Gizli şer güçleri açık alanda
Ege Adalarının tarihî izdüşümü, Doğu Akdeniz'in siyasal, kültürel ve ekonomik dönüşümlerini yansıtan uzun bir süreklilik ve kırılmalar dizisidir.
Coğrafi konumları nedeniyle adalar, Anadolu ile Balkanlar arasında bir köprü, aynı zamanda deniz ticaretinin düğüm noktaları olmuştur.
Büyük İskender sonrası krallıklar, Rodos gibi adalar diplomasi ve ticarette zirveye çıkmıştır. Kozmopolit kültür, bilim ve mimaride büyük gelişmeler yaşanmıştır. Roma ile istikrar ve ticaret artar. Hıristiyanlığın yayılması, bu dönemin (Roma’nın) Doğu Roma İmparatorluğu’nun sürecinde deniz savunma hatlarının parçası olmuştur. Arap akını ve korsanlık, nüfus dalgalanmalarına yol açmıştır.
Ege Adaları(1204-1453) Latin, Venedik ve Ceneviz’lilerin hakimiyetine geçmiştir, IV. Haçlı Seferleri sonrası parçalanma yaşanmış, Venedik ve Cenevizler adaları ticaret üsleri olarak kullanmışlardır. Adalar kademeli olarak Osmanlı egemenliğine girer (15.-19.y.y) Özerk statüler denizcilik ve ticaretin sürmesi sağlanmış, bu dönemde Rum ve Ortodoks kültürü devam eder.18.ve 19. Yüzyılda başlayan milliyetçilik ve isyanlar (özellikle Yunan İsyan’ı), Balkan savaşları ve 1. Dünya Savaşı sonrası denge değişir. 1912’den itibaren çoğu ada Yunanistan’a bağlanır 1923 Lozan Anlaşması ile statüler netleşmiştir. Nüfus Mübadeleleri, kimlik ve demografide büyük kırılma yaşanmıştır.
İtalyan yönetimi Ege’de 12 Ada’yı (Rodos dahil) 1912 Trablusgarp Savaşı sırasında işgal etti. Fiili İtalyan yönetimi,1943 2.Dünya Savaşı sonrası İtalya’nın yenilgisiyle 1947 Paris Anlaşması ile Yunanistan’a devredildi. Fiili İtalyan işgali (1912-1943),1943-1947 arasında adalar önce Alman, ardından İngiliz denetiminde kaldı. 1947’den sonra resmen Yunanistan’a bağlandı.
İki büyük 1.ve 2. Dünya Savaş’ları dünya haritasında büyük değişimler yaşatmış, Osmanlı İmparatorluğu Almanya’nın yenilgisiyle topraklarının büyük bir bölümünü kaybetmiştir. Ege Adaları’nın Anadolu topraklarının dibine kadar olan bölümünün Yunanistan’a taktiksel olarak verildiği akla tek bir soru getiriyor. Batının sinsi ve siyasi planlarında olan unutamadıkları Haçlı Ordusu oyunu. NATO müttefiki olan iki ülkenin aynı çatı altında olup, milletlerinin kültürlerinin çok benzerliği ile çok yakın olması, gizli şer güçlerinin devamlı ara bozmaları tek bir amaca hizmet etmektedir. İsrail denen piyon devletinin Siyon Liderleri’nin büyük hain, kurnaz ve sinsi planlarını devreye koyma çabaları.
Yüzyıllar boyu iki ülke insanının aynı kültürü paylaşması ve komşu olması halklar arasındaki yakınlık, birilerini rahatsız ediyor. Sinsi şer odakları büyük oyun planlarıyla bu bölgeyi devamlı kızıştırarak, silahlanma ve kuralları çiğneyerek, yığınak yapmaları, Türkiye’nin haklı olarak kendini savunma konusunda dosta güven, düşmana korku salmasıyla birilerinin uykularını kaçırmaya devam ediyor.