Milliyetçi Türkiye
Ocak ve şubat aylarında yapılan ondan fazla anketi inceledim. Bu anketlerde beş büyük milliyetçi partinin (MHP, İyi Parti, Zafer, Anahtar Parti ve BBP) oy oranı %25 civarında çıkıyor.
Sadece bu sonuçlara bakarsak hakikatin makalenin başlığıyla çeliştiğini düşünebiliriz. ‘’Türkiye’nin %75’i milliyetçi değilmiş’’ diyebiliriz.
Oysa detaylara baktığımızda bambaşka bir tabloyla karşılaşıyoruz. Örneğin Ak Parti’ye oy veren vatandaşlardan kendilerini tanımlamaları istendiğinde, deneklerin %33’ü milliyetçi, %12’si Atatürkçü, %9’u İslamcı, %30’u muhafazakar ve %3’ü demokrat olduğunu söylüyor. Tayyip Bey Ak Parti’yi muhafazakar-demokrat olarak tarif ediyor ama milliyetçiyim diyenler muhafazakar ve demokratların toplamı kadar. Atatürkçüler, İslamcılardan fazla.
Tabloyu değerlendirirken Atatürkçülerin de milliyetçi olduğunu unutmayalım. Milliyetçiyim diyenlerle Atatürkçüyüm diyenler arasında temel fark, ikinci grubun laikliğe daha fazla önem vermesi. Yoksa Gazi’ye bakışta iki kitle arasında büyük fark yok. Giderek daha milliyetçi politikalar takip etmeleri ve söylemlerini değiştirmeleri, Ak Parti yönetiminin seçmenindeki değişimin farkında olduğunu gösteriyor.
CHP’ye oy veren seçmenlerin %69’u Atatürkçü, %11’i milliyetçi. Sosyalist olduğunu söyleyenler %2, ulusalcılar binde altı ve liberaller binde dört. Asıl önemlisi Dem Partiye oy verenlerin %9’u Atatürkçü, %5’i Türk milliyetçisi olduğunu söylemiş. Muhafazakarım diyenler %7, Sosyalistler %19, demokratlar %26 ve Kürt milliyetçileri %13.
Genel tabloya bakıldığında vatandaşların %30’u Atatürkçü, %27’si Türk milliyetçisi ve %5’i ülkücüyüm diyor. Yani toplumun üçte ikisinin milliyetçi olduğunu söyleyebiliriz. Bu arada muhafazakarım ve demokratım diyen seçmenlerin çoğunun ikinci tercihi milliyetçilik.
Bu yönelimi partilerin oy oranlarından da görebiliriz. MHP’nin 12 Eylül öncesinde aldığı en yüksek oy oranı %6’ydı. Seksenlerde 5’in üstüne çıkılamadı. 90’larda ikiye bölünen milliyetçiler artan teröründe etkisiyle güçlendiler. 1994 ve 95 seçimlerinde %10 civarında oy alan milliyetçiler, Öcalan’ın yakalanmasının da etkisiyle 1999 seçimlerinde %20’ye yaklaştılar. DSP ile kurulan hükümetin başarısız olması yüzünden 2002’de milliyetçi partilerin oy toplamı %10’a kadar düştü. İyi Parti kurulana kadar MHP %12-15, BBP %1 bandında oy aldı.
İyi Partinin kurulmasıyla birlikte milliyetçi partiler %20 bandını ilk kez aştılar. MHP’nin oyu azalmadan milliyetçi partilerin oyu arttı. İlginçtir Zafer’de benzer işlev gördü. MHP ve İyi Parti’nin oyları azalmadan milliyetçi partilerin oyları arttı. Anketlere göre Anahtar Partide de aynı süreç yaşanacak.
MHP ve BBP, Cumhur İttifakının üyesiler. Önümüzdeki seçimlere cumhur ittifakının bünyesinde girecekler. Bugün itibariyle MHP’nin Türk siyasetinde ve Türkiye’nin idaresinde aldığı oy oranından çok daha etkili olduğunu söyleyebiliriz.
Muhalefette yer alan ve birbirleriyle ters düşmemeye özen gösteren üç milliyetçi partinin, İyi Parti, Zafer ve Anahtar Partinin toplam oy oranları %15-16 civarında gözüküyor. Bu oran, başkanlık seçimlerinde hayati derecede önemli. Bu partilerin önünde üç alternatif var. İlki seçime ortak adayla girmek. Aday eğer Mansur Yavaş gibi iddialı bir isim olursa yarışa ortak olabilirler, ikinci tura kalabilirler. Yavaş bu partilerin oy oranını da yükseltecektir. İkincisi, seçime CHP ile ittifak kurarak girmek. Bu ancak Yavaş ortak aday olursa mümkün olabilir. Bu formül gerçekleşirse muhalif milliyetçilerin iktidara ortak olma ihtimali yükselir.
Üçüncü ihtimal, Üçüncü Yol adıyla Deva, Saadet, YRP ve Gelecek tarafından tesis edilmeye çalışılan ittifaka katılmak. Üçüncü yol partileri ırkçı ve lümpen buldukları Zafer’i ittifaka istemiyorlar. Hedefleri anketlerde çıkarsa Abdullah Gül’ü aday yapmak. Bu mümkün olmazsa Yavaş’ı da aday gösterebilirler. Bu alternatifi milliyetçi partiler kaale almamalı. Zira ittifakı oluşturan dört partiden üçünün toplam oy oranı %1 bile değil. Yani bunlar tabela partileri. %2,5-3 nispetinde oyu olan YRP, erime sürecinde. Kaldı ki YRP mensuplarının çoğu, Yavaş’la yarıştığında Tayyip Beyi tercih eder. Üç tabela partisi, geçen seçimlerde CHP’ye uyguladıkları formülü, önümüzdeki seçimlerde muhalif milliyetçilere tatbik ederek mecliste olmayı hedefliyorlar.
Muhalif milliyetçi partilerin cevaplamaları gereken asıl soru şu: İktidara hazırlar mı? Türkiye’yi yönetecek birikime ve kadrolara sahipler mi? Programları iddialı mı? İyi Parti 2019 yerel seçimlerinde CHP ile ittifak yaptı. Birlikte çok sayıda büyükşehir belediyesini kazandılar. Bu belediyelerde İyi Parti hangi farkı yarattı? MHP’nin ülke yönetiminde etkili olduğu gibi varlık gösterebildi mi? Bilakis belediye meclis üyeleri, teşkilatlar ve partili kadrolar CHP’ye geçti. Altılı masanın ilan ettiği programda milliyetçi dokunuşlar görebildik mi?
İktidara gelmekten daha önemli olan iktidara hazır olmak. Aksi halde ülke zarar görür. Yılların emeği yok olur gider. DSP’nin oyu dört yıllık iktidardan sonra %1 düştü. Şimdi binde bir. Gerçi bu millet iktidara hazır olmayan partiye kolay kolay oy vermez. Çok sevdiği Muhsin Beyi ve Aydın Menderes’i bu nedenle iktidara getirmedi halkımız.