Konut satışlarında tarihi rekor kırıldı!

Soner Keleş 19 Tem 2020

Tüm dünyayı sarsan pandemi sürecinin etkilerini azaltmak için hayata geçirilen önlem ve teşvikler ile kamu bankalarının düşük faizli konut kredileri başta olmak üzere son iki yıldır biriken talep, gayrimenkul sektöründeki kampanyalar ve normalleşme adımları ile birlikte Haziran ayında konut satışlarında rekorların görülmesini sağladı.

TÜİK verilerine göre Türkiye'de konut satışları Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %209,7 artarak 190.012 oldu. Böylece konut satışları tarihinde haziran ayındaki en yüksek seviyesine ulaşarak haziran ayı rekorunu kırdı. Geçtiğimiz ay kamu bankaları öncülüğünde konut kredi faizlerinde indirime gidilmiş; ilk el konutlara %0,64 ikinci el konutlara %0,74 faiz oranı ile bir yıl ödemesiz, 15 yıla kadar vade hayata geçirilmişti. Bazı gayrimenkul firmaları da proje bazında 2 yıl ödemesiz, 20 yıl vade gibi kampanyaları gerçekleştirdi. Oturum amacıyla konut satın almak isteyenler için düşük peşinatlı ve düşük konut kredisi faizli uygun şartların oluşması ile birlikte diğer taraftan azalan mevduat faizleri nedeniyle yatırımcıların yatırım enstrümanı olarak konuta yönelmesi haziranda kaydedilen rekor satışlarda etkili oldu.

TÜİK'in açıkladığı verilere göre konut satışlarında, İstanbul 28 bin 799 konut satışı ve %15,2 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul'u 21 bin 915 konut satışı ve %11,5 pay ile Ankara, 11 bin 690 konut satışı ve %6,2 pay ile İzmir izledi. Düşen faizler ile ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre %1286,9 artış göstererek 101 bin 504 oldu. Böylece uzun zamandır düşük seyreden konut kredili satışlarda rekor kırılmış oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %53,4 olarak gerçekleşti.

Yeni konut satışları teşvik edilmeli?

İnşaat sektörü, yarattığı katma değer ve istihdam açısından ülke ekonomimizin en dinamik sektörlerinden birisidir. Büyük ölçüde yerli sermayeye dayanan inşaat sektörü yüzlerce meslek dalını ilgilendirmekte olup istihdam ve üretim sürecini olumlu yönde etkilemektedir. İnşaat sektörü, kendisine bağlı 200'de fazla alt sektörün ürettiği mal ve hizmete talep oluşturan bir konumda olması açısından “ekonominin lokomotifi” özelliğine sahip bir sektör olmakla birlikte Türkiye ekonomisin büyüme performansına yaptığı katkıdan dolayı da önemi gittikçe artan bir sektör konumundadır. Diğer taraftan ülkemizde yeni konut ihtiyacını zorunlu kılan en önemli etkenlerden bir tanesi de deprem gerçeğidir. Ülkemizin çok büyük bir kısmının birinci derece deprem alanında bulunması durumun daha ciddiyetle ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle inşaat sektörünün tekrar canlandırılması, eski konut yapı stoklarının yenilenmesi ve kentsel dönüşüm projelerinin devam etmesi için yeni konut satışlarının (birinci el) teşvik edilmesi ve daha da cazip hale getirilmesi gerekiyor. 

Türkiye’de konut stokunu eritmede her geçen yıl birinci el (ilk el) satışın payı giderek azalıyordu, döviz kurlarında yaşanan hareketlilik ve küresel pandemi ilan edilmesinin ardından konut satışlarında yaşanan düşüş Nisan ve Mayıs ayı verilerine de yansıdı.  Ancak Haziran ayı ile birlikte müteahhitten ve projelerden 58 bin konut satışı gerçekleşti. Haziran ayı toplam konut satış rakamları içerisinde ilk el satışların payı %30 a yükseldi. 

Sektör tekrar canlanıyor!

Son iki yıldır Türkiye gayrimenkul piyasasında talep yönünde düşüş yaşansa dahi, önümüzdeki dönemde sektörün tekrar canlılık kazanacağı aşikardır. Düşen konut kredisi faiz oranları ve biriken talebin harekete geçmesi ile beraber hem inşaat hem de konut sektöründe tekrar canlanma başladı.

Kentsel dönüşüm, nüfus artışı ve temel ihtiyaçlar nedeniyle Türkiye’deki konut talebi hiçbir zaman bitmeyecektir. Kısa dönemli yüksek faiz oranları veya döviz yatırımları daha ilgi çekici gibi görünse de, konut yatırımı uzun vadede daha çok kazandırmaya devam edecektir. Özellikle prim potansiyeli yüksek bölgelerden gayrimenkul alımı değerli ve sürdürülebilir bir yatırım aracı olduğu için yerli ve yabancı yatırımcıların konuta olan ilgisi artarak devam edecektir. Türkiye’de nitelikli konut alımının kolaylaşması ve sektörün sürdürülebilir bir büyümeyle ekonomiye katkı sağlayabilmesi için kalıcı teşvikler çok faydalı olacaktır. Son yıllarda yeni yapı ruhsat sayısı düşmesi, mevcut konut stoklarının azalması ile birlikte tüketici tarafında konut fiyatları artmadan ve tamamlanan projelerde değer artışı yaşanmadan önce alım yapmakta fayda vardır.