KÜRESEL REKABET İÇİN ÜÇÜZ DÖNÜŞÜM ŞART
Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, hazır giyim sek-törünün küresel rekabet gücünü artırmak için dijital, yeşil ve toplumsal boyutları kapsayan "üçüz dönüşüm" sürecinin şart olduğunu belirtti. Erdem, bu üçüz dönüşümün ancak insan faktörünü, ka-dın emeğini ve kapsayıcı çalışma kültürünü merkeze alan "toplumsal dönüşüm" ile hedefine ula-şabileceğini vurguladı.

Hakan ÖZBAY
Türkiye Giyim Sanayiciler Derneği (TGSD) ve SEDEFED işbirliğiyle, Vodafone Türkiye ev sahipliğin-de düzenlenen etkinlikte tekstil ve hazır giyim sektörünün dönüşüm süreçleri masaya yatırıldı. Top-lantının açılışında konuşan SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Türkiye ekonomisinin en sağlam omurgalarından biri olan sektörün içinden geçtiği kritik döneme ve küresel rekabetin yeniden yazılan kurallarına dikkat çekti.
Maliyet baskılarının arttığı ve tedarik zincirlerinin yakın coğrafyalara yöneldiği bir dönemden geçil-diğini belirten Erdem, risklerin yanında çok önemli fırsatların da olduğunu ifade etti. Üretimi bir kumaş dokumaya benzeten Erdem, "Kumaş tek bir iplikle dokunmaz. Çözgü kumaşın omurgasıdır; sabır ve emek ister. Atkı iplikleri arasından geçer ve desen ortaya çıkar" diyerek, rekabet gücünün de ortak emek ve işbirliği ile büyütülebileceğinin altını çizdi.
GELECEĞİ DOKUYAN 3 İPLİK
Türkiye'nin küresel rekabetteki konumunu belirleyecek çerçevenin "üçüz dönüşüm"den geçtiğini aktaran Erdem, bu stratejik odakları dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm olarak detaylandırdı. Ku-maşa hız kazandıran ilk aşama olan dijital dönüşüm kapsamında; SEDEFED'in ABD Dışişleri Bakan-lığı desteğiyle yürüttüğü yapay zeka odaklı AI Impact programı ve hacimden değere geçişi hedefle-yen sektörel yapay zeka dönüşüm çalıştayları ile hız, maliyet ve kapasite planlamasında ölçeklene-bilir etki yaratılması amaçlanıyor. Dijital hızın dünya pazarında değer bulmasını sağlayan ikinci aşama olan yeşil dönüşümde; Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve dijital ürün pasaportu uygulama-ları ile sürdürülebilir üretim, karbon ayak izi takibi ve yeşil finansman artık bir tercih olmaktan çı-kıp rekabetin temel koşulu haline geliyor. Dönüşümün merkezinde yer alan ve diğer iki dönüşümü anlamlı kılan insani boyut olan toplumsal dönüşüm ise tüm bu sürecin kilit noktasını oluşturuyor.
HİÇBİR TEZGAH KENDİ KENDİNE ÇALIŞMAZ
Konuşmasında üçüz dönüşümün toplumsal ayağına özel bir ağırlık veren Emine Erdem, sadece teknolojinin ve çevresel sürdürülebilirliğin kalıcı bir değer yaratmaya yetmeyeceğini, başarının te-melinde insanın yattığını vurguladı.
Toplumsal dönüşümü, "rekabet gücünün en insani boyutu" olarak tanımlayan Erdem, şu ifadeleri kullandı: "Elbette hiçbir tezgah sadece kendi kendine çalışmaz. Kumaşın dokunmasında yalnızca makine değil, insan faktörü de çok önemli. Toplumsal dönüşüm; nitelikli iş gücü, yetkinlikler, kap-sayıcı çalışma kültürü, kadın ve genç istihdamı ile çalışan hakları demektir."
Özellikle hazır giyim sektöründe kadın emeğinin çok yoğun olduğuna dikkat çeken Erdem, "Kadını güçlendiren her adım, doğrudan doğruya rekabet gücümüzü de güçlendirecektir" dedi. SEDEFED olarak kadın girişimciliğinin desteklenmesinden, eşitliğe duyarlı kurum kültürünün inşasına kadar pek çok alanda çalıştıklarını belirten Erdem; veri, teknoloji ve sürdürülebilirlik kavramlarının nitelik-li iş gücüyle aynı tezgahta dönüştürülmesi halinde gerçek bir toplumsal kalkınmanın sağlanabile-ceğini ifade etti.