Dolar $
9,24
%-0.97 -0.09
Euro €
10,76
%-0.82 -0.09
Sterlin £
12,76
%-0.73 -0.09
Altın
529,26
%-0.35 -1.84
SON DAKİKA
GÜNDEM Pazar 19 Eylül 2021 02:41

PARA POLİTİKASINA 'DOLAR/TL' AYARI

ABD'de pandemide haftalık işsizlik maaşı başvurularındaki sınırlı artışlar gibi verilerin zayıf olmasına karşılık ekonomide düzelme yolunda atılan adımlar ve son olarak perakendede artan satışlar doları güçlendirdi. TCMB'nin, gelecek haftaki toplantısında dolar kuruna göre hareket etmesi bekleniyor.

Para politikasına  'dolar/TL' ayarı

Sedat YILMAZ

Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu’nun (PPK) yapılacağı 23 Eylül tarihinden itibaren zorlu bir viraja giriyor. Başta yurt dışı etkenlerle dövizdeki hareketlilik, yurtiçinde para politikasında “enflasyon üstü faiz” uygulamasının bozulması, manşet enflasyon yerine çekirdek enflasyona göre uygulamaların yapılacağının belirtilmesi ve yüzde 19 seviyesindeki politika faizinde Eylül’den başlamak üzere indirimin gündeme gelebileceği beklentileri özellikle döviz ve faiz cephesinde dikkatle takip ediliyor.

Merkez Bankası’nın yeni politikasıyla kafaları karışan piyasalar gelecek haftaki TCMB’nin PPK toplantısıyla ABD Merkez Bankası’nın (FED) Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) toplantılarına odaklandı. TCMB’nin de FED’in bir gün önce gerçekleştireceği faiz kararı toplantısından gelecek sonuçlara göre hareket edeceği öngörülüyor.

FED’de varlık alımı sınırlandırması olan tapering dahil muhtemel bir şahin yaklaşıma, aynı nispette karşılık vereceği sanılan TCMB’nin önce politika faizini sabit bırakıp dolardaki yükselişi önlemeye çalışacağı ve gelişmelere göre hareket alanı açacağı sanılıyor. Çekirdek enflasyona göre politika geliştirmeye çalışan TCMB’nin yılsonuna yönelik asıl hamlesini Eylül enflasyondan hareketle 21 Ekim’deki PPK toplantısında yapacağı düşünülüyor.

Ekonomistler, manşet enflasyonun yükselmesinde en önemli etkenin piyasadaki para arzındaki fazlalık olduğunu belirtirken paranın ve talebin fazla olduğu yerde arzın yetersiz kalması durumunda enflasyonun çıkacağını belirtiyor ve bu tür enflasyonu önlemenin yolunun faizleri artırmaktan geçtiğini ifade ediyor.

Buna karşılık birçok ekonomist ise emisyon hacminin yani para fazlalığın üretimde kullanılması durumunda talebin karşılanabileceğini dolayısıyla enflasyonda yeni bir maliyet unsuru olacak faiz artırmanın yersizliğine dikkat çekiyorlar. Ekonomistler faizlerin değil üretimin artırılmasını salık veriyorlar.

Piyasada oynaklık artabilir

ABD’de pandemide haftalık işsizlik maaşı başvurularındaki sınırlı artışlar gibi verilerin zayıf olmasına karşılık ekonomide düzelme yolunda atılan adımlar ve son olarak perakendede artan satışlar doları güçlendirdi. TCMB’nin, gelecek haftaki toplantısında dolar kuruna göre hareket etmesi bekleniyor.

ABD’de pandemi sürecinde yaşanan ekonomik zayıflığın devam etmesine karşılık son dönemde haftalık işsizlik başvurularının sınırlı artışı ve ABD perakende satışlar verisinin beklentiler üzerinde artış göstermesi uluslararası dolar endeksini 93,20 seviyelerine kadar taşıdı. Perakende satışların beklentiler üzerinde gelmesinde yeni eğitim – öğretim yılının başlamasının harcamaları artırdığı ve aynı zamanda ertelenen ihtiyaçların karşılanması etkili oldu. Özellikle ABD hükümetinin çocuklu ailelere ilişkin gerçekleştirdiği hane halkı destekleri perakendede beklenmeyen olumlu sonuçları ortaya çıkardı.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun çekirdek enflasyonu baz alıp reel faiz oluşturma politikasına negatif tepki veren piyasalar ise 23 Eylül’deki PPK toplantısında muhtemel bir faiz indiriminin gelebileceğine göre de hazırlık yapmış durumda.

ABD’nin pandemi ortamında iyi gelen verileriyle yükselişe geçen dolar/TL kurunun, TCMB’nin faiz indirimiyle daha yukarı gitme ihtimalini göz önünde bulunduran piyasalar, önümüzdeki haftadan itibaren oynaklığın artabileceğini, söz konusu durumu önlemeye çalışacak para politikasındaki sıkı duruşun hangi kulvarda nasıl devam edeceğini de merak ediyor. Piyasada halen dolar 8,64 liradan işlem görürken altın fiyatlarında düşüşler devam ediyor.

Faiz indirimi için erken

Uluslararası ve yurtiçi birçok analistin TCMB’nin 2021 yılı sonuna kadar 100-150 baz puan faiz indireceğini öngörmelerine karşılık bu konuda henüz net bir ortamın oluşmadığı ve Merkez Bankası’nın sıkı para politikasını çeşitli yollar deneyerek sürdüreceği görülüyor.

Piyasalar tarafından Merkez Bankası’nın politika oluşturmada söylem değiştirerek çekirdek enflasyona dönmesiyle döviz piyasasında yaşanan hareketliliğin bir faiz indirimi beklentisinden kaynaklandığı düşünülse de birçok oyuncunun pozisyon almada aceleci davrandığı, zira TCMB’nin manşet enflasyon inişe geçmeden faiz indirmeyeceği ve enflasyonun yüzde 19 seviyesinde kalması durumunda faiz indiriminin olmayacağı yolunda politika ürettiği gözleniyor.

Birçok analist, “TCMB’nin rezervleri 120 milyar doları aşmışken bir faiz indiriminin söz konusu olması mantık ölçüsünde imkânsız olduğu gibi piyasaların faiz indirimini fiyatlamasını da ilginç bulmak lazım” diyor.

Yaklaşık 2 yıllık pandemi sürecinde yabancıların totalde 5 milyar dolarlık tahvil satışı, 4,2 milyar dolarlık hisse satışının gerçekleşmesine karşılık uygulanan para politikalarıyla portföy yatırımlarının yeniden artışa geçtiğini hatırlatan analistler, 10 Eylül haftasında portföy yatırımlarının hisse senedinde 52,7 milyon dolar, tahvilde 325 milyar dolarlık alımlara imza attığını hatırlatıyor.

Piyasanın dengesi bozulur

Analistler faiz indirimi gerçekleşmesi durumunda dolarizasyonda artışların hızlanacağını, dolara olan ilginin artarak şu anda bankalarda bulunan 238 milyar dolarlık döviz mevduatının daha da yükselebileceğini, yastık altı varlıklarda yukarı yönlü bir ivmenin gerçekleşeceğini diğer taraftan konut, arsa, otomotiv ve emtiaya yığılma olacağını, mali kaynakların da eşyaya akmasıyla ekonomik aktivitenin zayıflayacağını ifade ediyor.

Politika faizinin yükseltilmesinin de enflasyon için çare olmayacağını, bir müddet sonra artırılan faizlerin maliyet olarak enflasyona yansıyacağını dile getiren analistler, geçmişte yapılan faiz artırımlarının Türkiye’nin fiyat istikrarına önemli bir katkısı olmadığını söylüyor. Çoğu zaman faiz artırıldığında dolar kurunun düşmesi gerekirken yukarı yönlü hareket ettiğini hatırlatan analistler, Türkiye’nin öncelikle halen 360’larda olan ülke riski puanı CDS’leri 200’ün altına düşürmesi gerektiğini belirtiyor.

Diğer yandan Türkiye’ye her zaman hakkı ölçüsünde not vermeyen Fitch Ratings’in dahi büyüme beklentisini yükselttiğini vurgulayan analistler, Fitch gibi bir kredi derecelendirme kuruluşunun arz sıkıntılarının hat safhaya vardığı dünyada Türkiye’nin 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 7,9’dan yüzde 9,2’ye çıkarmasının azımlanmaması gerektiğini kaydediyor.

ABD tahvil faizine dikkat

Dolarının yükselişinde iyileşen ABD ekonomisiyle birlikte yükselen enflasyon ve beraberinde artan 10 yıllık tahvil faizlerinin etkisiyle altın ve gümüş gibi değerli emtia fiyatlarının sert düşüşler gerçekleştirdiğine vurgu yapan analistler, dolar endeksinin 93’leri aşması sonucu FED’in varlık alımı konusunda faiz artırımından önce taperingle varlık alımını azaltan şahin yaklaşımla ilgili net mesajlar verebileceğine işaret ediyor.

Aynı analistler, dolardaki yükselişle beraber ABD 2 yıllık tahvil faizinin yüzde 0,23, beş yıllık tahvil faizinin yüzde 0,86 ve 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 1,40’ları zorlamasının önemsenmesi gerektiğini vurguluyor ve küresel piyasalarda doların güçlenmesiyle birçok ülke para birinin değer kaybettiğini, en fazla değer kaybeden paraların gelişen ülkelere ait olduğunu, dolar/TL kurunun haftalık bazda yüzde 2,5 yükseldiğini dile getiriyor.

Gelecek hafta TCMB’nin yanında FED, İngiltere ve Japonya merkez bankalarının faiz toplantılarının olduğunu ve özellikle yurt dışında faiz indirim veya artırım konusunda politika değişikliklerinin olmamasına karşılık söylem değişikliklerinin görülebileceğine vurgu yapan analistler, son dönemde artan kovid vakalarının başta imalat sanayi olmak üzere normalleşme yolunda hızla ilerleyen ülkeler için bir handikap olarak görülebileceğini söylüyor.

Dolardaki güçlenme etkisinin altında düşüş ve petrolde yükseliş olarak gözlendiğine dikkat çeken analistler, ons altının Eylül ayı başından bu yana 1827 dolardan 1750 dolara gerilediğini, buna karşılık doğalgaz merkezli küresel enerji kaygıları sebebiyle petrol fiyatlarında son hafta içinde yüzde 3’ün üzerinde bir yükselişin olduğunu belirtiyorlar.

Resmi rezervleri artıya çekme çabası

 Merkez Bankası (TCMB) 120 milyar doları aştı. Ekonomide normalleşme ve verilerdeki iyileşme ihracat ve turizm gelirleri öncülüğünde resmi rezervlere de yansıdı. TCMB rezervlerinin, Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) sağlanan SDR ile birlikte son 6 ay içinde 32,3 milyar dolar arttığı gözleniyor.

Rekor seviyede ihracat gelirleri ve gelecek hafta açıklanması gereken turizm gelirleriyle ilgili verinin rezervlerde daha yukarı rakamları gündeme getireceği belirtilirken Türkiye’nin ticari ilişkisi olduğu ülkelerle yaptığı swap anlaşmaları ve yine Ağustos’ta başlayıp Eylül ayında artışa geçen portföy ve doğrudan yatırımların TCMB rezervlerine ciddi katkı verdiği görülüyor.

Henüz eksi 39,2 milyar dolar seviyesinde bulunan net rezervlerin yılsonu itibariyle artıya dönebileceğini dile getiren ekonomistler, dış talep ve turizmin kış aylarına da yayılmasıyla gelirlerde elde edilecek artışların rezervleri pozitifi çevireceği kanaati yükseliyor.

Ekonomisi iyileşerek doların güçlenmesi ve beraberinde tapering söylemlerinin arttığı ABD’de para politikalarında yapılacak değişiklik tüm küresel piyasaların takibinde. FED’in tahvil alımını azaltması durumunda bilhassa gelişen ülke piyasalarında bir döviz belirsizliğinin yaşanabileceği konuşuluyor.

ABD tarafından tapering belirsizliği tartışılırken Euro Bölgesi’nde de Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) Pandemi Acil Alım Programı’nda (PEPP) yapılacak yeni düzenleme de gözlerden kaçmıyor. Ancak ECB’nin planında PEPP’in çok yavaş ve çok kademeli olacağını kamuoyu ile paylaşması piyasaları sakinleştiriyor.

Söz konusu gelişmelerle yurtiçi piyasalarda borsa kaybettirirken altın ve döviz yatırımcısı kazandırdı. Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama yüzde 1,34 değer kaybetti, altının gram satış fiyatı yüzde 0,16, dolar/TL yüzde 2,47, euro/TL yüzde 1,68 değer kazandı.

Yurtiçi piyasalarda haftalık bazda 1000 TL’lik yatırım Borsa İstanbul’da 986,6 lira, dolarda 1024,7 lira, eudo 1016,8 lira ve altında 1001,6 lira oldu.

Gelecek 20 – 24 Eylül haftasında piyasalar yurt içinde TCMB faiz kararı, güven endeksleri, kapasite kullanımı, yabancı ziyaretçi sayısı, yurtdışında ABD’de FED faiz kararı, konut verileri, PMI ve cari denge, Euro Bölgesi’nde PMI verileri, tüketici güven endeksi, Almanya’da üretici fiyatları, PMI, İngiltere’de BOE faiz kararı ve PMI, Japonya’da BOJ faiz kararı ve TÜFE verileri ekonomi gündeminde belirleyici olacak.

Oluşan projeksiyonlar kapsamında yatırım araçlarında durum şöyle oluştu:

BIST 100… Borsa İstanbul (BIST) 100 Endeksi hafta içinde en düşük 1.412,23, en yüksek 1.447,96 puanı gördükten sonra haftayı önceki hafta kapanışına göre yüzde 1,34 azalarak 1.419,43 puandan tamamladı. Borsanın gelecek hafta gözü TCMB, FED, İngiltere ve Japonya merkez bankalarının faiz kararlarında olacak. Teknik olarak bakıldığında endekste 1412 güçlü destek ve 1450 güçlü direnç olduğu gözleniyor. Borsada geçen haftada olduğu gibi 1440 pivot görünümünde.

DOLAR/TL… “Para politikasına dolar/TL ayarı” başlıklı piyasa analizinde doların ABD’de iyileşen ekonomik veriler sebebiyle endeksteki 93 barajını kuvvetli şekilde yukarı kırdığı ve halen 93,20’lerde gücüne devam ettiği belirtildi. Uluslararası dolar endeksinin 93’lerde kaldığı sürece TL’de değer kayıplarının söz konusu olabileceği gözleniyor. Ancak söz konusu dolardaki yüksekliğin TCMB tarafından 23 Eylül’deki PPK toplantısında vereceği mesajlarla kırılabileceği de düşüncelerden uzak değil. TCMB’nin yüzde 19’luk politika faizini devam ettirmesi ve çekirdek enflasyonla ilgili piyasayı ikna edici vereceği bilgiler doların ateşini almayı sağlayabilir. Güçlü dolarla bu hafta dolar/TL kuru 2,47 oranında değer kazandı ve dolar haftayı 8,6280 liradan kapattı. Gelecek hafta yaşanacak gelişmelerin aynı paralelde devam etmesi kurda 8,80’leri gündeme getirebilir. Ancak kurun 8,70’i kıramaması durumunda yeniden 8,44’lü seviyeler görülebilir. Artışa geçen dolarizasyon ivmesine dikkat edilmesi gerekiyor.

EURO/TL… Parite etkisi ve Euro Bölgesi’nde daha sakin hava euroyu TL’ye karşı güçlü tutuyor. Avrupa’da PMI verileriyle Almanya’daki üretici fiyatları piyasalarda farklı okumalara sebep olabilir. Ekonomik toparlanmanın hızlandığı bölgede euro/TL kurunda 10,17 en güçlü direnç ve 9,90’lar ise güçlü destek olarak izlenebilir. Avrupa parası euro bu hafta TL karşısında yüzde 1,68 değer kazanarak 10,12 lira seviyesinden kapanmıştı.

ALTIN… ABD’den gelen iyi veriler yurtdışında altın fiyatları aşağı çekse de Türkiye’de bu durum doların değer kazanması paralelinde alım olarak gerçekleşti. Kapalıçarşı’da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 0,16 kazançla 486,00 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 0,19 artışla 3.223,00 liraya yükseldi. Geçen hafta sonu 786,00 lira olan çeyrek altının satış fiyatı yatay seyretti. Kurun 8,50’nin üzerine çıkmasıyla atan altın fiyatları gram bazında 490 ve 500 lira dirençleri gösterdi. Doların geri çekilmesiyle birlikte gram altın fiyatları 475 liraya kadar inebilir. Eylül ayı başında 1827 dolara kadar çıkan ons altın ise ABD verileriyle 1750 dolara kadar düştü. Ons altında destek 1740, direnç ise 1760 dolar olarak görülüyor. Ons altın ABD’de yüzde 5,3 olarak açıklanan enflasyon, perakende satışlarına yükseliş, işsiz maaşı başvurularının sınırlı artışı ve bunlara paralel tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareket etkili oldu.

PETROL… Küresel petrol stokların eksiye düşmesi ve doğalgazda kış aylarında sıkıntıların oluşabileceği endişeleri ve OPEC’in üretimi düşürmesiyle petrol fiyatları hafta içinde Brent’te 76 dolarları test eden bir seviyeye geldi. Brent petrolde 76,5 dolar güçlü direnç, 74,70 ise güçlü destek görünümünde. Batı Teksas (WTI) petrolü de Brent ile birlikte yürüyor. Brent petrolün 75,3 dolardan satıldığı piyasada WTI da 72 dolar seviyesinde. WTI’de direnç 73, destek ise 70,5 dolar olarak izlenebiliyor.

KRİPTO PARA… Bitcoin’in liderliğinde yürüyen küresel kripto pazarı, ABD’li perakende şirketi Walmart’ın pazarda işlem gören Litecoin ile anlaşma sağladığına dair haberleri yalanlamasına ve diğer taraftan El Salvador’un Bitcoin’i resmen para birimi olarak kabul etmesinden sonra Standard & Poor’s’dan kredi notu uyarısı gelmesine rağmen bu hafta da yükselişini sürdürdü. Bitcoin haftalık bazda yüzde 6,26 kazandırarak 48 bin 500 dolar bandını korudu. Ethereum da yüzde 5,26’lık kazançla 3 bin 500 dolardan işlem gördü. Ripple (1,090 dolar) bu hafta yüzde 1,4 kayıp yaşarken pazarda en yüksek kazanç yüzde 16,88 ile Polkadot’tan (35,8 dolar) geldi. En fazla değer kaybeden kripto para yüzde 12,3 ile Solana (162 dolar) oldu. Litecoin (82,2 dolar) S&P’nin açıklamasına rağmen yüzde 1,2 oranında artış gösterdi.