SON DAKİKA
web
ANALİZ Pazar 07 Haziran 2026 02:26

TÜRKİYE ENFLASYONDA KRİTİK EŞİKTE

Küresel ekonomide jeopolitik şokların piyasaları doğrudan sarstığı, Türkiye tarafında ise, enflasyon mücadelesinde kritik bir eşiğin dönüldüğü hareketli bir döneme sahne oldu

Türkiye enflasyonda kritik eşikte

Hakan DİKMEN

Geçtiğimiz hafta küresel ekonomide jeopolitik şokların piyasaları doğrudan sarstığı, Türkiye tarafında ise, enflasyon mücadelesinde kritik bir eşiğin dönüldüğü hareketli bir döneme sahne oldu.

Küresel açıdan geçtiğimiz hafta ortasında OECD’nin yayımladığı Ekonomik Görünüm Raporu’nda tedariki sorunları ve enflasyonist riskler öne çıkarıldı. Bu durum da hem küresel ekonomi hem de Türkiye için büyüme tahminlerinin revize edilmesine neden oldu. Haftanın en çok konuşulan yerel gündem maddesi şüphesiz Türkiye ekonomisinin 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin büyüme performansıydı. Türkiye ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında büyüyerek piyasalardaki yüzde 2,7’lik beklentinin bir miktar altında kaldı. 

 Ortadoğu'daki gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapalı kalmaya devam etmesi herkesi üzüyor. Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ve S&P Global tarafından yayımlanan güncel raporlar, bu durumun küresel tedarik zincirini pandemiden bu yana en ciddi şekilde tehdit eden unsura dönüştüğünü gösterdi. Önemli kabul gören ekonomistlerin %89'u önümüzdeki 12 ayda küresel büyümenin zayıflayacağını öngörürken, stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) korkuları yeniden canlandı. 

Bu hafta ABD’de PMI verileri imalat ve hizmet sektörlerinde olumlu bir görünüme işaret etti. Euro Alanı’nda enflasyonun ivme kazandığı görüldü. Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda %2,5 büyüdü. Mayıs’ta aylık TÜFE enflasyonu %1,71 olurken, İSO Türkiye İmalat Sanayi PMI toparlanma sinyali verdi. 

Mayıs ayı Ekonomik Güven Endeksi, imalat sanayindeki (reel sektör) toparlanmanın öncülüğünde 96,4'ten 97,2'ye yükseldi. Sektörde çarkların dönmeye devam etmesi büyüme açısından olumlu bir sinyal verdi.

Küresel piyasaların ana odağı, Petrol ve Enerji piyasaları oldu.  Brent petrolün varil fiyatının 2026'nın geri kalanında 100 doların üzerinde kalacağı beklentisi pekişti. Bu durum, merkez bankalarının (özellikle Fed ve ECB) faiz indirim süreçlerini daha da zora sokuyor.

Dünya büyüme kaygıları yaşıyor.  Haftanın son işlem gününde açıklanan ABD Tarım Dışı İstihdam ve ücret verileri, Fed'in "şahin" (sıkı para politikası yanlısı) duruşunu ne kadar koruyacağına dair ipuçları vererek küresel borsalarda oynaklığı artırdı.

Türkiye içinde haftanın ve aslında tüm ayın en kritik verisi Mayıs ayı enflasyon rakamları oldu.  Açıklanan bu rakam piyasa beklentilerinin (%1,65) hafif üzerinde gelerek son 7 ayın en yüksek yıllık seviyesine işaret etti.

Bir başka veri de Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in değerlendirmeleri oldu bu hafta. Mevsimsel etkilerle gıda fiyatları aylık bazda %0,48 düşüş gösterse de giyim grubundaki yukarı yönlü sürpriz manşet enflasyonu yukarı taşıdı. En olumlu gelişme ise yıllık bazda 10 puandan fazla gerileyerek %41,1'e inen hizmet enflasyonu ve kiralardaki yavaşlama oldu. 

Borsa değer kazanırken, altın değer kaybetti

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 0,23 artarak 13.694,19 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 13.661,82 puanı, en yüksek 14.219,96 puanı gördü.

Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 1,61 değer kazancıyla 18.636,15 puana, sanayi endeksi yüzde 0,46 artışla 18.168,68 puana, hizmetler endeksi yüzde 0,12 artışla 12.750,13 puana yükselirken, teknoloji endeksi yüzde 1,54 kayıpla 46.419,34 puana geriledi.

Borusan Boru en çok prim yapan hisse oldu.

Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 27,61 ile Borusan Boru ilk sırada yer aldı.

Borusan Birleşik Boru Fabrikaları Sanayi ve Ticaret AŞ'yi yüzde 20,77 ile Kiler Holding ve yüzde 17,67 ile Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ izledi.

Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 16,78 ile Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 15,04 ile İzdemir Enerji ve yüzde 12,80 ile Ral Yatırım Holding oldu.

Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 655 milyar 280 milyon lirayla ASELSAN, 560 milyar 100 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 525 milyar lirayla Garanti BBVA oldu.

Altın ve Döviz bu hafta değer kaybetti. Ancak Dolar yine bu ekibe uymayarak değer kazandı. 

24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 2,58 azalışla 6 bin 469 lira, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 2,56 düşüşle 43 bin 592 lira oldu.

Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 2,57 altında 10 bin 836 liraya geriledi.

Doların satış fiyatı yüzde 0,39 artarak 46,0840 liraya yükselirken, avronun satış fiyatı yüzde 0,15 azalışla 53,3680 lira oldu.

Geçen hafta 61,8820 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,12 düşüşle 61,8050 liraya geriledi.

İsviçre frangı da yüzde 0,71 değer kaybederek 58,1370 liradan işlem gördü.

Gelecek Haftanın Gündemi

Gelecek hafta hem küresel merkez bankalarının hamleleri hem de Türkiye'nin iç dinamikleri açısından oynaklığın yüksek olacağı bir takvime sahip olacak gibi. Aslında tüm bu jeopolitik belirsizlikler ve enflasyonist baskılar arasında küresel piyasaların yönünü belirleyecek olay, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) 17 Haziran'da açıklayacağı faiz kararı olacak. Haziran ayı toplantısından çıkacak sinyaller, sadece dolar ve altın fiyatlarını değil, gelişmekte olan ülke para birimlerinin yönünü de belirleyecek.

Gelecek hafta Türkiye gündemine bakacak olursak, TÜİK tarafından açıklanacak olan Nisan ayı işgücü istatistikleri, iç talepteki yavaşlamanın istihdam piyasasına yansıyıp yansımadığını görmek açısından takip edilecek.

Sanayi Üretimi Verisi: Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan Nisan ayı sanayi üretimi endeksi yakından izlenecek. Mayıs'taki güven artışının Nisan kontratlarına yansıması aranacak.

Cari İşlemler Dengesi: Enerji fiyatlarındaki (petrol) küresel artışın cari açık üzerindeki baskısı ve turizm gelirlerinin bu açığı ne kadar kompanse ettiği analiz edilecek.

Küresel gündem ise, ABD Enflasyon Verisi (TÜFE): Küresel piyasaların gözü kulağı ABD'den gelecek Mayıs ayı enflasyon rakamlarında olacak. Hürmüz Boğazı krizinin ABD çekirdek enflasyonuna yansıyıp yansımadığı faiz rotasını çizecek.

Fed / FOMC Toplantısı: Enflasyon verisinin hemen ardından Federal Rezerv'in faiz kararı ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın yapacağı açıklamalar takip edilecek. Faiz oranlarında bir değişim beklenmese de "noktasal grafik" (dot plot) üzerinden 2026 yılı içindeki faiz indirimi beklentileri yeniden şekillenecek.

Çin Dış Ticaret ve Enflasyon Verileri: Küresel emtia talebinin yönünü tayin etmek açısından Çin’in ihracat-ithalat dengesi ve üretici enflasyonu (ÜFE) yakından izlenecek.

ABONE OL