AB'nin yollar, koridorlar ve nakil hatlari stratejisi
ABD ile Çin arasında başlayan süper güç olma mücadelesinde, bir diğer süper güç adayı olan AB neredeyse hiç etkili olamadı. Öyle ki AB; İngiltere ve Rusya kadar bile varlık gösteremedi. Kararların oy birliğiyle alınması AB'yi kilitliyor. Lider ülkeler diğer ülkeleri ikna edene kadar iş işten geçiyor.
Lider ülkeler olarak sınıflandırılan Fransa ve Almanya’nın hedefleri birbirinin zıddı. Fransa AB’nin Akdeniz ülkeleriyle bütünleşmesini, Almanya Doğu’ya doğru, Türkistan’a kadar genişlemesini istiyor. Taraflar birbirlerini bloke ettiklerinden her iki ülke de hedeflerine ulaşamadılar.
Çin Bir Kuşak Bir Yol’u başlattığında AB alternatif olarak Küresel Geçit Projesini açıkladı. Çin projeyi neredeyse bitirdi. AB daha başlayamadı. Gerçi salgın oldu, savaş çıktı ama Çin bunlara rağmen durmazken AB adım bile atamadı. Ayrıca AB’yi baltalayan, engelleyen bir ülke de yoktu. ABD, Çin’i sürekli engelledi.
AB, nakil hatları konusunda da son derece başarısız. Rusya’dan Avrupa’ya beş hat yapılmış olması sizi yanıltmasın, onların asıl mimarı Rusya. Tamamı Rusya’nın gayretiyle, riski üstlenmesi ve maliyetlerin çoğuna katlanması sayesinde gerçekleştirildi. Öyle ki Rusya, ilaveten AB prosedürüyle ve bürokrasisiyle uğraştı.
Almanya bile AB ülkelerinin engellemelerinden ve menfaat temin etmeyi öncelemelerinden o kadar yıldı ki son hat yani Kuzey Akım’ı 2, Almanya ve Rusya arasında imzalanan ikili anlaşmayla yapıldı. Hat Baltık denizinin altından, yani hiçbir AB ülkesinden geçmeden Almanya’ya ulaşıyor.
Oysa AB’nin finansman gücü var. Doğalgaz ve petrol ithal etmesi lazım. SSCB yıkıldığından beri AB’nin politikası, enerji bağımsızlığı, daha doğru bir ifadeyle enerjide hiçbir tedarikçiye bağımlı olmamak, özellikle de Rusya’ya. Daha ilginci AB’nin yakın çevresi ve yakın çevresinin etrafı enerji kaynıyor. Cezayir ve Libya hem petrolde hem de gazda belli başlı üreticilerden. Akdeniz’in altından Fransa ve İtalya’ya bağlanacak nakil hatlarıyla Avrupa’nın enerji bağımsızlığı sağlanabilirdi.
Türkiye’nin başta NABUCCO olmak üzere geliştirdiği projeler AB’nin bürokrasisine takıldı. AB karar verdiğinde iş işten geçmiş olduğundan bu projeler de hayata geçirilemedi. NABUCCO ile Türkistan, Kafkasya ve Ortadoğu gazı Avrupa’ya getirilecekti. Türk ülkeleri iki yıl AB’nin karar vermesini bekledikten sonra Çin’le anlaştılar. AB projeyi onayladığında nakil hatlarının inşaatı tamamlanalı ve Şanghay’a ilk gaz pompalanalı beş yıl olmuştu.
AB, Ukrayna savaşı başladıktan sonra yıllardır takip ettiği yanlış politikaların bedelini ağır ödedi. Rusya’dan alımı durdurunca gazsız aldı. Mecburen ihtiyacının çoğunu Amerika’dan kaya gazı olarak 3-4 kat yüksek fiyatla aldı. Sanayisi rekabet gücünü kaybetti. Halk uzun yıllardan sonra yüksek enflasyondan muzdarip oldu.
AB, enerji konusunda, Rusya’ya bağlı kalmak ve/veya pahalı kaya gazı alarak rekabet gücünü kaybetmek istemiyor. Bu noktada Doğu Akdeniz doğalgazı önem kazanıyor. Zira kaynaklar hem Avrupa’ya yakın hem de çok zengin. Türkistan gazının Hazar’ın altından döşenecek hatla Azerbaycan ve Türkiye üzerinden, Körfez ile Irak’ın petrol ve gazının Kalkınma yoluna paralel inşa edilecek hatlarla Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması, diğer hayati derecede önemli projeler.
Semerkant’ta yapılan AB-Orta Asya zirvesinde 10 milyar Avro yatırılacağı deklare edilen Trans Hazar koridoru nakil hatlarını da içerek. Bu koridor devreye girdiğinde Çin sınırından Atlantik’e kadar olan bölge bütünleşecek. AB’nin projelendirdiği ama henüz onaylamadığı Hazar Köprüsü, bu koridorun efektif ve hızlı olması için şart.
Bu projelerin gerçekleşmesi de AB’nin hızlı hareket etmesine ve üstenci yaklaşımını terk etmesine bağlı. Bu projeler gerçekleştiğinde, çevrelerindeki ülkeleri de kalkındıracağından, Avrupa’nın en can yakıcı problemi olan göçmen sorununun da hafiflemesini sağlayacaklar.
Kuzey Afrika doğalgazının Akdeniz’in altından çekilecek nakil hatlarıyla Avrupa’ya getirilmesi de Avrupa’yı güçlendirir. AB’nin Afrikalıların önyargılarını aşmak için bu projeye Türkiye’yi de dahil etmesi akıllıca olur. Eğer ABD’den kurtarabilirlerse Grönland’daki enerji rezervlerinin aktif hale getirilmesi bir başka önemli proje.
AB’nin süper güç olması mümkün değil. Ama büyük güç olarak kalabilmesi ve birliğini koruyabilmesi rekabetçi olmasına bağlı. Bu nedenle yollar, koridorlar ve nakil hatları Avrupa için her zamankinden daha mühim.
AB ucuz enerjiye dayalı rekabetçi bir ekonomi inşa edemezse, üye ülkeler başlarının çaresine bakacaklar. Böyle bir gelişme zaten zayıflamakta olan Birleşik Avrupa idealine zarar verecek. Yani AB, Türkistan ülkelerini kara kaşları ve kara gözleri için stratejik ortak ilan etmedi. Rekabetçi olmasının yolu hem enerji hem maden hem de eğitimli insan gücü deposu olan Türkistan’la bütünleşmesinden geçiyor. Bu bütünleşme Azerbaycan ve Türkiye üzerinden gerçekleşeceğinden aynı zamanda Türk dünyasının da bütünleşmesi anlamına geliyor.