DENİZ ÜSTÜ RÜZGARDA YATIRIM AŞAMASINA GEÇİLDİ
TÜREB Başkanı İbrahim Erden, deniz üstü rüzgar enerjisi için şartname taslağının sunulmasıyla planlama aşamasından somut yatırım sürecine geçildiğini bildirdi.

İlk etapta 1 gigavatlık kapasite için alan kullanım hakkı 49 yıl süreyle tahsis edilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye’nin ilk büyük ölçekli deniz üstü rüzgar enerjisi yatırımlarının önünü açacak YEKA ve bağlantı kapasitelerinin tahsisine ilişkin şartname taslağını kamuoyu görüşüne sundu. Taslak, 1 gigavatlık deniz üstü rüzgar bağlantı kapasitesi ile ilgili alan kullanım hakkının 49 yıl süreyle tahsisine yönelik çerçeveyi ortaya koyuyor.
TÜREB Başkanı Erden, şartname taslağının kamuoyu görüşüne açılmasının Türkiye’nin deniz üstü rüzgar enerjisi yolculuğunda tarihi bir eşik olduğunu vurgulayarak “Uzun süredir üzerinde çalışılan bu alanda artık planlama aşamasından somut yatırım sürecine geçiyoruz. Deniz üstü rüzgarda atılacak ilk adım, kulelerden deniz yapılarına, limanlardan gemi hizmetlerine, mühendislikten bakım operasyonlarına kadar geniş bir ekonomik ekosistemin oluşmasını sağlayacak stratejik bir dönüşüm anlamına geliyor” dedi. Erden, bu sürecin uluslararası yatırımcıların ve finans kuruluşlarının Türkiye’ye ilgisini artıracağını, ülkenin temiz enerji teknolojilerinde bölgesel liderlik hedeflerine katkı sağlayacağını belirtti.
TÜREB Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman ise Türkiye’nin teknik deniz üstü rüzgar potansiyelinin yaklaşık 75 gigavat seviyesinde bulunduğunu belirterek “Şartname taslağı kapsamında planlanan ilk 1 gigavatlık kapasite tahsisi, gelecekte oluşturulacak çok daha büyük bir pazarın başlangıcı niteliğinde. Orta vadede 5 gigavat seviyesine ulaşma hedefi sektör açısından son derece önemli bir görünürlük sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu. Yaman, planlanan takvimin öngörüldüğü şekilde ilerlemesi halinde ilk deniz üstü rüzgar santrallerinin 2030 civarında devreye alınmasının mümkün göründüğünü ifade etti.
Türkiye’nin bu alana sıfırdan başlamadığını vurgulayan Yaman, Dünya Bankası senaryolarına göre 2040’a kadar 7 gigavat seviyesindeki bir gelişim senaryosunda ekonomik katkının 16 milyar dolara ve 110 bin iş yılına kadar ulaşabildiğini kaydetti. Yaman, rüzgar ölçümleri, deniz tabanı etütleri, çevresel değerlendirmeler, şebeke bağlantı planları ve liman altyapısının doğru şekilde hazırlanmasının yatırımcı güveni açısından kritik önemde olduğunu sözlerine ekledi.