Dolar $
8,59
%-0.11 -0.01
Euro €
10,11
%-0.18 -0.02
Sterlin £
11,80
%-0.30 -0.04
Altın
499,49
%-0.38 -1.92
SON DAKİKA
GÜNDEM Pazar 20 Haziran 2021 02:20

YURTİÇİNDE ALTINI 'DOLAR' TUTUYOR

Aşılama sayısındaki artışlarla genele yayılan küresel iyimserlik ve FED'in şahin politikasındaki kararlılığı yurtdışı altın işlemlerinde sert satışlara sahne oldu. Ons altın ana desteği olan 1764 dolara kadar geriledi. Yurtiçinde ise TL'nin dolara karşı değer kaybı 497 liraya kadar inen gram altında düşüşü yavaşlattı.

Yurtiçinde altını  'dolar' tutuyor

Sedat YILMAZ

Gelişmiş yedi ülke G-7’ler ve ardından NATO toplantılarının yapıldığı haftada ABD Merkez Bankası’nın (FED) Haziran faiz kararı, küresel piyasalarda risk algısında kısa ve orta vadeli bir yol haritası orta çıkardı. Yükselen enflasyonla birlikte artan Wall Street borsasındaki satış baskısı, başta Avrupa ve Uzak doğu borsa ve piyasalarında etkili oldu.

FED’in hafta ortası gerçekleştirdiği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında finans piyasalarını ve ekonomiyi desteklemek için kullanılan varlık alım programıyla ilgili tartışmaların başlayabileceğini ve gelecek iki yıl içinde belirli oranlarda politika faizinde artışların olabileceğini açıklamasıyla daha da pekişen şahin tavır, bankalardaki munzam karşılıklardaki faiz artışlarını da beraberinde getirdi. Söz konusu durum başta pay ve altın piyasaları tarafından olumsuz algılandı.

Borsalardaki satışların yanında özellikle ons altında sert satışlar gözlenirken altın yüzde 5’in üzerinde bir düşüş yaşayarak bu hafta belki de 15 ayın en kötü dönemine imza attı. Ons altın, en önemli destek seviyesi olan 1764 dolara kadar geriledi.

Yurt içinde ise haftalık bazda yatırımcısına yüzde 1,5 oranında kaybettirmesine karşılık dolar/TL kurundaki yüksek seviye, gram altın fiyatlarını 500 liranın hemen altında tuttu. Ons altında sert satışlara karşılık doların Türk Lirası karşısında yüzde 4’lerin üzerinde değer kazanması gram altın fiyatının daha fazla düşmesini önledi ve gram altın haftayı 497 liradan kapattı.

Küresel piyasalar bundan sonraki süreçte ABD ve Avrupa’da artan enflasyonu takip ederken diğer yandan pandemi ile ilgili gelişmeleri gündem belirlemede kullanacağı gözleniyor.

Powell konuştu altın düştü

FED Başkanı Jerome Powell’ın FMOC’tan sonra yaptığı basın toplantısında belirli periyotlar dahilinde varlık alımlarının azaltılabileceğine dair iması pay piyasalarında moral bozdu. Şahin tavrın devam ettiği gözlenen FED’in bu hareketi dolar endeksini 92,3’ün üzerine attı ve ABD 10 yıllık tahvillerini yeniden yüzde 1,59’lara yükseltti. Yatırımcı iştahı, bir anda borsadan tahvile kaydı. Tahvil piyasasına yönelik bu yüksek ilgi faiz oranlarını yüzde 1,44’lere kadar çekti.

Yatırımcının tahvil için ellerindeki altın varlıklarını da ellerinden çıkarmasıyla ons altın fiyatları destek seviyelerine inerek 1463 dolarları gördü. 1765 dolar seviyesinde alım için bekleyen yatırımcıyı da şaşırtan bu durum piyasada “Acaba 1750 dolar desteği yeniden mi doğuyor?” sorusunu sordurdu.

Analistler şu andaki altındaki seyrin aşağı yönlü olduğunu, bundan sonra önemli bir risk oluşmazsa altının ancak uzun vadeli fırsatların yatırım aracı haline gelebileceğini söylediler.

2021 yılına pandemi riskleriyle 1900 dolarla başlayan ons altının son 40 yılın belki de en kötü ilk çeyrek dönemlerinden birini yaşadığını dile getiren analistler, geçen Mart ayında 1683 dolara kadar inen ons altının bu defa Nisan ve Mayıs’taki gibi yeniden 1900 doları görme ihtimalinin pek mümkün olmadığını, Haziran’ın ilk haftasından bu yana yüzde 7,7 değer kaybettiğini ve düşüş eğiliminin de devam ettiğini kaydettiler.

Altın fiyatlarındaki sert düşüşü, sadece Türkiye’de dolar/TL kurundaki yüksekliğin koruduğuna dikkat çeken analistler, Haziran başında 534 lira ile tüm zamanların zirvesini gören gram altının da düşüş eğilimine girdiğini, “Şayet TL bu hafta dolar karşısında gücünü koruyabilseydi gram altın fiyatları, soluğu 490 liranın altında alırdı” dediler. Analistler Türk Lirası’nın bu hafta dolara karşı yüzde 4 değer kaybettiğini, gram altının da haftayı 497 liradan kapattığını hatırlattılar.

Yatırımcı ne yapacak?

Pandeminin etkisiyle tüm dünyada artan enflasyon datalarını izlemeye alan küresel piyasalar başta ABD, Avrupa ve Uzakdoğu’da yatırımcının ilgisini çekecek gündemlerin oluşmasını bekleyecek.

Pandemi öncesine dönüş sinyallerinin verildiği yılın ikinci yarısından itibaren küresel merkez bankalarının varlık alımlarında yapabilecekleri varlık alımlarda azaltım konusuna odaklanan piyasalar, guvernörlerin ağzından çıkacak her cümleyi analiz edip değerlendirmeye çalışacak.

Bundan sonraki süreçte riskli varlıkların talep görmedeki cazibesinin ölçüleceğini ve daha çok yatırımcının pay piyasaları ve faizler yükseldiğinde tahvil tarafında kalmaya devam edeceğini dile getiren analistler, ekonomide yeniden açılmaların artan enflasyonu daha da tetikleyebileceği düşüncesiyle ABD hatta ardından Avrupa ve diğer küresel merkez bankalarında faiz artışlarına yönelik bir eğilimin artabileceğini söylediler.

Politika faizini artırma konusunda bir tarih veya periyodik bir çizelge oluşturulmadığını, bu durumun dahi bir belirsizlik ortamı meydana getirme anlamında piyasalara yön verebileceğine vurgu yapan analistler, “Küresel piyasaların gözü son yılların en yüksek enflasyonuna sahip olan ABD’de… Tüketici fiyatları Mayıs’ta yüzde 5, üretici fiyatları da yüzde 6,6 gelmesi, para politikalarında da bir değişikliğin habercisi. Enflasyondaki tırmanış devam ederse bu yıl olmasa da gelecek yıldan itibaren mutlaka FED faiz artışlarına başlar. Piyasaların buna hazır olması gerekir” değerlendirmesini yaptılar.

Rusya Merkez Bankası’nın yükselen riskler paralelinde yarım puan faiz artırdığına işaret eden analistler, yakın geleceğin bir faiz artırım dönemi olabileceğini ifade ettiler.

FED borsaların ipini çekti

FED, FMOC toplantısında aldığı kararlarla önce kendi ülkesinde New York borsasında satış getirdi. Haftalık bazda Dow Jones yüzde 3,45, S&P 500 yüzde 1,9u ve Nasdaq yüzde 0,28 değer kaybetti. FED toplantısının menfi etkileri ABD borsalarını etkisi altına alırken Avrupa borsaları da haftayı aynı olumsuzlukla kapattı. Yine haftalık bazda Alman DAX yüzde 1,56, İngiliz FTSE 100 yüzde 1,63, Fransız CAC 40 yüzde 0,48 ve İtalyan MIB 30 yüzde 1,9 değer kaybetti.

Küresel borsa düşüşlerini Uzakdoğu piyasaları pozitif karşıladı. NATO zirvesinin Çin’e yönelik mesajlarının da etkili olduğu Asya piyasalarında buna rağmen olumluluk hakim oldu. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) hafta içi yaptığı toplantıda varlık alımlarına hız kesmeden devam edeceklerini bildirmesi piyasaların yüksek kayıplarını önledi. Nikkei, batıdan gelen FED rüzgarıyla sadece haftalık yüzde 0,1 oranında kayıp yaşadı. Ancak Çin tarafından NATO’dan yansıyan olumsuz mesajlar Şangay borsasını haftalık yüzde 1,8’lik bir kayba taşıdı.

Gelecek hafta yurt dışındaki gelişmeler hareketliliğini sürdürecek ve piyasaları etkisi altına almaya devam edecek. Salı günü FED başkanı Jerome Powell’ın Temsilciler Meclisi’nde para politikalarına yönelik bir konuşması olacak. ABD’deki PMI ve güven endeksleri piyasaların gündeminde olacak.

Avrupa tarafından İngiltere Merkez Bankası (BOE) faiz toplantısı ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın hafta başı yapacağı konuşma dikkatlerden kaçmayacak.  Asya’da Japonya’da PMI ve enflasyon (TÜFE) verileri izlenecek.

FED’in küresel piyasaları etkisi Borsa İstanbul’da da hissedildi. Diğer yandan döviz piyasasında dolar ve euro TL’ye karşı değer kazanırken altın fiyatları ise sınırlı bir düşüş yaşadı. Analistler, sürecin bir müddet daha devam edeceğini, Borsa İstanbul’da sektörel bazlı yukarı yönlü hareketlerin olabileceğini, burada sezon itibariyle açılmalar ve Rusya gibi ülkelerin Türkiye’ye yönelik uçuşlarını başlatması turizm sektörüne bir ivme kazandırabileceğini ve bu iyimserliğin borsaya da yansıyabileceğini belirttiler. Analistler ayrıca gelecek hafta açıklanacak sektörel güven endekslerinin borsayı olumlu etkileyebileceğini dile getirdiler.

Yatırımcı yüksek riskten kaçmak istiyor

ABD Merkez Bankası’nın (FED) FMOC toplantısından piyasalar için çıkan olumsuz sonuçların etkisini sürdüreceği gözleniyor. Özellikle gelişen ülke piyasalarından para çıkışların olacağı, bu durumun yerel para birimlerinde değer kayıplarını oluşturabileceği, artan enflasyonla birlikte söz konusu ülke merkez bankalarının faiz artırımı yolunda karar alma ihtimalinin gündeme gelebileceği belirtiliyor.

Pay, tahvil ve alternatif piyasalarda yatırımcının nasıl karar alacağı ve hangi yöne kayacağı konusunun önemini koruduğu dile getirilen yorumlarda söz konusu durum muvacehesinde tahvil piyasalarının bir adım öne çıkabileceği kaydediliyor.

Bu haftanın tüm piyasalar için gelecek haftalar için örnek teşkil edebileceği ve yatırımcının söz konusu patika üzerinde hareket etme ihtimalinin yükseldiği ve aşırı risklerden kaçınma yolunu tercih edeceği öngörüleri yapılıyor.

Bu hafta yurtiçi piyasalarda Borsa İstanbul (BIST) 100 bileşik endeksi yüzde 4,78, altının gram satış fiyatı yüzde 1,49 değer kaybederken, dolar/TL yüzde 4,05, euro/TL yüzde 2,06 değer kazandı. Böylece 1000 TL’lik bir yatırım borsada 952,2 lira, altında 985,1, dolarda 1040,5 lira ve euroda 1020,6 lira oldu.

Söz konusu gelişmeler doğrultusunda bu hafta ve gelecek hafta piyasalardaki performansa yönelik değerlendirmeler şöyle oluştu:

BIST 100… BIST 100 endeksi, en düşük 1.388,71, en yüksek 1.468,95 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 4,78 azalarak 1.391,06 puandan tamamladı. Borsa’nın gelecek haftadan itibaren yurt dışı gelişmeleri gündemine alıp enflasyon ve faiz konularını takip ederek sektörel ağırlıklı bir yol izlediği tahmin ediliyor. BIST 100 endeksinin önemli bir düşüş trendine geldiğini ifade eden analistler ana destek haline gelen 1370’lerin aşağı yönlü kırılması durumunda 1300’lü rakamların gündeme gelebileceğini belirtiyor. Endekste direnç noktalarının öncelikle 1400’ün altı olduğuna vurgu yapan analistler, 1400’ü yukarı kıramayan endeksin 1450’leri görme ihtimalinin kısa vadede mümkün görmediklerini dile getiriyor. Türkiye CDS’lerinin 377’lere kadar inmesine karşılık borsanın yurt dışı piyasaların etkisinde kalmaya devam edeceğini belirten analistler, dolardaki yukarı yönlü gidişin ve para çıkışlarının borsaya girişleri engellediğini anlatıyorlar. Analistler yatırımcının oluşan risk ve belirsizliğin daha netleşmesini bekleyeceğini ve ona göre bir yol haritası çizeceğini düşünüyor.

DOLAR/TL… FED’in yeni şahin açıklamalarıyla kuvvetlenen dolar endeksi 92,36’yı geçerken birçok ülke para birimi dolar karşısında değer kaybetti. Türk Lirası da haftalık bazda dolara karşı değer kaybeden para birimleri arasında yer aldı. Dolar yüzde 4,05 oranında değer kazanarak haftayı 8,7400 liradan kapattı.  Tahminlere göre, uzun zamandır 1,1 seviyelerinde hareket eden euro/dolar kurunun 1,03’e inmesinden güç olarak çıkışa geçen dolar,  güçlenme yönünde hareket edeceğini gösterdi. 8,73 direncini kırarak haftayı 8,74’ten kapatan dolar/TL kuru ise yönünü aşağı çevirme noktasında ekonomi yönetiminden gelecek sıcak haberleri bekliyor. 8,73 direncini destek yapan kurda 8,50 kadar olan alan beklenmesi gerektiğine işaret ediyor. Kurda en kuvvetli dirençler 8,80 – 8,90 arası. Burasının kırılması 9 liralı rakamları gündeme getirebilir. En zayıf destekler ise 8,50’den başlayarak 8,65’e kadar geliyor.

EURO/DOLAR… Euro/dolar paritesinin güçlü dolar karşısında 1,03’e inmesi euroda erimenin devam edeceğine işaret ediyor. Tahminlere göre, FED’in faiz artırma ve tahvil alımlarında azaltmaya gitme gibi söylemleri euronun moralini bozmuş. Euronun dolara karşı 1,1’i direnç yaptığı yerde aşağı kırılma ihtimali daha fazla artıyor. Euro/TL kuru bu hafta yüzde 2,06 artarak 10,3800 liraya yükseldi. Eurodaki uluslararası seyre bakıldığında, TL’nin dolara göre geri çekilmesi daha az olacak. Kurun trendinde önemli bir nokta olan 10,35 yukarı yönlü kırılmış görünüyor. Küçük artışlar da olsa eurodaki artış trendi 10,52’ye kadar çıkabilir. Kurda ilk etapta destek seviyesi 10,36 ve ardından 10,30 geliyor.

ALTIN… FED açıklamaları ve yükselen ABD tahvil getirileriyle altın bu hafta son yılların en büyük kayıplarından birini yaşadı. Ons altın kritik 1770 desteğini kırıp 1764 dolara kadar geriledi ve düşüşü hafta kapanışı önledi. Halen düşüş yönünde hareket eden ons altın fiyatlarının 1740’ı aşağı yönlü kırması durumunda 1700 dolara kadar düşüşlerin olabileceği tahminleri yapılıyor. Söz konusu gelişmeler çerçevesinde yurtiçinde de altın fiyatları değer kaybına uğradı. Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,49 kayıpla 497,20 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,49 azalışla 3.296,00 liraya geriledi. Geçen hafta 817,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı ise 805,00 liraya indi. Doların pozitif görünümü, ons altın üzerinde de baskı kurduğu için yukarı yönlü harekette zorlanıyor. Gram altın ise gücünü dolardan alıyor. Halen 8,73 seviyelerinde gezinen dolar altın fiyatlarının 490 liranın altına düşmesini engelliyor. Gelecek hafta doların seyrine göre hareket edecek gram altının aşağıdaki kuvvetli desteği 492 lira. Yukarı yöndeki direnci ise 506 lira olarak şekilleniyor.

 PETROL… Petrolde dolar kaynaklı hareket gözlense de brent petrol 73 dolar seviyesindeki gücünü korumaya çabalıyor. Dolarda güçlenme devam ederse petrol fiyatlarında da bir geri çekilme söz konusu. Petrolü destekleyen unsur, yaz aylarında güçlenen talep ve arz tarafında ise OPEC’in üretimdeki kısıtlamaları devam ettirmesi. Şu anda petrolü etkileyecek tek etken doların seyri. 73 direnç noktasını kıran brent petrolde destek 72,5 dolar. Brentte yeni destek 74 dolar. Batı Teksas (WTI) petrolünde de 70’li seviyeler oturmuş görünüyor. WTI’da direnç 70,80, destek ise 69 dolarda.

KRİPTO PARA… Pazarda eski canlılık bulunmuyor. Özellikle riskli varlıklara yatırımların gerilediği bu dönemde kripto para piyasası hareketini Bitcoin öncülüğünde yürütebiliyor. 35 bin 900 dolara kadar düşen Bitcoin haftalık bazda yüzde 1,79 değer kazandı. 2 bin 200 dolarda hareket eden Ethereum’un haftalık kaybı yüzde 2,47. Pazarın diğer parası Ripple 0,79 dolar ile haftalık yüzde 2,81 kayıp yaşadı. Haftanın en fazla değer kaybeden parası Dogecoin yüzde 4,20’lik yatırımcısına kaybettirdi.