaynağı da enflasyondur. Biz sanayiciler olarak asla ve asla yüksek enflasyonlu bir ortamda yaşamak istemiyoruz. Enflasyonun toplumlar için de, ekonomiler için de, sanayiler için de öngörülemezlik, istikrarsızlık olduğuna inanıyoruz. Onun için ne yapıp edip enflasyon mücadelesini mutlaka kazanmalıyız. Çünkü enflasyonun olduğu yerde öngörü olmaz, enflasyonun olduğu yerde uzun vadeli iş yapılmaz. Enflasyonun olduğu ortamda kolay kolay yatırım yapılmaz. Nitekim geçen yıl yatırım teşvik belgelerinde yaşanan yüksek oranlı artışa rağmen, yatırım iştahının fiiliyata dönmediğini son dönemlerde net bir şekilde gözlemliyoruz."

Türk sanayicisi salgın sürecini başarılı atlattı

Erdal Bahçıvan, Türk sanayicisinin salgın sürecindeki çabalarına değinerek, şöyle devam etti:

"Konuşmamın bu son bölümünde İSO 500 sonuçlarına bakarak bir kez daha söylemem gerekirse, Türk sanayicisi, ülkemize karşı olan sorumluluk anlayışı gereği, pandeminin daha ilk gününden itibaren elindeki tüm imkanları en optimum ve enerjik şekilde kullanarak ülkemizin pandemi ile mücadelesinin en ön saflarında başarıyla yerini almıştır.

Tabii gönül arzu ediyor ki bu başarı, güçlü desteklerle beslenen yeni yatırımlarla dünyadaki her pazarda rekabet edebilir boyutta gelişebilsin. Sanayimiz, Türkiye’nin ihtiyacı olan kaliteli büyümeye, Türkiye’nin ihtiyacı olan ihracata daha yüksek ve daha kaliteli katkı sağlayabilsin. Özellikle de ileri teknoloji tarafı önemsenen, daha katma değerli bir sanayi altyapısına, sanayi gücüne ulaşabilsin. Böyle bir fırsat penceresinin oluşturulması halinde, umuyor ve inanıyorum ki gelecek yılların İSO 500’leri bugünkünden daha olumlu, daha güçlü, daha sürdürülebilir tablolarla çıkabilecek."