Dolar $
15,99
%0.00 0.00
Euro €
16,80
%0.00 0.00
Sterlin £
19,85
%0.00 0.00
Altın
938,81
%0.00 0.00
SON DAKİKA

AFAD'ın önemi ve İRAP

Geçtiğimiz hafta ikincisi düzenlenen İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) toplantısına katıldım ve sonuçlar beni inanılmaz umutlandırdı.

AFAD’ın ülkemiz açısından önemini ve yapmaya çalıştıklarını bir kez daha takdir ettim.

Toplantıya üniversitem adına katıldım. 

Yaşam boyu eğitime inanan ve pozitif olma özelliğini hiç kaybetmeyen AFAD İstanbul İl Müdürü Gökhan Bey açılışı yaptıktan sonra İTÜ Afet Yönetimi Enstitüsünden katılan hocamızın yapılan kapsamlı çalışmayı anlatması özellikle detaylar konusunda beni etkiledi diyebilirim. Ardından Üsküdar Belediye Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı’nın çözüm odaklı ortak paydada buluştukları sunumları, finalde İstanbul Valisi sayın Ali Yerlikaya’nın kucaklayıcı ve bilgi dolu babacan sunumuyla tamamlandı.

Aslında devletin tüm kademeleri ve vatandaşlarımızın uzun yıllardır çözüm beklediği bu afetlerle uyum içinde yaşama planı hala neden bir türlü hayata geçirilemedi bilemiyorum?

Ancak, AFAD bünyesinde oluşturulan, bu kadar profesyonel bu kadar ülkesine bağlı bir yapıya ilk kez şahit oluyorum.

Bu yapının gönüllük bağı ile toplumda ciddi bir karşılığının olduğunu düşünüyorum.

Bu toplantının akabinde kendi görev yaptığım üniversitede AFAD kulübü sorumlu hocası olarak İstanbul ve Deprem Riski seminerini düzenledim. Seminer çok verimli ve interaktifti seminerin sonrasında, AFAD üniversiteler arası arama kurtarma yarışması için 12 kişilik yarışma grubunu oluşturduk. Bu tarz yarışmaların TRT tarafından yayınlanarak ülkemizin tamamında afetler konusunda bir eğitim seferberliği başlatılması gerektiğini düşünüyorum. 

Düşünsenize Acun Ilıcalı’nın hazırlamış olduğu survivor programı yıllardır izlenme rekorları kırıyor. Oysa AFAD arama kurtarma ekiplerinin seçmeleri bence çok daha önemli olmalı…

İRAP toplantısında İstanbul için muhtemel 38 afet türü için çalışma yapılması tüm bu senaryolar için bir planın olması elbette ki çok önemli ancak tüm bu planlardan vatandaşlarımızın da haberi olmalı ve belli dönemlerde tatbikatlara katılmalıdır.

Toplantıya ev sahipliği yapan Üsküdar belediye başkanının da söylediği gibi anaokulundan başlayan ve sistematik olarak teorik ve pratik karşılığı olan eğitim modülleriyle  öğrenme devam etmelidir.

5712 km2 yüzölçümü olan 39 ilçede, 962 mahalleye sahip olan 16 milyon resmi nüfusu ile kilometre kareye düşen kişi sayısı 2801 kişi olan mega bir kent düşünün.

1509’da yıkılmış, 1766’da yıkılmış, 1894’de yıkılmış, 1912’de yıkılmış, 1999’da yıkılmış insanlarını kaybetmiş ancak her seferinde küllerinden tekrar doğmuş.

Tarihinin en büyük depremlerinden birinin olma ihtimali istatistiksel sismoloji açısından %70 olan bir dönemde, pandeminin halen geçmediği bir zamanda, hayat pahalılığının insanları sarstığı trajik bir yıldayız.

Şimdilerde deprem dışında, bulaşıcı hastalıklarla, göç ve nüfus hareketliliği ile, iklim değişikliği ile, kütle hareketleri ile, ulaşım kazaları ile, endüstriyel kazalar ve yangın ile, sel ve taşkın ile de mücadele etmeye ve ayakta kalmaya çalışan bu kadim şehri koruyacak ve tekrar yerden kaldıracak bir itki gerekiyordu ve görüyorum ki AFAD ve bünyesinde çalışan kahramanları bu işi yeri doldurulamaz bir fedakarlıkla yapıyorlar.

Ancak gönüllülük usulü ile işleyen bu mekanizmanın daha fazla ilgiye ve insan desteğine ihtiyacı var. 

Mesela benim bu konuda kendimce önemli bulduğum bir sosyal sorumluluk projem var. Her türlü afetler hakkında insanların işlerine yarayacak bilgileri 5-10 dk. arasındaki videolarla insanlara ulaştırmayı hedeflediğim bir kanal bu. Kendimce, Youtube’da ‘Afet Yönetimi Platformu’nda anlatmaya çalışıyorum.  

AFAD eğitmeniyim, okullarda deprem konusunda seminerler veriyorum. Tüm bunları yaparken tek beklentim insanların işlerine yarayacak hap bilgilerle, zamanı geldiğinde başka insanların hayatlarına dokunabilmektir.

Toplumun da bu tarz sosyal sorumluluk projelerinde ön saflarda yer alması gerekir. Aslında yapılmaya çalışılan her şey, bir afetle karşılaşıldığında tüm bilgimizi kısa süreler içerisinde refleks haline getirecek reaksiyonlar göstermek ve hayatta kalabilmek içindir. 

Afetler karşısında nasıl hayatta kalınacağını bilen kişi sayısının artması, toplum bilincinin güçlenmesi, beklediğimiz İstanbul depremi için en çok ihtiyacımız olan şeydir.