Dolar $
8,59
%-0.11 -0.01
Euro €
10,11
%-0.18 -0.02
Sterlin £
11,80
%-0.30 -0.04
Altın
499,49
%-0.38 -1.92
SON DAKİKA
Turizm Pazartesi 21 Haziran 2021 02:21

FİLLERİN DİYARI SRİ LANKA

Belki de çok bilinmeyen Sri Lanka Adası'nı anlatmak istiyorum. Sri Lanka, Güney Hindistan'da anakaraya otuzbir kilometre uzaklıkta Hint Okyanusu'nda bulunan ve eski ismi Seylan ile belki daha çok tanınan bir ada ülkesidir

Fillerin diyarı Sri Lanka

Deniz DİKMEN

Bir gezgin olarak dünyanın her köşesi bana daima keşfetmeye değer gelmiştir ve bugüne kadar gittiğim her yerde beklemediğim güzel sürprizlerle karşılaştım diyebilirim. Her bölgenin kendine has doğal ve tarihi güzellikleri bulunuyor.

Bu nedenle size bu kez belki de çok bilinmeyen Sri Lanka Adası’nı anlatmak istiyorum.

Sri Lanka, Güney Hindistan’da anakaraya otuzbir kilometre uzaklıkta Hint Okyanusu‘nda bulunan ve eski ismi Seylan ile belki daha çok tanınan bir ada ülkesidir.

Bu sefer Güney Hindistan’dan yerel havayolları pervaneli uçağı Spice Jet ile Sri Lanka’ya Colombo’ya uçuyoruz. Anlıyoruz ki, Hindistan’dan daha farklı bir diyar bizi bekliyor.

Sri Lanka çok yeşil, harika bembeyaz kumsalları olan, tertemiz ve çok bakir ve biraz da vahşi bir ada. Bu nedenle gerçekten değişik bir ülke.

Adayı keşfediyoruz

Colombo’dan yola çıkarak tüm adayı keşfediyoruz.  Buraya gelmişken elbette Sigirya’daki koca  kayanın üzerine yapılmış sarayını, Kandy şehrini, Central Hills’den Nuwara Eliya’daki olağanüstü güzellikteki, yemyeşil çay teraslarını ziyaret ediyoruz.

Bu çay teraslarında dünyaca meşhur envaı çeşit seylon çayları yetişiyor. Örnek vermek istersek, Orange Pekoe çayları, siyah çay, beyaz çay, gümüş çay ve aromaları gerçekten muhteşem daha birçok çay çeşidini tadıyoruz.

Adada ayrıca çok önemli Budist tapınaklarda bulunuyor. Örneğin Gautama Buddha’nın dişinin bulunduğu Diş tapınağı, çok etkileyici beyaz Ruwanwelisaya Tapınağı, Dambulla Mağara Tapınağı ve budizm için çok kutsal olan Buddha’nın altında oturduğu ve bilgelik ağacı olarak da bilinen “Bodhi ağacı”nın bir dalı bulunan “Anuradhapura Tapınağı.”

Adanın her yeri sürprizlerle dolu. Bir bakarsınız karşınıza şehrin göbeğinde, bir karton kutunun içinden iki metrelik bir sürüngen hayvan sıçrayabilir. Bir bakarsınız yanından geçtiğiniz bir gölün içinden bir fil veya bir sürüngen çıkabilir veya kaldığınız otelin bahçesini bir sürü maymunla paylaşıyor olabilirsiniz.

Beni ise bu güzelliklerin içinde adada bambaşka bir yer çekiyor ve heyecanlandırıyor. Pinnawala Fil Yetimhanesi.

Ezelden beri filleri çok severim ve benim için onlar çok özel, çok akıllı ve enerjileri güzel hayvanlardır.

Yaklaşık üç ile altı ton ağırlıkta olan bu heybetli ve çok güçlü hayvanlar zekaları ve üstün hassasiyetleri ile beni daima çok etkilemiştir.

Bir fil sizin ona ne maksatla yanaştığınızı enerjinizden hemen hisseder.

Sri Lanka’da fillerin tarihi çok eskilere dayanıyor. İnsanlara binlerce yıldır yoldaşlık ediyor.

lanka-4

Gücün sembolü filler

Eski Sri Lankalı krallar filleri saray seremonilerinde, dini törenlerde ve sarayın gücünü sembolize etmek için kullanıyordu. Daha sonra ise Hollanda ve İngiliz koloniyal dönemlerinde Sri Lanka ormanlarında daha çok fil avlanmaya ve yurtdışına satılmaya ve savaşlarda kullanılmaya başlandı.

Bugün çay terasları olarak gezdiğimiz bölgeler aslında geçmişte Sri Lankalı fillerin yaşam alanıydı fakat İngilizlerin buraları tarım alanı olarak ve çay üretimi için kullanmasıyla ve ormanlık alanların ciddi boyutlarda küçülmesiyle fillerin yaşam alanı çok daraldı ve ondokuzuncu yüzyıldan bu yana Sri Lanka’nın fillerinin sayısı yüzde altmış beş azaldı.

Günümüzde ise filler ne yazık ki nesli tükenmekte olan türler arasına girdi. Asırlardır dişleri için avlanan fillerin sayıları gün geçtikçe çok azaldı.

Özellikle erkek filler uzun dişleri sayesinde büyük tehdit altında. Ama üzülmeyin Sri Lanka’daki kanunlar filleri artık koruma altına alıyor ve bir fili öldürene ölüm cezası veriliyor. Himayesinde fil bulunan aileler ve kurumlar ise Sri Lanka hükümeti tarafından yakınen takip ve kontrol ediliyor.

lanka-2

Pinnawala Yetimhanesi

Pinnawala Yetimhanesi gibi kurumlar ise Asya ve Afrika ülkelerinde bu hayvanları koruma altına almaya çalışıyor. Özellikle küçük yetim filleri korumak çok önemli çünkü annesi doğada bir şekilde hayatını kaybetmiş bir fil yavrusu normalde annenin başından ayrılmadığı için ölümle karşı karşıya kalıyor.

Asya’da ve Afrika‘daki bu tarz yetimhaneler yaralanmış veya hastalanmış olan filleri sahiplenip yetimhanede tedavi ederek, tekrar doğaya salıyor. Diğer yandan ise, yetim kalmış olan bebek filleri yetimhaneye getirip, onlara birer bakıcı tayin edip, fil bebeğin çok meşakkatli bakımını üstleniyorlar. Bebek filler yaklaşık 3-4 sene yetimhanede koruma altında kaldıktan sonra adım adım tekrar doğal ortamlarına kazandırılıyor.

Sri Lanka‘da işte günlerimizden birinde Pinnawala Yetimhanesi’ne gidiyoruz.

Burada genelde yüz civarında bakıma muhtaç olan fil bulunuyor. Yetimhane ormanlara bitişik ve “mahout” ların yani fil bakıcılarının  ikamet ettiği bir bölgede bulunuyor.

Buradaki en şenlikli olay ise her gün öğle vakti saat ikide bütün fillerin yetimhane ziyaretçileri ile birlikte Pinnawala köyün içerisinden yakındaki nehre banyo yapmaları için sürü şeklinde yürütülmeleri oluyor.

Fillerin sevinç naraları

Fillerin sevinci takdire şayan. Nehrin suları ile buluştukları anda ise attıkları sevinç naraları çok keyifli. Nehir kenarındaki restoranlardan ise fillerin bu banyo keyfini seyretmek mümkün ve harika bir deneyim.

Bir gün Sri Lanka’ya gidecek olursanız yarım gününüzü bu yetimhanede ve nehir kenarında fillerle birlikte geçirmenizi ve bu özel ve neşeli şöleni mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

Bir kaç sene evvel ise bende nesli tükenen bu muhteşem hayvanlara ve maalesef dengesi bozulan doğamıza bir nebze destek olmak için kızım sayesinde “Naipoki” adındaki bir fil yavrusun anneliğini üstlenmiş oldum ve bu bana büyük bir mutluluk verdi.

Umarım siz de bir gün bu güzel hayvanları tanıma fırsatı bulursunuz. 

Eminim benim gibi siz de onların zekasına ve hassasiyetine hayran kalacaksınız.