YÜZER GES'LER CANLILAR İÇİN YAŞAM ADASI OLDU
İklim kriziyle mücadelede "net sıfır" hedeflerine hizmet eden yüzer güneş enerji santralleri (GES), geleneksel enerji tesislerinin aksine biyolojik çeşitliliği destekleyen birer "yaşam adası" olarak öne çıkıyor.

Almanya merkezli BayWa r.e. tarafından hazırlanan rapor ve Western Üniversitesi Profesörü Joshua M. Pearce'ın değerlendirmeleri, bu santrallerin doğa üzerindeki olumlu etkilerini gözler önüne seriyor.
Araştırmalar, yüzer panellerin suyun güneşle temasını sınırlayarak sıcaklık dalgalanmalarını azalttığını ve hassas türler için stabil bir ortam sunduğunu gösteriyor. Hollanda'daki Weperpolder projesinde, inşaat öncesi 200 olan tundra kazı sayısının proje sonrası 370'e yükselmesi, kuşların bu alanları sığınak olarak gördüğünü kanıtlıyor. Su altında ise "biohut" adı verilen yapay yaşam alanları, küçük balıkların avcılardan korunarak çoğalmasına imkan tanıyor.
Profesör Pearce, yüzer GES'lerin en büyük katkısının buharlaşmayı önleyerek su kaynaklarını koruması olduğunu belirtiyor. Paneller suyun korunmasına yardımcı olurken, suyun soğutucu etkisi de panellerin ısınmasını engelleyerek enerji üretiminde verimliliği artırıyor. Ayrıca panellerin sağladığı gölge, zararlı alg oluşumunu azaltarak su kalitesini iyileştiriyor.
Yüzer GES'lerin sunduğu kısmi gölgeleme, sadece enerji değil gıda üretimi için de yeni bir kapı aralıyor. Tarım ve enerjinin bir arada yürütüldüğü "agrivoltaik" yöntemi, milyar dolarlık bir sektöre dönüşmüş durumda. Uzmanlar, benzer bir optimizasyonun su altında deniz yosunu yetiştiriciliği ve balıkçılık için de yapılabileceğini, bu sayede temiz enerji ile gıda üretiminin eş zamanlı olarak maksimize edilebileceğini öngörüyor.