BrisaSol


Örf ve adetlerimiz tozlu raflarda

Evde durmaktan kendi yaratıcılığının farkında olmayan, içindeki aşçı yeteneğini ortaya çıkaran bir sürü insan ortaya çıktı. Ekmek yapma furyası bir başladı ki sormayın. Ustalara taş çıkartacak yemekler hazırlayanlar lahmacunlar, pideler, hamburger yapanlar, storyde yaptıklarını paylaşıp marifetli ellerini konuşturuyorlar. Daha düne kadar bırakın ekmeği her türlü yiyeceğin hazır olanını tercih ederken virüsün yaptırdıklarına da bakın…

Çok fazla kaptırıp kendinizi mutfak ekonomisini tepetaklak etmeyin, işsizlikle birlikte savurganlık yapmak ekonomik çöküntü oluşturur. Bu süreçte sosyal medyada bazı paylaşımlar da bulunan şarkıcıların para sıkıntısı çektiklerini söylediler. Günlük ücret ile çalışan, asgari ücretle geçimini sağlamaya çalışan, hiçbir sosyal güvencesi olmayan işten çıkarılmış kısacası gariban vatandaşımızın vay haline…

Kitap okuyun diyeceğim fakat birçok kişinin kitap okumaktan çok diziler furyasıdır almış başını gidiyor. Sosyal medyada kim hangi filmi izlemiş hangi dizilerin sezonlarını bitirmiş yarış maratonuna dönmüş durumda. Atıştırmalıklar eşliğinde evde sinema oluşturmak ( kulağa da fena gelmiyor değil yani ) gelsin kilolar bu virüs bir gün gidecek ama geriye kalan artan vücut kitle endeksi olacak gibi görünüyor.

Çalışan anne babalar küçük çocukları ile zaman geçiriyorlar. Çocuklar hayatı anne ve babasından görerek öğrenir. Okulların kapanması ile eve uzun süre kapalı olan çocuklarla verimli zaman geçirilebilir. Sorumluluk verilmeli her şeyden önce, kitap okuma saati olmalı, beraber oyun oynamak gibi etkinlikler düzenlenmelidir. 

Hayatımızı evde güzelleştirmeliyiz. 

Ailelerin kendi aralarında yarışma düzenlemeleri, kendi senaryolarını oluşturup sosyal medyada paylaşanlar…

Hayatın koşuşturmasında evden işe, işten eve mekik dokumaktan öyle bir rutine bağlamışız ki hayatı kendi değerlerimizi unutur olmuşuz. Örf ve adetlerimizi tozlu raflara kaldırmışız. Geriye kalan zamanlarda teknolojinin karşısında yenik düşmüşüz. Belki de bu karantina günlerinde bir arada karşılıklı sohbet etmek, oyunlar oynamak,  hayatı paylaşmanın ne denli önemli olduğunu karantina süreci hatırlatmış oldu.

Büyüklerimize gösterdiğimiz saygıyı dünyaya kanıtlamış bir ülkeyiz. Diğer ülkelerde yaşlı oldukları için gözden çıkarıp ölüme terk ederler iken ne güzel bir örf ve adetlere sahibiz ki kollayıp gözettik. Önceliğimiz büyüklerimiz oldu. 

Dünya ya ahkâm kesen Avrupa ülkelerinin ne kadar aciz durumda kaldıklarını gördük. Kapısının önünde son model trilyonluk arabası olanda evde kaldı aynı ekmeği yedi, asgari ücretle çalışanda aynı ekmeği yedi. Bunlar zenginmiş bunlara torpil yapalım demedi virüs, milyarların olsa ne yazar genç yaşlı zengin fakir binlerce insan virüsten yok olup gitti.

Tam bitti derken küresel ısınma ile birlikte kavrulmaya başladık. Sıcak hava dalgası tüm dünyayı kasıp kavurmaya başladı. Virüs, çekirge, deprem, böcek derken sıcaklardan dolayı dünya haritasının değişmesi ile karşı karşıyayız. Yaz aylarına dünya geneli olarak 40 santigrat derece ile başladık. NASA Temmuz ve ayında tarihin en sıcak ayı olarak yaşanabileceğini açıkladı. Birçok ülkede tarihin sıcaklık rekorları kırılıyor. Şimdiden Hindistan da su sıkıntısı çekmeye başlandı. Japonya’ da 5 bin kişinin sıcağın etkisi ile hastanelerde tedavi olmaya başladılar. Buzulların erimesinin önüne geçilemiyor. Deniz seviyesi yükselmeye başladığında kara parçaları yok olmaya başlayacak. Daha ne olabilir? Sorusunu sormak istemesem de evde geçireceğimiz zamanlar için planlar yapmaya devam edeceğiz.