SON DAKİKA
Savunma Salı 18 Ağustos 2026 09:12

TÜRKİYE'NİN SAVUNMA KABİLİYETİ GÜÇLENİYOR

TUSAŞ tarafından geliştirilen ANKA-3'ün taşıdığı Süper Şimşek sistemleri, eğitim hedefi olmanın ötesinde kamikaze taarruz, elektronik harp ve aldatıcı hedef görevlerinde kullanılabiliyor. Uzman değerlendirmelerine göre bu sistemler, düşman hava savunmasının kapasitesini tüketerek gerçek savaş uçaklarının görev başarısını artırabilecek bir konsept sunuyor

Türkiye'nin savunma kabiliyeti güçleniyor

Türkiye'nin savunma sanayisinde insansız sistemler ve hava savunma teknolojilerine yönelik geliştirdiği kabiliyetler, savaş sahasında farklı görevlerin aynı platform üzerinden yürütülebileceği yeni bir konsepti ortaya koyuyor.

TUSAŞ tarafından geliştirilen uçan kanat formundaki ANKA-3'ün iki Süper Şimşek ile gerçekleştirdiği uçuş, bu sistemlerin farklı görevlerde kullanılabilme kapasitesini gündeme getirdi.

Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla'nın değerlendirmesine göre Süper Şimşek, yaklaşık 0,8 Mach ve 400 knot seviyelerine ulaşabilen bir hedef uçak sistemi olarak hava ve deniz kuvvetlerinin eğitimlerinde kullanılabiliyor. Sistem, düşman uçağı veya füzesini simüle ederek hava savunma unsurlarının eğitimine katkı sağlıyor.

KAMİKAZE GÖREVİNDE KULLANILABİLİYOR

Süper Şimşek'in kullanım alanı yalnızca eğitimle sınırlı kalmıyor. Fazla'nın verdiği bilgilere göre sisteme yaklaşık 50 kilogramlık bir harp başlığı yerleştirilmesi halinde, ANKA-3 üzerinden düşman derinliklerine gönderilerek füze benzeri bir taarruz unsuru olarak kullanılabiliyor.

Sistem aynı zamanda aldatıcı hedef olarak da görev yapabiliyor. Çok sayıda Şimşek'in aynı anda kullanılmasıyla düşman radarlarında savaş uçaklarının yaklaştığı izlenimi oluşturulabiliyor.

Fazla, 10 Şimşek'in savaş uçağına yakın hızlarda uçması halinde karşı tarafın bunları F-16 veya KAAN gibi algılayabileceğini belirterek, bu yöntemle hava savunma sistemlerinin yanıltılabileceğini ifade etti.

Aldatıcı hedeflerin önemli avantajlarından biri, düşmanın pahalı hava savunma sistemlerini daha düşük maliyetli platformlara karşı kullanmasını sağlamak olarak öne çıkıyor.

Fazla, sınırlı sayıdaki Patriot gibi hava savunma sistemlerinin Şimşeklere karşı kullanılmasının, gerçek savaş uçaklarının görev sırasında hayatta kalma ihtimalini artırabileceğini belirtti.

Bu konsept, savaş uçaklarının hedef bölgeye ulaşmasından önce hava savunma kapasitesinin azaltılmasını amaçlıyor. Böylece gerçek unsurların daha zayıf bir savunma ortamıyla karşılaşması ve görev başarısının yükselmesi hedefleniyor.

ELEKTRONİK HARP KAPASİTESİ

Süper Şimşek'in elektronik harp kapsamında da kullanılabileceği belirtiliyor. Radar ekranındaki hedef algısının değiştirilmesi, tek bir savaş uçağının birden fazla uçak gibi görünmesinin sağlanması veya hedefin konumuna ilişkin yanıltıcı izler oluşturulması mümkün olabiliyor.

Fazla, bu sistemlerin tek başına savaş kazandıracak bir unsur olmadığını, ancak farklı hava platformları ve elektronik harp kabiliyetleriyle birlikte kullanıldığında harekât planlamasında seçenekleri artırdığını vurguladı.

Sistemlerin olası kullanımına ilişkin Akdeniz'deki bir ada üzerinden örnek veren Fazla, gerçek savaş uçaklarından önce çok sayıda Şimşek gönderilebileceğini belirtti.

Senaryoya göre 20 gerçek F-16'nın yanında 30 Şimşek'in gönderilmesi, düşman hava savunma sistemlerinin toplam 50 hedefle karşı karşıya kalmasına neden olabilir. Savunma unsurlarının önden giden aldatıcı hedeflere angaje olması halinde gerçek uçaklara karşı kullanılabilecek mühimmat miktarı azalabilir.

DENİZDE YAKIN SAVUNMA GÖKSUR

Türkiye'nin hava savunma kabiliyetlerinden biri olan GÖKSUR da değerlendirmede öne çıkan sistemlerden biri oldu.

ASELSAN ve TÜBİTAK SAGE ortaklığıyla geliştirilen GÖKSUR'un özellikle gemilere yönelen küçük mühimmatlar, dronlar ve benzeri tehditlere karşı yakın savunma görevi üstlenebileceği belirtildi.

Fazla, sistemlerin kendi radarlarıyla yaklaşan küçük hedefleri tespit ederek yoğun mühimmat kullanımıyla etkisiz hale getirebildiğini ifade etti. GÖKSUR'un yaklaşık 11 kilometrelik menzilinin denizdeki bir platformun kendisini koruması açısından önemli olduğunu söyledi.

Türkiye'nin savunma teknolojilerindeki bir diğer avantajı ise geliştirilen mühimmatların farklı platformlara uyarlanabilmesi olarak gösteriliyor.

Fazla, Bozdoğan füzesinin uçakların yanı sıra İHA'larda da kullanılabileceğini belirterek, aynı mühimmatın farklı platformlardan kullanılabilmesinin teknolojik olgunluk açısından önemli olduğunu söyledi.

ABONE OL