SON DAKİKA
GÜNCEL Cumartesi 14 Mart 2026 02:29

ORTADOĞU'DA PLAN TUTMADI WASHİNGTON'DA ÇIKIŞ ARAYIŞI

Orta Doğu'da tırmanan çatışmaların haftalar içinde sonuçlanacağı beklentisi yerini belirsizliğe bıraktı. Washington'da diplomatik kanallar yeniden devreye girerken, savaşın planlanandan uzun sürmesi hem askeri hem ekonomik maliyetleri artırıyor. Uzmanlara göre ABD yönetimi artık "kontrollü çıkış" senaryolarını masaya yatırıyor

Ortadoğu'da plan tutmadı Washington'da çıkış arayışı

Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarıyla başlayan çatışmalar, ilk günlerde öngörülen hızlı sonuç senaryolarının ötesine geçti. Başlangıçta kısa süreli bir güç gösterisi olarak değerlendirilen askeri hamleler, bölgesel aktörlerin sürece dahil olmasıyla birlikte daha karmaşık ve uzun soluklu bir krize dönüşüyor.

Washington’da diplomatik kulislerde konuşulan en önemli başlıklardan biri ise savaşın “nasıl sonlandırılacağı”. ABD yönetiminin, sahadaki askeri baskıyı sürdürürken aynı zamanda diplomatik kanalları açık tutmaya çalıştığı belirtiliyor. Amerikan yönetimine yakın bazı analizlerde, operasyonların ilk aşamasında belirlenen hedeflerin önemli bölümüne ulaşılsa da bölgesel dengelerin beklenenden daha dirençli çıktığı ifade ediliyor.

Maliyet yükseliyor

ABD yönetimi için en kritik sorunlardan biri, savaşın ekonomik ve jeopolitik maliyetinin hızla yükselmesi. Enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma, petrol ve doğal gaz fiyatlarını yukarı çekerken küresel ticaret rotalarındaki riskler de artıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik endişeleri, enerji arzı konusunda dünya ekonomisini tedirgin ediyor.

Uzmanlar, ABD’nin uzun süreli bir bölgesel savaş istemediğine dikkat çekiyor. Washington’un stratejik önceliklerinin başında Asya-Pasifik’teki güç rekabeti ve küresel ekonomi geliyor. Bu nedenle Orta Doğu’da kontrolsüz bir savaşın uzaması, ABD’nin diğer küresel hedeflerini zorlaştırabilir.

İsrail açısından bakıldığında ise askeri operasyonların başlangıçta planlanandan daha karmaşık bir tablo ortaya çıkardığı değerlendiriliyor. İran’ın doğrudan veya dolaylı unsurlarla verdiği karşılıklar ve bölgedeki müttefik yapıların devreye girmesi, çatışmanın coğrafi alanını genişletme potansiyeli taşıyor. Bu durum Tel Aviv yönetiminin askeri hedeflerine ulaşma süresini de uzatabilir.

Ateşkes ya da sınırlı anlaşma

Diplomasi trafiğinin artması da dikkat çekiyor. Avrupa ülkeleri ve bazı bölgesel aktörler, gerilimin daha fazla büyümemesi için arabuluculuk girişimlerini hızlandırmış durumda. Diplomatik kaynaklara göre Washington, askeri baskıyı sürdürürken aynı zamanda krizin kontrollü şekilde dondurulabileceği bir siyasi çözüm zemini arıyor.

Analistler, ABD’nin tarihsel olarak benzer krizlerde “askeri baskı + diplomatik çıkış” modelini tercih ettiğini hatırlatıyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ateşkes ya da sınırlı anlaşma formüllerinin daha sık gündeme gelmesi bekleniyor.

Savaşın uzaması sadece askeri dengeleri değil, küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, navlun maliyetleri ve ticaret yollarındaki riskler özellikle enerji ithalatçısı ülkeleri zorluyor. Türkiye gibi bölgeye yakın ekonomiler açısından da gelişmeler yakından takip ediliyor.

Uzmanlara göre gelinen noktada en kritik soru şu: ABD ve İsrail askeri hedefleri tamamlayana kadar operasyonları sürdürecek mi, yoksa diplomatik bir çıkış yolu mu aranacak? Washington’daki son mesajlar, ikinci seçeneğin giderek daha fazla konuşulduğunu gösteriyor.

Sol 160x600
Reklam