MADENCİLİKTE KARLILIK BEKLENTİSİ SÜRÜYOR
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, altın fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalara rağmen verimli çalışan yerli üreticilerin güçlü performansını sürdüreceğini öngördüklerini belirtti.

Yılmaz, ons altının 3 bin 500 dolara kadar gerilediği bir düzeltme senaryosunda dahi yerli üreticilerin maliyet avantajıyla satış karlılıklarının yüzde 50'nin altına düşmesini beklemediklerini ifade etti. Yılın ilk yarısında altın fiyatlarında görülen geri çekilmeye rağmen madencilik sektörü, verimlilik yatırımları sayesinde fiyat dalgalanmalarına karşı direncini koruyor.
İstanbul Sanayi Odasının (İSO) 500 Büyük Sanayi Kuruluşu verilerine göre, madencilik ve taş ocakçılığı yüzde 27,2 ile en yüksek satış karlılığını elde ederek ilk sıraya yerleşti. Sektörü yüzde 25 ile tütün ürünleri, yüzde 16,5 ile temel eczacılık izledi. Madencilik sektörü, yüzde 3,4 seviyesindeki İSO 500 ortalamasını yaklaşık 8 kat aşarak zirvede yer aldı.
Geçen yıl yatırımcısına yüzde 64,2 getiri sağlayan altın, yılı 4 bin 313 dolardan tamamladı. Uzmanlar, Fed'in faiz indirim süreci, merkez bankalarının alımları ve jeopolitik risklerin fiyatları desteklediğini, bunun da üreticilerin karlılıklarını artırdığını değerlendiriyor.
Altının ons fiyatı 2026'ya 4 bin 313 dolardan başlayıp ocakta 5 bin 600 dolarla rekor kırsa da mart ayından itibaren yaşanan düzeltmelerle yılın ilk yarısını yüzde 7,1 kayıpla kapattı. Bu geri çekilme, 2025'teki yüksek karlılık oranlarının korunmasına dair soru işaretleri yaratsa da sektör temsilcileri finansal performansın sadece emtia fiyatlarına değil; operasyonel verimlilik, maliyet yönetimi ve teknolojik yatırımlara da bağlı olduğunu vurguluyor.
İSO 500'de madenciliğin karlılık lideri olmasında 2025'teki fiyat artışlarının büyük etkisi olduğunu belirten Mehmet Yılmaz, jeopolitik riskler ve merkez bankası alımlarının sektörü zirveye taşıdığını hatırlattı. Ancak Yılmaz, bu güçlü karlılığı yalnızca fiyat artışıyla açıklamanın eksik olacağını belirterek, kalıcı başarıyı getiren unsurun son yıllardaki verimlilik odaklı yatırımlar ve maliyet disiplini olduğunun altını çizdi.
Altın fiyatlarındaki olağanüstü karlılık seviyelerinin otomatik olarak devam etmesinin beklenemeyeceğini belirten Yılmaz, karlılığın üretim maliyetleri, cevher kalitesi ve enerji giderleri gibi değişkenlere bağlı olduğunu kaydetti. Fiyat düşüşlerinde kar marjlarının bir miktar esneyeceğini ancak teknolojiye yatırım yapan işletmelerin bu süreci başarıyla atlatacağını vurguladı.
Altın madenciliğinde kalıcı rekabet gücünü üretim maliyetlerinin belirlediğini söyleyen Yılmaz, Türkiye'deki üreticilerin verimlilik yatırımlarıyla maliyet artışlarını iyi yönettiğini ifade etti. Yılmaz, "Altın madenciliğinin kar marjı olası sarsıntılara karşı çok güçlü bir güvenlik duvarına sahip. Üretim hacmimiz arttıkça ölçek ekonomisi devreye girecek ve maliyetlerini etkin yöneten işletmelerimiz fiyat dalgalanmalarından en az hasarla çıkarak güçlü konumlarını koruyacaktır." değerlendirmesinde bulundu.