SON DAKİKA
ANALİZ Pazar 19 Temmuz 2026 02:09

SAVAŞIN GÖLGESİNDE EKONOMİ

Belki de her şey iyiye gider diye düşündüğümüz geçen hafta yine şaşırtıcı gelişmeleri sundu bize. Savaş haberinden hemen önce, küresel piyasalarda ana gündem maddeleri enflasyonun seyri, merkez bankalarının (özellikle Fed ve ECB) faiz politikaları ve büyüme verileriydi.

Savaşın gölgesinde ekonomi

Dünyada enflasyonda katılık devam ederken, merkez bankalarının faiz indirim süreçlerini ağırdan alması ve talep yetersizliği küresel büyümeyi baskılıyordu. Petrolün hafta içinde 90 USD sınırına dayanması, zaten küresel enflasyon kaygılarını (özellikle enerji kanalıyla) yeniden tetiklemişti.  

Geçtiğimiz hafta Türkiye cephesinde sıkı para politikasıyla enflasyon kontrol altına alınmaya çalışılırken, iç talepte yavaşlama ve imalat sanayisinde PMI verileriyle teyit edilen daralma sinyalleri daha belirgin hale gelmişti. Cari açığı azaltma mücadelesi sürerken yükselen petrol fiyatları enerji ithalat faturasını artırmaya başlamış, haftanın son gününde akaryakıta gelen zam da bunun ilk yansımalarından biri olmuştu.

Ancak cuma günü gelen savaş haberi, haftalık kapanışta piyasalarda tam anlamıyla bir "riskten kaçış" (risk-off) fiyatlamasını beraberinde getirdi.

İlk tepki enerji piyasasında görüldü. Küresel petrol arzının can damarı olan Hürmüz Boğazı'nın risk altına girmesiyle petrol fiyatları yeniden alarm vermeye başladı. Piyasalar, önümüzdeki hafta petrolün 100 dolar seviyesini test etme ihtimalini ciddi şekilde fiyatlamaya başladı.

Bu gelişmelerin kalıcı etkisi ise savaşın süresine ve özellikle Hürmüz Boğazı'nın açık kalıp kalmayacağına bağlı olacak.  Ayrıca Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda oluşturabileceği riskler de küresel lojistik açısından önemli bir tehdit oluşturuyor.

Bu senaryoda Fed'in para politikası da yeniden şekillenebilir. 

Bir diğer önemli risk ise küresel tedarik zincirleri. Ortadoğu'daki lojistik koridorlarının zarar görmesi, pandemi döneminde yaşanan arz şoklarına benzer yeni bir küresel tedarik krizini tetikleyebilir.

Hafta içerisinde olumlu gelişmeler de vardı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin kredi notunu "BB-", görünümünü ise "durağan" olarak teyit etti. Bu karar, mevcut ekonomi programına duyulan temkinli güvenin sürdüğünü gösterirken, jeopolitik risklerin önümüzdeki dönemde bu olumlu görünümü zorlayabileceği de unutulmamalı.

Bu noktada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın önünde oldukça zor bir denge bulunuyor. Bir tarafta enflasyonla mücadele amacıyla faizlerin uzun süre yüksek tutulması gerekliliği, diğer tarafta ise artan finansman maliyetleri nedeniyle zorlanan reel sektörün desteklenmesi ihtiyacı bulunuyor. Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının bu hassas denge gözetilerek şekillenmesi bekleniyor.

Bu hafta yatırım araçlarından borsa ve altın değer kaybetti.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 2,38 azalışla 13.981,05 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 13.941,98 puanı, en yüksek 14.265,51 puanı gördü. Borsa İstanbul'da aynı dönemde sanayi endeksi yüzde 2,28 artışla 18.761,95 puana ve hizmetler endeksi yüzde 1,38 yükselişle 12.820,06 puana çıkarken, mali endeks yüzde 4,97 azalışla 19.512,42 puana, teknoloji endeksi ise yüzde 2,37 kayıpla 46.944,88 puana geriledi.

Balsu Gıda, en çok prim yapan hisse olarak haftayı kapadı.

Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 30,99 ile Balsu Gıda ilk sırada yer aldı. Balsu Gıda'yı yüzde 23,60 ile Efor Yatırım Sanayi Ticaret AŞ ve yüzde 19,20 ile Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ izledi. Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 34,31 ile Destek Finans Faktoring AŞ, yüzde 12,05 ile Astor Enerji ve yüzde 7,37 ile Türk Altın İşletmeleri oldu. Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 602 milyar 840 milyon lirayla ASELSAN, 557 milyar 325 milyon 627 bin lirayla Tüpraş ve 544 milyar 200 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ oldu.

Altın değer kaybederken döviz yatay seyretti

24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 2,45 azalışla 6 bin 53 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 1,90 düşüşle 39 bin 819 liraya geriledi. Çeyrek altının satış fiyatı da önceki haftaki kapanışının yüzde 1,84 altında 9 bin 993 liraya geriledi. 

Doların satış fiyatı değişmeyerek 46,9870 lira, Euronun satış fiyatı da yatay seyirle 53,6950 lira oldu. Geçen hafta 63,0260 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta 63,0360 liraya yükseldi. İsviçre frangı da önceki haftadaki değerinin hemen üzerinde 58,1980 liradan alıcı buldu.

ABONE OL