Advertisement
SON DAKİKA

Teknoloji sabırsız bir toplum mu üretiyor?

Hepimiz için beklemek artık bir kusur haline geldi. Bir videonun ilk üç saniyesi sıkıcıysa direk olarak geçiyoruz. Bir sayfa geç açılıyorsa üst köşeden çarpı işaretine basıp kapatıyoruz hatta sinirleniyoruz.

Bir mesaj hemen gelmezse “görüldü mü?” diye düşünüyoruz. Ve sık sık kontrol ediyoruz.  Çok hızlıyız ama garip bir şekilde yetişemiyoruz. Peki bu hız bize ne avantaj sunuyor? 

Teknoloji bize zaman kazandıracağını vaat etmişti. Daha hızlı iletişim, daha hızlı erişim, daha hızlı çözümler. Hepsi gerçekleşti. Ama ortada tuhaf bir çelişki var diyebilirim bu da zaman kazandıkça, bizlere zaman yetmez oldu. Pazartesi iş haftası başladığı gibi bir de bakıyoruz ki cuma günü gelmiş. Ne zaman bu 5 gün geçti anlayamıyoruz!

Sorun hızda değil. Sorun, hızın varsayılan ayar haline gelmesinde

Kısa videolar, özet bilgiler, tek cümlelik cevaplar. Zihnimiz artık “devamını düşün” değil, “sonrakine geç” modunda çalışıyor. Düşünmek yavaş bir iştir. Sabır ister. Ama teknoloji sabrı ödüllendirmez. Tepkiyi ödüllendirir.

Bu yüzden hızlı olan kazanır, derin olan kaybolur

Eskiden bir konuyu anlamak için zaman ayırmak gerekirdi. Şimdi anlamak yerine kanaat sahibi oluyoruz. Bir başlık, bir kesit, bir cümle yetiyor. Hız, bilgiyi artırmadı; aceleyi normalleştirdi.

Acele sadece zihinsel değildir. Duygular da hızlandı. Hemen sevinmek, hemen kızmak, hemen vazgeçmek gibi. Arada durup düşünmeye yer kalmadı. Oysa insanı insan yapan şey, o aradaki boşluktur. Karar ile tepki arasındaki mesafedir.

Teknoloji bu mesafeyi bizlere kısalttı

Hızın bir bedeli var. Bu bedel Derinlik diyebiliriz. Derinlik kaybolduğunda anlam da zayıflıyor. Çok şey görüyoruz ama azını hatırlıyoruz. Çok konuşuyoruz ama azını gerçekten düşünüyoruz.

Bu noktada mesele teknolojiyi yavaşlatmak değil. Mesele, her şeye aynı hızla yaklaşmamak. Bazı şeyler hızlı olmalıdır. Haberleşme, acil bilgi, erişim. Ama bazı şeyler yavaş kalmalıdır bunlar ise düşünmek, anlamak, karar vermek.

Her şey hızlanınca, insan geride kalıyor

Belki de artık bizler şunu kabul etmeliyiz. Hız bir araçken iyiydi. Bir hayat biçimi haline geldiğinde bizleri yordu. Yavaşlamak bir geri kalış değil. Bazen tek ilerleme biçimi, durabilmektir. 

Güzel bir pazar günü diliyorum.