SON DAKİKA
ANALİZ Pazar 05 Nisan 2026 02:30

ORTA DOĞU'NUN GÖLGESİNDE TEMKİNLİ DENGE

Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde küresel piyasalarda stagflasyon endişeleri artarken, enerji fiyatlarındaki dalgalanma riskleri büyütüyor. Türkiye'de ise enflasyon verileri ve TCMB'nin "bekle-gör" politikasıyla temkinli bir denge öne çıkıyor

Orta Doğu'nun gölgesinde temkinli denge

Hakan DİKMEN

Küresel piyasalar geçtiğimiz haftayı Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları ve büyüme beklentileri üzerindeki baskısıyla kapatırken, Türkiye ekonomisi enflasyon verileri ve merkez bankasının duruşuyla kendine has bir rota izledi. 2026 yılının ilk çeyreğini geride bıraktığımız bu günlerde, "dayanıklılık" ekonominin yeni anahtar kelimesi haline geldi. İki delinin attığı taş kuyudan çıkana kadar Küresel Gündem: "Savaş enflasyonu kapıda.”

Küresel piyasaların gündemini, Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların tedarik zincirleri ve enerji maliyetleri üzerindeki etkisi belirledi. S&P Global ve OECD gibi kuruluşların Mart ayı sonu raporları, jeopolitik risklerin "stagflasyon" (durgunluk içinde enflasyon) endişelerini yeniden canlandırdığına işaret ediyor.

Biliyorsunuz dünyayı karıştıran iki liderden birinin sözleriyle gerileyen petrol fiyatları, yine aynı kişinin gelecek 2-3 haftalık dönemde İran’a yönelik sert müdahalelerin planlandığını söylemesinin ardından yeniden yükseldi. Brent petrolün varil fiyatı Mart ayında ortalama 90 dolar seviyesine ulaşarak zirve yaparken, jeopolitik volatilite nedeniyle yıl sonunda 80 dolar bandına gerilemesi bekleniyor.

Merkez bankaları çıkmazda

 ABD Merkez Bankası (Fed), enflasyonist baskılara rağmen büyümeyi korumak adına faiz artırımlarını askıya almış durumda; piyasalar ilk faiz indirimini ancak 2027 başında öngörüyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise 25 baz puanlık sembolik bir artışla enflasyon beklentilerini çıpalamaya çalışıyor.

Çin’de PMI verileri karışık sinyaller verdi

Çin’de resmi PMI verisi olan NBS endeksleri olumlu bir tablo çizdi. Mart’ta imalat PMI 50,4 ile beklentilerin üzerinde ve son bir yılın en yüksek düzeyinde gerçekleşirken hizmetler PMI da 50,1 ile sınırlı da olsa yeniden eşik değerin üzerine yükseldi. Hizmetler PMI da 52,1 düzeyinde gerçekleşerek genişleme tarafında kalmakla birlikte, Şubat ayına göre belirgin bir düşüş kaydetti. Bu arada Orta Doğu’daki aksamalar nedeniyle küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü revize edilerek %2,6 seviyesine çekildi.

Enflasyon verileri ve TCMB’nin sabit rotası

ABD’de tarım dışı istihdam Mart’ta 178 bin kişi ile son 15 ayın en yüksek artışını kaydetti. Aynı dönemde Euro Alanı’nda öncü verilere göre yıllık tüketici enflasyonu %2,5 ile Ocak 2025’ten bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. 

Haftanın en kritik gelişmesi Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Mart ayı enflasyon verileri oldu. Türkiye, küresel türbülansa rağmen iç dengelerini korumaya odaklanmış görünüyor.

Enflasyonda Mart görünümü  TÜİK verilerine göre TÜFE %1,94 artış gösterdi. Yıllık bazda enflasyon ise %30-31 bandındaki seyrini koruyor. Bağımsız araştırma grubu ENAG ise Mart ayı artışını %4,01 olarak duyurdu.

TCMB’den "Bekle-Gör" Hamlesi: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayı Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini beklentilere paralel şekilde %37 seviyesinde sabit tuttu. Bankanın bu kararı, sıkı para politikası duruşunun sürdüğünün ve dezenflasyon sürecinin önceliklendirildiğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.

Piyasa beklentileri ve yatırımcı stratejisi

Dolar/TL kuru için 2026 yıl sonu beklentileri 48,50 seviyelerinde yoğunlaşırken, iç piyasada 22 Nisan'daki bir sonraki TCMB faiz kararı kritik bir dönemeç olacak. Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, TL kredi büyümesini dizginlemek amacıyla deprem bölgesi ve ticari kredilerdeki zorunlu karşılık istisnalarını sonlandırdı. Trump'tan çelik, alüminyum ve bakır türevlerine yüzde 25 tarife ABD Başkanı Donald Trump, çelik, alüminyum ve bakır ithalatına yönelik yeni bir bildiri imzaladı. Yeni düzenlemeyle bu metallerin türev ürünlerine yüzde 25 oranında gümrük vergisi uygulanacak.

Borsa altın ve sterlin hariç döviz kazandırdı

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, haftayı yüzde 1,88 yükselişle 12.936,35 puandan tamamladı. Endeks, hafta içinde en düşük 12.622,55 puanı, en yüksek 13.078,32 puanı gördü. 

Borsa İstanbul'da aynı dönemde mali endeks yüzde 2,06 artışla 18.089,41 puana, hizmetler endeksi yüzde 2,04 yükselişle 12.002,44 puana, sanayi endeksi yüzde 2,59 değer kazancıyla 16.398,89 puana ve teknoloji endeksi de yüzde 1,01 artışla 40.124,10 puana yükseldi.

Katılımevim en çok prim yapan hisse

Borsa İstanbul'da bu hafta en çok yükselen hisseler arasında yüzde 16,36 ile Katılımevim Tasarruf Finansman ilk sırada yer aldı. Katılımevim Tasarruf Finansman'ı yüzde 13,46 ile Gen İlaç ve Sağlık Ürünleri Sanayi ve Ticaret AŞ ve yüzde 10,77 ile Tureks Turizm Taşımacılık izledi. Söz konusu hisseler arasında en çok değer kaybedenler ise yüzde 20,39 ile Efor Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ, yüzde 12,32 ile Pasifik Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve yüzde 10,07 ile Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik oldu. Borsa İstanbul'da hisseleri işlem gören en değerli şirketler, 1 trilyon 507 milyar 80 milyon lirayla ASELSAN, 561 milyar 900 milyon lirayla Enka İnşaat ve Sanayi AŞ ve 555 milyar 240 milyon lirayla Garanti BBVA oldu.

Altın

24 ayar külçe altının gram fiyatı geçen hafta sonuna göre yüzde 5,71 artışla 6 bin 705 liraya, cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 5,67 yükselişle 45 bin 174 liraya çıktı. Çeyrek altının satış fiyatı da yüzde 5,71 değer kazanarak 11 bin 231 lira oldu. 

Döviz

Doların satış fiyatı yüzde 0,30 artarak 44,5920 liraya yükselirken, euronun satış fiyatı da yüzde 0,46 artışla 51,5430 lira oldu. Geçen hafta 59,1930 lira olan İngiliz sterlininin satış fiyatı, bu hafta yüzde 0,22 azalışla 59,0650 liraya geriledi. İsviçre frangı da yüzde 0,06 artışla 55,9550 liradan alıcı buldu. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre geçen hafta döviz mevduatlarında 2,21 milyar dolarlık artış yaşandı.

Reklam