RUSYA SURİYE'DE SON KALELERİNE VEDA EDİYOR
Rusya'nın 2015'te başlayan askeri müdahaleyle Suriye'de kurduğu güçlü askeri varlıkta tarihi bir kırılma yaşanıyor.

Şam yönetimi ile Moskova arasında varılan yeni anlaşma, Tartus deniz üssü ile Hmeymim hava üssünün geleceğini yeniden şekillendirirken, Rusya’nın ülkedeki son stratejik dayanak noktalarının da büyük ölçüde el değiştirmesine yol açıyor.
Al Majalla’nın analizine göre, yaklaşık on yıl boyunca Suriye’de askeri üstünlük sağlayan Moskova, artık Tartus ve Hmeymim üzerindeki mutlak kontrolünü kaybediyor. Şam yönetimi, ülke egemenliğini yeniden tesis etme hedefi doğrultusunda bu kritik tesislerin sivil bölümlerini kendi kontrolüne alacak. Reuters ve AP’nin aktardığı anlaşmaya göre, üslerin askeri bölümleri ise ortak eğitim ve koordinasyon merkezlerine dönüştürülecek. Böylece Rusya tamamen çekilmeyecek ancak varlığı artık sınırlı ve ortak bir statüye indirgenecek. Kaynaklar, geçiş sürecinin yaklaşık üç ay içinde tamamlanmasının planlandığını belirtiyor.
Esad sonrası dengeler değişti
Bu gelişmenin arka planında, 2024 sonunda Beşşar Esad yönetiminin devrilmesi bulunuyor. Esad’ın Rusya’ya sığınmasının ardından iktidara gelen Ahmed el-Şara yönetimi, ülkenin dış askeri bağımlılıklarını azaltmayı ve stratejik altyapıyı yeniden ulusal otoriteye bağlamayı hedefliyor.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Tartus Limanı’nın ticari bölümleri ile Hmeymim Havalimanı’nın sivil operasyonlarının tamamen Suriye devlet kurumlarına devredileceğini açıkladı. Bu adım, son 18 ayda yürütülen müzakerelerin en önemli sonucu olarak değerlendiriliyor.
Akdeniz’de stratejik kayıp
Tartus üssü, Sovyetler Birliği döneminden bu yana Rusya’nın Akdeniz’deki tek kalıcı deniz lojistik noktası olarak kabul ediliyordu. Hmeymim ise yalnızca Suriye operasyonlarının değil, Rusya’nın Afrika’daki askeri ve lojistik faaliyetlerinin de önemli bir aktarma merkezi haline gelmişti.
Uzmanlara göre bu iki üssün statüsünün değişmesi, Moskova’nın Doğu Akdeniz’deki hareket alanını daraltabilir. Özellikle Ukrayna savaşına yoğunlaşan Kremlin’in, Orta Doğu’daki askeri kapasitesini korumakta zorlandığı yorumları yapılıyor.
Rusya çekiliyor mu?
Kremlin cephesi ise gelişmeyi tam bir geri çekilme olarak tanımlamıyor. Rus yetkililer, yeni düzenlemenin iki ülke arasındaki askeri iş birliğini sürdüreceğini ve ortak eğitim merkezleri aracılığıyla Rus personelinin belirli ölçüde bölgede kalacağını savunuyor.
Bununla birlikte, anlaşma Rusya’nın artık Suriye’de tek başına belirleyici güç olmadığı gerçeğini değiştirmiyor. Al Majalla’nın değerlendirmesine göre Moskova, 2015’te kazandığı stratejik üstünlüğü koruyamıyor ve Şam yönetimi giderek daha bağımsız bir dış politika çizgisine yöneliyor.
Bölgesel sonuçlar
Suriye’nin son dönemde ABD, Avrupa ve Arap ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme yönünde attığı adımlar da dikkat çekiyor. Washington’un yaptırımları gevşetmesi ve bazı Avrupa ülkelerinin diplomatik temasları yeniden başlatması, Şam’ın dış politika seçeneklerini genişletmiş durumda.
Bu tablo, Rusya’nın Suriye’deki nüfuzunun askeri boyuttan siyasi ve ekonomik iş birliği boyutuna evrildiğini gösteriyor. Tartus ve Hmeymim üzerindeki yeni düzenleme ise yalnızca bir üs anlaşması değil, aynı zamanda Orta Doğu’daki güç dengelerinin yeniden şekillendiğinin güçlü bir işareti olarak görülüyor.