SON DAKİKA
Savunma Çarşamba 27 Mayıs 2026 08:53

SAVUNMA SANAYİİNDE TURQUALİTY DEVRİMİ

Küresel gerilimlerin arttığı bir dönemde yerlilik oranını yüzde 80'in üzerine çıkaran Türk savunma sanayii, Turquality desteğiyle dünya liginde markalaşma atağına kalktı.

Savunma sanayiinde Turquality devrimi

Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen en karmaşık ve çok katmanlı jeo-politik gerilimlerin gölgesinde, savunma stratejilerini yeniden tanımlıyor. Rusya-Ukrayna hattındaki yıpratma savaşından Tayvan Boğazı’ndaki egemenlik mücadelesine, İran-İsrail geriliminden Orta Doğu’daki ABD destekli yeni denklemlere kadar her sarsıntı, savunma sanayiini küresel ekonominin merkezine taşıyor. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI) verilerine göre, küresel askeri harcamalar son yıllarda üst üste rekor kırarak 2.5 trilyon dolar seviyelerine ulaştı.

2022’den bu yana Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı Doğu Avrupa'daki çatışma ortamı, kıta ülkelerinin savunma bütçelerini Soğuk Savaş'tan bu yana en yüksek seviyelere çekmesine neden oldu. Orta Doğu’da 2026’nın ilk çeyreğinde başlayan bölgesel gerilimler ve ticaret yollarındaki belirsizlikler, otonom sistemlere olan küresel talebi son 5 yılda %40'ın üzerinde artırmış durumda.

TÜRKİYE'NİN STRATEJİK YÜKSELİŞİ

Dünyadaki bu konjonktür, Türkiye'nin son 20 yılda kararlılıkla yürüttüğü Milli Teknoloji Hamlesi'nin stratejik doğruluğunu kanıtlıyor. 2000'li yılların başında %20'lerde olan yerlilik oranı bugün %80'leri aşmış durumda. Savunma sanayi ihracatı 5.5 milyar dolara ulaşan Türkiye, SIPRI'nin Mart 2026 verilerine göre küresel silah ihracatındaki payını %122 artırarak dünyanın en büyük 11. silah ihracatçısı konumuna yükseldi. Türkiye, 170 ülkeye ulaşan pazar çeşitliliğiyle Körfez ülkelerinden Avrupa’ya, Afrika’dan Asya’ya kadar uzanan bir stratejik güven kuşağı oluşturuyor. İHA, SİHA, zırhlı kara araçları, deniz platformları ve elektronik harp sistemleri ihracatın lokomotifini oluştururken, 2025 sonunda 5 Türk firması dünyanın en büyük 100 savunma şirketi arasında yer alıyor.

SAHA İSTANBUL VE KÜRESEL EKO-SİSTEM

Türkiye’nin başarısı sadece ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, Baykar veya HAVELSAN gibi amiral gemisi markalarla sınırlı kalmıyor. Savunma sanayi eko-sistemi Türkiye genelinde küresel rekabetçi bir endüstriyel sınıf yaratıyor. SAHA İstanbul, Avrupa'nın en büyük sanayi kümelenmesi olarak bu başarının merkezinde yer alıyor. Düzenlenen SAHA EXPO gibi dev organizasyonlar, milyarlarca dolarlık iş hacmi yaratarak Türk mühendisliğinin dünya pazarlarına açılan vitrini işlevini görüyor.

TURQUALITY İLE MARKALAŞMA HAMLESİ

Teknoloji üretmek ve ihraç etmek günümüz dünyasında tek başına yeterli olmuyor; üretilen değeri algı ile desteklemek ve küresel bir marka inşa etmek zorunlu hale geliyor. Savunma sanayii şirketleri; küresel pazarlardaki sertifikasyon süreçleri, hedef pazar analizleri ve marka konumlandırması gibi kritik aşamalarda dünyanın devlet destekli ilk ve tek markalaşma programı olan TURQUALITY desteğini kullanıyor.

150’yi aşkın ülkede marka araştırmaları gerçekleştiren AGS Global’in Kurucusu Ahmet Güler, Türk savunma sanayiinin geldiği eşiği şu sözlerle değerlendiriyor: Küresel jeo-politik fay hatlarının hareketlendiği bu çağda devletlerin satın aldığı şey sadece teknoloji değil; sürdürülebilirlik, itibar ve kesintisiz güvendir. TURQUALITY vizyonu, savunma sanayimizdeki yetenekleri dünyanın dört bir yanında itibar gören küresel markalara dönüştürüyor. Türkiye, bu nitelikli tedarik zinciriyle fiyat rekabetinden çıkıp güven rekabetine geçmiştir. Türk Malı imzası artık stratejik bir güvence markası haline gelmiştir.