SON DAKİKA
web
GÜNDEM Pazartesi 08 Haziran 2026 02:10

HEM VATANDAŞ HEM İŞLETME ALARM VERİYOR

Yüksek enflasyonun alım gücünü aşındırdığı, ücret artışlarının hayat pahalılığının gerisinde kaldığı ekonomide, artan kira yükü hem haneleri hem de işletmeleri zorluyor. Tüketimin yavaşladığı, maliyetlerin yükseldiği piyasada esnaf ve KOBİ'ler ayakta kalma mücadelesi verirken, ekonomideki sıkışıklık her kesimde daha fazla hissediliyor

Hem vatandaş hem işletme alarm veriyor

Mustafa DENİZ

Türkiye ekonomisinde son yılların en belirgin sorunu haline gelen hayat pahalılığı, toplumun tüm kesimlerini etkileyen çok boyutlu bir ekonomik baskıya dönüşmüş durumda. Enflasyondaki yüksek seyir nedeniyle vatandaşın alım gücü gerilerken, ücretlerde yapılan artışlar temel ihtiyaçlardaki fiyat yükselişlerini karşılamakta yetersiz kalıyor.

Özellikle büyükşehirlerde hızla yükselen konut kiraları, çalışanların bütçelerinde en büyük harcama kalemi haline geldi. Gelirinin önemli bölümünü kiraya ayırmak zorunda kalan milyonlarca kişi, gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamalarda tasarrufa yöneliyor. Bu durum iç tüketimde yavaşlamaya neden olurken, perakende sektöründen hizmet sektörüne kadar birçok alanda satışların gerilemesine yol açıyor.

Ekonomideki sıkışıklığın bir diğer boyutu ise işletmeler cephesinde yaşanıyor. Artan kira giderleri, enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yükselen personel giderleri, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Birçok işletme maliyetlerini fiyatlara yansıtmakta zorlanırken, talepteki daralma kârlılıkları aşağı çekiyor.

Üretici de tüketici de zorda

Uzmanlara göre ekonomide ortaya çıkan tablo, yalnızca tüketicilerin değil üreticilerin de aynı anda zorlandığı bir döneme işaret ediyor. Bir tarafta gelir artışının enflasyon karşısında yetersiz kalması, diğer tarafta işletmelerin yükselen maliyetlerle mücadele etmesi çarkların yavaşlamasına neden oluyor.

Son dönemde birçok sektörde konkordato başvurularının ve şirket kapanışlarının artması da piyasalardaki kırılganlığın önemli göstergeleri arasında değerlendiriliyor. Özellikle tekstil, hazır giyim, perakende ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren işletmeler, hem yüksek maliyetler hem de zayıflayan talep nedeniyle zor bir süreçten geçiyor.

Yapısal adımlar atılmalı 

Ekonomistler, sürdürülebilir büyümenin sağlanabilmesi için enflasyonla mücadelede kalıcı sonuçlar alınmasının, ücretlerin alım gücünü koruyacak politikaların geliştirilmesinin ve işletmeler üzerindeki maliyet baskısını azaltacak yapısal adımların önemine dikkat çekiyor.

Türkiye ekonomisi bugün, yüksek enflasyon, düşük alım gücü, yükselen kira maliyetleri ve zorlanan işletmelerin oluşturduğu dörtlü baskının etkisi altında bulunuyor. Bu tablonun ne kadar süreceği ise enflasyonun seyrine ve ekonomide uygulanacak politikalara bağlı olacak.


ABONE OL