MADENCİLİKTE KOMİTE BAZLI YÖNETİM DÖNEMİ BAŞLIYOR
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç, İMİB'i daha kapsayıcı, daha rekabetçi ve daha güçlü bir yapıya dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Çekiç, temsilde eşitlikten dijitalleşmeye, komite bazlı yönetim modelinden Turkish Stone markasıyla katma değerli ihracata kadar uzanan kapsamlı bir ajanda yürüttüklerini belirtti. Çekiç, sektörü hak ettiği noktaya taşımaya odaklandıklarını ifade etti

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve başkan adayı Metin Çekiç, birliğin yeni dönemde daha kapsayıcı, daha rekabetçi ve daha güçlü bir yapıya dönüştürülmesini hedeflediklerini söyledi. Çekiç, temsilde eşitlikten dijitalleşmeye, komite bazlı yönetim modelinden Turkish Stone markasıyla katma değerli ihracata kadar uzanan kapsamlı bir ajanda yürüttüklerini belirtti.
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nde yeni dönem hedeflerini açıklayan Çekiç, sektörün mevcut yapısının daha katılımcı bir modele ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Düzenlenen toplantıda yönetim kurulunda yer alacak isimlerle birlikte değerlendirmelerde bulunan Çekiç, birliğin yalnızca belirli bir kesimin değil tüm ihracatçıların söz sahibi olduğu bir yapı olarak yönetilmesi gerektiğini söyledi.
Sektörde yaşanan daralma, maliyet artışları ve küresel ticaretteki kırılmaların hızlı ve uygulanabilir çözümler gerektirdiğini vurgulayan Çekiç, yaklaşık 35 yıllık sektör deneyimiyle sahadaki sorunları doğrudan gördüklerini dile getirdi.
İMİB’in sektörün çatı kuruluşu olduğunu belirten Çekiç, birliğin 6 bin 500’den fazla üyeye sahip olduğunu ve Türkiye maden ihracatının yaklaşık yüzde 65’ini gerçekleştirdiğini hatırlattı. Çekiç, bu yapının güçlü bir hafızaya ve potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, sektörün zaman kaybetme lüksü olmadığını söyledi.
Göreve devam etmeleri halinde temsilde eşitliği güçlendirecek komite yapılanması kuracaklarını belirten Çekiç, mevcut sistemdeki ihracat hacmi kriterlerinin birçok firmayı karar süreçlerinin dışında bıraktığını ifade etti.
Çekiç, “Bu şart nedeniyle doğal taş sektörünün önemli bir bölümü yönetimde yer alamıyor. Üyelerin yüzde 70’i doğal taşçı olmasına rağmen temsil sorunu yaşanıyor” dedi.
Yeni modelde doğal taş, pazar geliştirme, genç ihracatçılar ve dijital akademi gibi komiteler kurulacağını belirten Çekiç, “Bu yapıyı dönüştürmüş olacağız. Yeni modelde farklı ölçeklerden firmaların yer alacağı ve doğrudan karar alma süreçlerine etki edecek komiteler kurulmuş olacak” ifadelerini kullandı.
İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi için ticaret heyetleri ve alım organizasyonlarının artırılacağını söyleyen Çekiç, yabancı alıcıların doğrudan üretim sahalarına getirilmesiyle güven temelli ticaretin güçlendirileceğini ifade etti.
Dijitalleşmenin stratejik bir başlık olduğunu belirten Çekiç, “Dijital Akademi ile 365 gün açık sanal fuar alanı oluşturacağız. Dijital B2B görüşmelerle maliyetleri düşüreceğiz” dedi.
Enerji, işçilik ve lojistik maliyetlerinin rekabet gücünü zayıflattığını belirten Çekiç, destek mekanizmaları için ilgili kurumlarla çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
Türk doğal taşının “Turkish Stone” markasıyla uluslararası pazarda daha güçlü konumlandırılacağını ifade eden Çekiç, yüksek katma değerli ihracat hedeflediklerini belirtti.
Çekiç ayrıca World Architecture Festival’in Türkiye’ye kazandırılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, Türk doğal taşının küresel mimarlık ekosisteminde daha güçlü şekilde yer almasını hedeflediklerini söyledi.