OPERA VE BALE FESTİVALİ SONA ERDİ
İstanbul Opera ve Bale Festivali 10 Haziran 2026'da, Kuğu Gölü Balesi ile sona erdi.

Festivalde, operadan baleye, modern danstan konserlere geniş yelpazede 13 eser, 22 temsil ile sunuldu. Yabancı ve yerli konuk sanatçıların da dahil olduğu festival İstanbul’u bir kez daha uluslararası bir kültür-sanat merkezi haline getirdi.
Festival, İtalyan romantik operasının en önemli eserlerinden biri olan “Lucia di Lammermoor” ile açıldı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen eser, dünyaca ünlü rejisör Jean-Louis Grinda yorumuyla prömiyer yaptı.
“La Traviata” Operası, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu sanatçılarının sahlenelemesi ile ve güçlü dramatik anlatımıyla öne çıktı. Verdi'nin müziğinin hikâyeye evrensel bir ruh kazandırdığı eserin rejisi Recep Ayyılmaz'a ait.
Wolfgang Amadeus Mozart’ın Doğu ve Batı arasında hayat bulan ölümsüz eseri, “Saraydan Kız Kaçırma” Operası, İDOB sanatçıları ve Caner Akın rejisi ile Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sahnelenerek festivalin klasik opera seçkisini tamamladı.
"Kuğu Gölü" balesi, İstanbul Devlet Opera ve Balesi tarafından, ünlü koreograf Ricardo Amarante'nin prodüksiyonu ile sahnelendi. Eserde, göl kenarında lanetlenmiş bir prensesin kader ve aşk arasındaki dramatik yolculuğu muhteşem müzik, etkileyici koreografi ile sahnelendi. İlk temsilde ADOB başdansçıları konuk sanatçı olarak sahnedeydi.
Festival kapsamında gerçekleştirilen 7. İstanbul Uluslararası Bale Yarışması final gecesi, ödül töreni ve gala programı, genç dansçılara uluslararası bir platform sundu.
Festivalin dikkat çeken yapımlarından “Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla”, Carlo Collodi’nin klasik hikâyesini distopik ve teknolojik bir dünyada yeniden yorumladı. MDTİst tarafından sahnelenen eser, koreograf Erica Silgoner imzası taşıdı.
Modern dans programı kapsamında ayrıca: Aslı Öztürk koreografisi ile “Kız Doğdu / III” (MDTİst) kadınların bireysel ve kolektif varoluşunu sahneye taşıdı. İlk kez festivalde izleyiciyle buluşan Ferhat Güneş koreografisi ile “Hiç Kuş Yok”, kadına yönelik şiddet ve toplumsal duyarlılık temalarını ele alan modern dans eseri dramatik diliyle dikkat çekti.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Sedat–Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı iş birliğiyle yürüttüğü “Opera Studio İstanbul Projesi” kapsamında yetişen genç solistler, “Opera Studio Sezon Finali” konserinde sahne alarak izleyiciyle buluştu.
Festival programında yer alan tematik konserler de ilgi gördü:
“Altın Çağın Kadınları”, antik dünyadan kadın figürlerini müzikle buluşturdu.
Goethe’nin Doğu-Batı Divanından ilham alan “Suleika Lied Akşamı”, romantik lied repertuvarına odaklandı.
Devlet Çok Sesli Korosu ile ortak sunulan “Aurora”, farklı coğrafyaların müzikal miraslarını bir araya getirerek doğanın sesleri ile insanın içsel yolculuğunu sahnede buluşturdu.
“Küçük Prens” Çocuk Operası , dünya prömiyeriyle minik izleyicilerle buluştu. Ahmet Sait Karabulut’un bestelediği, Şahan Gürkan rejisiyle sahnelenen eser, çocuklara dostluk, sorumluluk ve sevgi temalarını sahne diliyle aktardı.
