SON DAKİKA
web
ANALİZ Pazar 21 Haziran 2026 02:58

DÖNÜŞÜM DOLU BİR HAFTA

ABD-İran barış anlaşmasıyla Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması küresel piyasalarda iyimserliği artırırken petrol fiyatları geriledi, enflasyon baskıları hafifledi. Türkiye'nin risk primi düşerken borsalar yükseldi, Dünya Bankası'ndan gelen yenilenebilir enerji finansmanı ve merkez bankalarının temkinli duruşu haftaya yön verdi

Dönüşüm dolu bir hafta

Hakan DİKMEN

Geçtiğimiz hafta, ABD-İran Barış Anlaşmasıyla şenlenen Küresel Piyasalar Yükselişe Geçti; Türkiye’nin Risk Primi Son 5 ayın en düşük seviyesine geriledi. BoE politika faizini beklentiler paralelinde sabit tuttu. Mayıs’ta konut satışları yıllık bazda hızlı geriledi. 

ABD ile İran arasında varılan dönüm noktası niteliğindeki anlaşma küresel ekonomik görünümü yeniden şekillendirirken, Türkiye önemli bir enerji finansmanı sağladı ve tarımsal maliyet baskılarıyla mücadele ediyor. 

Geçtiğimiz hafta, ABD ile İran arasında imzalanan tarihi barış anlaşmasının ardından küresel ekonomik hissiyatta köklü bir değişim yaşandı. Stratejik Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılmasını da içeren bu anlaşma, piyasalara güçlü bir iyimserlik dalgası yaydı; petrol fiyatlarını keskin bir şekilde düşürürken, aylardır politika yapıcıları endişelendiren enflasyon korkularını da hafifletti.

Dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, Cenevre'de düzenlenen resmi imza töreninin ardından 19 Haziran'da temizlenerek serbest geçişe yeniden açıldı. Piyasaların buna tepkisi çok sert oldu. Brent ham petrol vadeli işlemleri %4'ün üzerinde değer kaybederek varil başına 83,60 dolar seviyesine gerilerken, ABD tipi Batı Teksas (WTI) ham petrolü de 80 dolar sınırına yaklaştı; böylece her iki tür de aylardır görülmemiş en düşük seviyelerine indi.

Bu gelişme, enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyonist baskıları hafifletmesi ve küresel büyüme beklentilerini önemli ölçüde desteklemesi bakımından olumlu karşılandı. Enflasyonun soğuyacağı beklentisi, merkez bankalarına para politikasını yönetme konusunda daha fazla hareket alanı tanıyarak, son yıllardaki agresif sıkılaştırma duruşunun yumuşatılmasına kapı aralayabilir. Anlaşmanın etkisini gösteren önemli bir işaret olarak; gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırımcı algısının iyileşmesiyle birlikte, Türkiye'nin ülke riskinin temel bir göstergesi olan beş yıllık kredi temerrüt takası (CDS) primi Şubat ayından bu yana en düşük seviye olan 225 baz puana geriledi.

G7 Zirvesi

Fransa'nın Évian kentinde 15–17 Haziran 2026'da yapılan G7 zirvesinin öne çıkan sonuçları kısaca şöyle oldu. Ukrayna'ya destek güçlendirildi G7 liderleri Ukrayna'ya siyasi, ekonomik ve güvenlik desteğini sürdürme kararı aldı. Rusya üzerinde baskının artırılması ve Ukrayna'nın barış girişimlerinin desteklenmesi vurgulandı. Bir başka konu da, Kritik mineraller ittifakı kurulması oldu. Lityum, nikel ve nadir toprak elementlerinde Çin'e bağımlılığı azaltmak amacıyla yeni bir G7 Kritik Mineraller İttifakı oluşturuldu. Ortak stoklama, yatırım ve tedarik zinciri koordinasyonu kararlaştırıldı. Küresel güvenlik ve krizlere ortak yaklaşım da bu ay yapılan G 7 zirvesinde kabul gördü. Ukrayna'nın yanı sıra Orta Doğu, İran ve diğer uluslararası güvenlik krizlerinde koordinasyon artırıldı. Zirve, ülkelerin ortak hareket etme iradesini öne çıkaran bir "birlik zirvesi" olarak tanımlandı. Bunun yanında Başkan Trump’ın magazinlere konu olan davranışları İtalya ile krizi de beraberinde getirdi. 

Dünya Bankası'ndan Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Hamlesine Destek

Dünya Bankası’ndan destek

Türkiye'nin enerji geleceği açısından önemli bir gelişme olarak, Dünya Bankası ülkenin dağıtık yenilenebilir enerji piyasasını büyütmek amacıyla 400 milyon euroluk ek finansmanı onayladı. Bu fonlama, desteği sadece alçak gerilim güneş enerjisi sistemlerinin ötesine taşıyarak, karasal rüzgar enerjisi projelerini ve ticari ölçekli Batarya Enerji Depolama Sistemlerini (BESS) de kapsayacak şekilde genişletecek. Bu yatırım, Türkiye'nin 2035 yılına kadar toplam rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 120 gigavata çıkarma yönündeki iddialı hedefi doğrultusunda atılmış kritik bir adımdır. Program, yüksek sermaye gerektiren bu projeler için uzun vadeli finansman sağlama zorluğunu ele alıyor; Dünya Bankası, programın 1.579 megavatlık yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturacağını ve 405 milyon dolara kadar özel sermayeyi harekete geçireceğini öngörüyor. Bu hamle, Türk sanayisinin AB'nin 2026'da devreye girecek Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'na (SKDM) uyum sağlama sürecinde olduğu bir dönemde özellikle yerinde bir adım niteliği taşıyor.

Bu hafta küresel ticaret arenasında diplomatik ilerlemeler ile yeniden alevlenen anlaşmazlıklar bir arada görüldü. Almanya ve Endonezya, uzun süredir müzakere edilen Endonezya-Avrupa Birliği Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın (IEU-CEPA) nihai hale getirilmesine özel bir odaklanmayla, ekonomik ortaklıklarını güçlendirme konusunda mutabık kaldı. Her iki taraf da gümrük vergilerinin %90'a varan kısmını ortadan kaldırma potansiyeline sahip olan bu anlaşmayı, ticaret ve yatırımları artıracak güçlü bir araç olarak görüyor.

Tahvil piyasaları ve merkez bankaları

Hisse senedi ve emtia piyasaları yükseliş eğilimi gösterirken, tahvil piyasaları daha temkinli bir seyir izledi. 10 yıllık Alman devlet tahvili gibi gösterge niteliğindeki tahvillerin getirileri, haftalık bazda büyük ölçüde değişmeden kaldı. Analistler, barış anlaşmasının enflasyon endişelerini hafifletmiş olmasına karşın, bu etkinin ısrarla yüksek seyreden kamu bütçesi açıkları ve büyük sermaye ihtiyaçları nedeniyle dengelendiğini belirtiyor.

Japonya’da TÜFE Mayıs’ta yıllık bazda %1,5 oranında yükselerek enflasyonda kısmen hızlanma sinyali verdi.

Önemli bir politika sinyali olarak, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Kevin Warsh faiz oranlarını değiştirmedi ve böylece yakın vadede bir faiz indirimi beklentilerini boşa çıkardı. Bu durum gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşurken küresel hisse senedi piyasalarında kar satışları görüldü.

Ülkemize dönersek geçtiğimiz hafta BIST-100 endeksi küresel piyasalardaki olumlu seyir paralelinde haftayı değer kazanarak kapattı. Bunun yanı sıra, dolar hariç döviz ve altın değer kaybetti Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 5,71 üzerinde 14.734,50 puandan tamamladı

Türk lirası EUR/USD paritesindeki gelişmeler paralelinde USD karşısında değer kaybederken euro karşısında değer kazandı. Endeks, hafta içinde en düşük 14.251,51 puanı, en yüksek 14.876,07 puanı gördü. Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 7,56 değer kazancıyla 21.128,99 puana, teknoloji endeksi yüzde 6,25 artışla 50.417,30 puana, hizmetler endeksi yüzde 2,83 artışla 13.076,93 puana ve sanayi endeksi yüzde 2,44 yükselişle 18.190,19 puana yükseldi.

Odaş Elektrik en çok prim yapan hisse

Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 26,55 ile Odaş Elektrik ilk sırada yer aldı. Odaş Elektrik'i yüzde 23,08 ile Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve yüzde 22,49 ile Destek Finans Faktoring AŞ izledi. Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 10,55 ile Girişim Elektrik Sanayi, yüzde 8,17 ile Reeder Teknoloji ve yüzde 7,10 ile Europower Enerji oldu. Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 835 milyar 400 milyon lirayla ASELSAN, 603 milyar 540 milyon lirayla Garanti BBVA ve 566 milyar 400 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.

Altın değer kaybetti

24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 0,55 azalışla 6 bin 198 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,55 düşüşle 41 bin 777 liraya geriledi. Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftadaki kapanışının yüzde 0,55 altında 10 bin 382 liraya geriledi.