Komisyon raporu
Çarşamba günü son kez toplanan komisyon tarafından onaylanan rapor partilerin hiçbiri için muhteşem ya da daha makul bir ifade kullanalım, çok iyi değil. Siyasi arenanın oldukça farklı yerlerinde konumlanan partiler, doğal olarak asgari müşterekte anlaştılar. Partiler, yasama sürecinde kazanımlarını korumaya ve artırmaya gayret edecekler.
Dem Partinin bir listesi var. Oluşturdukları strateji, daha doğrusu İmralı’nın belirlediği strateji, süreci tıkamadan alabildikleri kadar taviz alıp bunu tabanlarına başarı olarak sunmak. Rest çekmek, masadan kalkmak ve kırmızı çizgiler belirlemek gibi bir lüksleri yok. Zira süreç başlamadan önce Öcalan yıllardır tecrit altındaydı. DEM izole edilmişti. Tutuklamalar ve kayyum atamaları rutindendi.
Dem Parti’nin başlıca kazanımları; kayyum uygulamasından vazgeçilmesi, AİHM kararlarının uygulanması ki bunun anlamı Demirtaş ve arkadaşlarının tahliye edilmeleri, eyleme katılmamış teröristlerin beş yıl denetimli serbestlikle salı verilmeleri, eyleme katılmış olanların cezalarında ciddi indirime gidilmesi, Öcalan’ın cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve terör tanımının değiştirilmesidir. Denetimli serbestlik çerçevesinde serbest kalan teröristler Demli belediyelere yerleştirilecekler. Böylece hem topluma adapte olacaklar hem de emniyetin onları takip ve kontrol etmesi kolaylaşacak.
PKK fesih edilen terör örgütü olunca PKK’lıların terörle ilgili suçları düşecek. İnfazda ve denetimli serbestlikte eşitlik sağlandığında, ceza evinde geçirilecek süre iyice azalacak. Kayyum atanmasından vaz geçilmesi Dem Partinin finansal olarak, Demirtaş ve arkadaşlarının tahliye edilmeleri kadro yönünden güçlenmesi demek.
Dem bunlara karşı ana dil, anayasal vatandaşlık, Kürtlere anayasal statü tanınması, Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve genel af gibi taleplerinde sonuç alamadı. Dem bu konularla ilgili mücadelesini sürdürecektir. Erken seçim ve anayasa değişikliği gündeme geldiğinde pazarlık yaparak taleplerini elde etmeye çalışacaktır.
CHP’nin oluşturduğu stratejinin üç ayağı var: Ulusalcı seçmenlerini küstürmemek, yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’ye oy veren Dem tabanını kaybetmemek ve komisyona katılarak süreci desteklemek karşılığında alabileceği kadar taviz almak. CHP komisyona katılmasaydı DEM seçmenini yitirirdi. İmralı’ya gitseydi ulusalcı tabanıyla sorun yaşardı. Diğer muhalif partilerle eskisi kadar iyi olmayan ilişkileri daha da bozulurdu. CHP bu stratejiyi yasalaşma sürecinde de sürdürecek.
Demokratikleşme, terör tanımının değiştirilmesi, tutuksuz yargılanma prensibinin güçlendirilmesi, AİHM kararlarına uyulması, infaz ve ceza kanunundaki düzenlemeler, CHP’nin belli başlı kazanımları. CHP’li çok sayıda siyasetçi ve bürokrat ya cezaevinde ya da tutuksuz yargılanıyor. Bunların baskın çoğunluğuna 5-20 yıl arası cezalar isteniyor. Tutuksuz yargılanma güçlendirilince, infaz süreleri azaltılıp denetimli serbestlik süreleri uzatılınca İmamoğlu, Ongun, Akpolat ve Keleş gibi çok uzun süre cezalarla yargılananlar dışındakiler tahliye olur. Tutuksuz yargılananlar ceza alsalar bile, aldıkları cezaya göre ya cezaevine girmezler ya da çok daha kısa süre girerler. Yeni itirafçılar çıkmaz, ifadesini zanlılar lehine değiştiren itirafçılar olur. Tahliyeler kamuoyunda ‘’CHP’liler suçsuzmuş’’ algısı oluşturur.
Rapor, partilerin raporlarıyla karşılaştırıldığında en çok MHP’nin raporuna yakın. MHP, Anayasa’nın ilk dört maddesiyle 66. Maddesinin kırmızı çizgisi olduğunu ilan etmişti. Bu maddelerde değişiklik yapılmıyor. MHP yıllardır infaz ve ceza kanunlarının değiştirilmesini ve adli mahkumların cezalarının infaz düzenlemesiyle azaltılması gerektiğini savunuyordu. Bu husus raporda yer aldı.
Vatandaşlarımız infaz düzenlemesi ve denetimli serbestlik süresinin uzatılmasıyla affı karşılaştırıyorlar. Af çıkarıldığında ceza, sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar. Oysa infaz ve denetim serbestlik uygulamalarında ceza aynıdır. Suçlu cezasının bir kısmını hapishanede değil dışarıda çeker. Herhangi bir suç işlemesi halinde hem önceki hem de yeni suçunun cezasını kapalı cezaevinde ve hiçbir indirim uygulanmadan yatar. Yani cezası fiilen artar.
MHP uzun zamandır ‘’İmralı’nın üzerine düşenleri yaptığını ama devletin ağırdan aldığını ve bu tavrın sürece zarar verdiğini’’ seslendiriyor. Rapora göre kayyum atanmasından vazgeçilecek. AİHM kararları uygulandığında Demirtaş tahliye edilecek. Öcalan’ın cezaevi koşulları iyileştirilecek. Yani MHP’nin sürecin başarıyla sonuçlanması için gerekli gördüğü adımlar atılacak.
Ak Parti’nin amacı, cumhur ittifakı oy kaybetmeden sürecin başarıyla sonuçlanması. Böylece terörü bitiren parti olarak oy tabanını genişletmek. CHP ile bütünleşmeye başlayan Dem seçmenini yeniden Ak Partiye yakınlaştırmak. Ak Parti, rapora teyit mekanizmasını koymayı başararak belirleyici rolünü güçlendirdi. PKK üzerine düşenleri yapmadığında süreci yavaşlatabilir hatta durdurabilir. PKK gereğini yaptığında hızlandırabilir.
Ak Parti; Demirtaş, Tanrıyar ve Kavala gibi isimlerin tahliye edilmesine karşı. Bu nedenle yeri geldi AİHM kararlarını uygulamadı yeri geldi kararları boşa çıkaracak hamleler yaptı. Rapor yasalaştığında bu isimler tahliye edilecek. AİHM kararlarını uygulamamak gibi bir opsiyon kalmayacak.
Raporun yayınlanmasıyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecinin önü açıldı. Kandil, Suriye’de yaptığı hatayı tekrar etmezse yasalar arka arkaya çıkar. Kandil silah bırakmakta direnirse, PKK operasyonla ezilir ve süreç kaldığı yerden devam eder.
