BrisaSol


Küresel sorun, küresel çözüm

Hakan Dikmen 18 May 2020

Şu virüs bize ne biçim senaryolar öğretti. Daha önce sanki kendi dünyamızın içinde yaşıyorduk. Her olayı bireysel olduğu gibi çevremizle de yaşıyorduk. Yok bu ülkede tarım yapılmıyor, yok ihraç mallarının sayısı bu kadar az mı olur, işsiz sayımız milyonu geçti deyip üzülüyorduk. Komşu ülkelerle olan sürtüşmeler bizi ezmeye çalışan ülkeler ve daha nice kafa yorduğumuz olaylarla yaşıyorduk. Bu evde kaldığımız süre bizim için eğitim günleri oldu bence. Düşünüp de araştırmaya başlayınca iskambil kağıdı gibi, hep birbirini tetikleyen olaylarla karşımıza çıkan havuçlar değişip duruyormuş meğer.

Tarım aslında Küresel bir problemmiş. Dünya Çevre Örgütü meğerse belirli senaryoları dünya üzerinde deniyormuş. "Dünya Tarım Örgütü ne yapıyormuş" derseniz o da başka bir alem. Şu Dünya Sağlık Örgütü bile ne görevler üstlenmiş ortalığı nasıl karıştırmış. Biz de bütün bilgilerimizi bu tip dünya örgütleriyle paylaşım ona göre yol alıyoruz. Doğru mu yanlış mı olduğunu anlamak için, iyi araştırmak gerekiyor. Unutmayalım ki, dünyamız her yüz yılda bir yeni görev üstleniyor. Bu görevler insan sayısı ve ekonomisini, teknolojisini pek yakından ilgilendiriyor. İşte 2020 yılı da bu değişim yıllarının mihenk taşlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. 

Teknoloji geliştikçe ilkelleşitiriliyor muyuz acaba? Başımıza ne geliyorsa küresel sorunlar yüzünden geliyor. Çin'de virüs çıkıyor bizim ülke ve dünya insanları aynı anda zarar görüyor. Ekonomi, gıda, hayvancılık, turizm ve daha bir çok sektör anında domino etkisini yaşıyor. Hadi kapıları kapatalım kendi kendimize yetelim diyorsunuz, stok var mı yok. Hadi yapalım diyorsunuz, o da bu saydığım örgütler ve bağlı bulunan BM ya da AB gibi oluşumlar sayesinde olmuyor. Olması için karşınıza bir sürü kural çıkıyor. Tarım yapamıyor, hayvan besleyemiyorsunuz. Bir sürü kural ve imkan sizi çiftçilik ve hayvancılık yapmanızdan uzaklaştırıyor. "Bill ve Melinda Gates Vakfı" geçtiğimiz yıl Tarım Bakanlığı ve Dış işleri Bakanlığı ev sahipliğinde bu konuda ülkemizde bir çalıştay yapmış. Tarımda işler biraz teknolojik ve dijital olacakmış. "Yaşasın Modern Türkiye" diyoruz. Ama ne olacağını şu an bilmiyoruz. Böyle olunca da, hiç istemediğimiz halde makineleri devreye sokuyoruz. İnsan düşününce bazen korkuyor.  Aslında bizi bir yerlerden yönetiyorlar biz büyük bir çiftliğin personeli mi oluyoruz. Küresel dünya küresel güç dünyasının içinde hangi pozisyonda yer alıyoruz? Kendi kendine yeten ve Vatan sevgisi ile yaşayan bizim gibi ülkelerin şimdiden yeni dünya düzeni için stratejisini iyi belirleyip dik duruş sergilemesi gerekiyor. Bakan Pekdemirli geçtiğimiz hafta kutlanan çiftçiler gününde, "Çiftçiye bu yıl 22 milyar lira destek sağlayacağız" dedi. Son 18 yılda çiftçilere 310 milyar lira tarım desteği ödemesi yapılmış. Benim memnun eden başka bir sözü ise; "Çin'de başlayıp tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını, gıdanın ülkeler için adeta bir milli güvenlik meselesi olduğunu göstermiştir. Bakanlık olarak bu önemin farkındayız ve tarımsal politikalarımızı bu bilinçle oluşturup hayata geçiriyoruz." demesi oldu. O kadar sevindim ki. Ülkeme olan güvenim, gururum bir kez daha yenilenmiş oldu. Ancak, bir korkumu da eklemeden geçemeyeceğim. Çiftçilere kullanmaları için modernleşme adına yeni tarım makineleri sunuluyor. Kredi imkanları artırılmaya çalışılıyor. İnşallah bu makineleri kullanacak kişiler, Milletin efendisi köylüler olur. Yoksa diğer efendilerin, teknolojik işi bilen yatırımcı patronların, daha az kişi ile kullanılacak bu makineleri ele geçirip işsiz çiftçi sayısını artırmasını hiç istemeyiz. 

Bu yüzyıl Birleşmiş Milletlerce ön görülen değişiklik iklim üzerinden olacak. Din geçtiğimiz yüzyılın operasyonları için çok önemliydi. Bu yüzyıl ise Bilimle operasyon önder olacak.  21.yy Dijital şehir testi yapılacak. Bakarsınız bir zamanlar keyifle izlediğimiz "Jetgiller" filmi gerçek olur. Ben bu görüşleri Birleşmiş Milletler'in İklim Endeksli değişimlerini de desteklediğini hatırlatmak isterim.

İnşallah bu konuda ülkemizin hayrına işler yapılır. Ben önümüzdeki yıllarda sizin de düşündüğünüz gibi, "Bio enerji", "Bio gıda", "Bio tarım" gibi "üstün akıllı" dijital konu başlıklarıyla sık sık karşılaşacağımızı seziyorum. Umarım bu çalışmalar bizden sonraki neslimiz için de hayırlı olur. Yoksa Küresel dünyada figüran gibi yaşamak ve yönetilmek hiç hoş olmaz.