Advertisement
SON DAKİKA

Eksen kayması

Trump sadece Amerika'nın değil dünyanın da eksenini kaydırdı. Yaptığı hamleler hedeflediği sonuçların tam tersine yol açıyor.

Trump’ın, ‘’Çin’in ekonomik büyümesinin durdurulmadan süper güç olmasının önlenemeyeceği’’ tespiti çok doğru. Bu sonuca ulaşmak için Çin’in maliyetlerinin artırılmasının ve ihracatının azalmasının şart olduğu da kesin. Venezüella ve İran’dan aldığı petrolün fiyatı yükselince Çin’in maliyetleri artar.  Uygulanan gümrük vergileri yükselince, Çin’in ihracatı düşer. Normal şartlarda bu planın tıkır tıkır işlemesi lazımdı. Ama Trump zücaciyeye giren fil gibi hareket ettiğinden her şeyi kırıp döküyor.

AB ile Hindistan on beş yıla yakın süredir serbest ticaret anlaşması (STA) yapmak için müzakere halindeydiler. Bir türlü anlaşamıyorlardı. Amerika’nın Rusya ve İran’dan petrol ve gaz alan Hindistan’a uyguladığı vergileri artırması ve AB’ye başta Grönland, Rusya-Ukrayna savaşı ve savunma olmak üzere birçok konuda baskı yapması, baskıyla yetinmeyip Avrupa’daki aşırı sağ partileri desteklemesi, tarafların anlaşmazlıklarını bir kenara bırakıp STA’yı imzalamalarına yol açtı. Bu anlaşmadan en çok kaybedenlerden biri ABD olacak.

Amerika’nın Trump’a kadar iki güçlü müttefiki vardı: İsrail ve Yahudilerle, İngiltere, Avusturalya, Kanada ve Yeni Zelanda’dan oluşan Anglosakson devletleri. Trump Kanada’yı 51. eyaleti yapmaya kalkınca, Kanada’dan alınan vergileri arttırınca, Kanada ve İngiltere, Çin’le ayrı ayrı STA imzaladılar. Çin artık bu ülkelere hiç vergi ödemeden ihracat yapabilecek. Yani Trump’ın yanlış siyaseti nedeniyle Çin’in ihracatı artacak. Diğer Anglosakson memleketlerde Çin’le STA görüşmelerine başladılar. Yani onlarda aynı yolun yolcuları. 

ABD Çin’e uyguladığı vergileri yükseltirken Kanada’nın sıfırlamasının sonucu, Kanada’da ucuzlayan, Amerika’da pahalılaşan Çin mallarının kara ve deniz yoluyla Kanada’dan Amerika’ya akması olacak. İki ülke arasındaki sınır 8891 kilometre. Sınırda hiçbir engel yok. Hem Pasifikten hem Atlantik’ten komşular. ABD sınır ticaretini, kaçak mal akışını nasıl önleyecek? Muhtemelen ABD eskisi kadar bile vergi alamayacak. 

AB, Latin Amerika devletleriyle ve Çin’le de STA yapmak için görüşüyor. Eğer Çin, AB ile STA imzalamaya muvaffak olursa, ihracat rekoru kılar. Bu anlaşmaların hepsi ABD’nin aleyhine. Bunlar ABD’ye zarar veren, Çin’i güçlendiren anlaşmalar. İşin kötü yanı bu STA’lar Türkiye’yi de olumsuz etkileyecekler. Rekabet avantajımız azalacağından ihracatımız düşecek veya daha az artacak.

Trump her şeye aynı anda sahip olmak ve dost, hasım ayırmadan bütün devletleri dize getirmek isterken, yan yana gelmeleri ve birlikte hareket etmeleri imkansız olan ülkeleri, Amerika’ya karşı birleştirdi. Amerikalıların artan vergiler nedeniyle daha az Çin malı kullanmalarının, Çin mallarına daha fazla para ödemelerinin yani fakirleşmelerinin Çin’e zararı olmayacak. Çin Amerika’ya azalan ihracatından belki daha fazlasını Anglosakson memleketlere yapacak.

Oysa ABD’nin yapması gereken basitti. En tehlikeli hasım olarak gördüğü Çin’e karşı müttefikleriyle iş birliği yapacaktı. Müttefiklerine bu kadar hoyrat ve sert davranmayacaktı. Çin’e karşı birlikte hareket edildiğinde örneğin gümrük vergileri yükseltildiğinde sonuç alınacaktı. Fakat Trump, müttefik devletlere Çin’e karşı birlikte hareket etmek için baskı yaparken, aynı anda, Kanada’ya ABD’nin eyaleti olmasını ve AB üyesi Danimarka’nın Grönland’ı Amerika’ya vermesini teklif edince, Çin siyaseti çöktü.

Trump’ın sürekli söylem ve tavır değiştirmesi güvenirliğini ortadan kaldırdı. Söz gelimi Trump Davos seyahati esnasında, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı uzun görüşmeden sonra, medyaya ‘’Grönland ile ilgili taleplerimizin büyük kısmı karşılandı. Bize istediklerimizi verdiler’’ mealinde açıklamalarda bulundu. Uluslararası kamuoyu sorunun çözüldüğünü düşündü. Gelin görün ki aradan bir hafta geçmeden bir basın mensubunun sorusuna ‘’Beni yanlış anlıyorsunuz. Grönland 51. eyalet olmayacak. 51. eyalet Kanada olacak. 52. Grönland, 53. Venezüella olacak’’ gibi ipe sapa gelmez bir cevap verdi.

Trump başkan olana kadar batı ülkelerinin tamamı Çin’in hızlı büyümesinden, güçlenmesinden ve Avrasya Blokundan rahatsızdı. ABD, Batı Blokunun doğal lideriydi. Trump’ın bir yıllık performansından sonra Batı ülkelerinin çoğu, ABD’nin, daha doğrusunu ABD’nin egemenliğindeki tek kutuplu dünya düzeninin, Çin’in kutup başlarından biri olduğu çok kutuplu düzenden daha tehlikeli ve riskli olduğunu düşünmekteler. Yani Trump ilanihaye sürdürmek istedikleri Amerikan hakimiyetine onarılmaz zarar verdi. Avrasya Blokunu dağıtacağım derken ki bu bloku zayıflattı, Batı Blokunu dağıttı. Velhasılıkelam dünyanın ekseni kaydı.