SON DAKİKA
EKONOMİ Çarşamba 06 Mayıs 2026 02:05

"SORUN SADECE ENFLASYON DEĞİL ÜRETİMİN PAYLAŞIMI"

Ekonomist Mahfi Eğilmez, gelir dağılımı ve çalışma hayatına ilişkin değerlendirmesinde, dünyada giderek derinleşen temel sorunun "sermaye ile emek arasındaki paylaşım mücadelesi" olduğunu vurguladı.

"Sorun sadece enflasyon değil üretimin paylaşımı"

Eğilmez’e göre, çalışan kesimin daha fazla çalışmasına rağmen refahını aynı ölçüde artıramamasının nedeni yalnızca ekonomik krizler değil, üretimden alınan payın giderek sermaye lehine değişmesi.

Eğilmez, üretimin sermaye, emek, doğal kaynaklar ve girişimciliğin birleşmesiyle ortaya çıktığını belirterek, oluşan değerin toplum kesimleri arasında eşit dağılmadığına dikkat çekti. Tartışmaların çoğu zaman “şirketler mi kazanıyor, çalışanlar mı?” eksenine sıkıştığını ifade eden ekonomist, asıl gerilimin emeğin kazancı ile sermayenin getirisi arasında yaşandığını söyledi.

Emek zamanla sınırlı

Sermayenin doğası gereği büyüme eğiliminde olduğunu belirten Eğilmez, emeğin ise zamanla sınırlı olduğuna işaret etti. Bir kişinin günde belirli saat çalışabileceğini, buna karşın sermayenin doğru koşullarda sürekli büyüyebildiğini ifade eden Eğilmez, bu yapısal farkın uzun vadede gelir dağılımındaki eşitsizliği artırdığını kaydetti.

Sanayi Devrimi’yle birlikte üretimin hızlandığını ancak bu dönüşümün bedelini büyük ölçüde emek kesiminin ödediğini hatırlatan Eğilmez, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve güvencesiz koşulların dönemin temel özellikleri olduğunu belirtti. İşçi haklarında yaşanan ilerlemenin ise sendikal örgütlenme ve sosyal devlet uygulamaları sayesinde mümkün hale geldiğini söyledi.

Özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında sosyal devlet anlayışının güçlendiğini belirten Eğilmez, çalışma saatlerinin sınırlandığı, sosyal güvenlik sistemlerinin kurulduğu ve emeğin daha fazla korunduğu bir dönemin yaşandığını ifade etti. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte küreselleşmenin hızlandığını, sermaye hareketlerinin önündeki engellerin kaldırıldığını ve iş gücü piyasalarının daha esnek hale getirildiğini vurguladı.

Sendikaların etkisi zayıfladı

Bugün gelinen noktada sendikaların etkisinin zayıfladığına dikkat çeken Eğilmez, kısa süreli sözleşmelerin, düşük ücretlerin ve güvencesiz çalışma modellerinin yaygınlaştığını kaydetti. Teknolojik dönüşümün de bu süreci hızlandırdığına işaret eden ekonomist, yapay zekâ ve otomasyonun birçok işi insanlardan daha hızlı ve düşük maliyetle yapabilir hale geldiğini söyledi.

Eğilmez’e göre artık tartışma yalnızca ücretlerin düşüklüğü değil, gelecekte emeğe duyulan ihtiyacın azalması ihtimali etrafında şekilleniyor. Bu nedenle dünyada evrensel temel gelir gibi yeni modellerin tartışılmaya başlandığını belirten Eğilmez, insanların gelir elde edememesi halinde yalnızca bireysel refahın değil, ekonomik sistemin sürdürülebilirliğinin de risk altına gireceğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemin en kritik sorusunun “Üretimde emeğin rolü azalırsa ortaya çıkan değer nasıl paylaşılacak?” olacağını söyleyen Eğilmez, bu meselenin artık yalnızca ekonomiyle sınırlı olmadığını, siyasetten teknolojiye kadar geniş bir alanı ilgilendiren küresel bir sınava dönüştüğünü dile getirdi.