SON DAKİKA
GÜNDEM Cumartesi 16 Mayıs 2026 02:15

KAMU ALACAKLARININ YAPILANDIRMASI TARTIŞMA YARATTI

Kamuya olan borçların yeniden yapılandırılmasına ilişkin hazırlanan yeni düzenleme taslağı, ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasında tartışmaları beraberinde getirdi.

Kamu alacaklarının yapılandırması tartışma yarattı

Özellikle Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçlarına yönelik uzun vadeli taksitlendirme planı, bir kesim tarafından reel sektör için “nefes alma adımı” olarak değerlendirilirken, bazı uzmanlar ise düzenlemenin kamu maliyesi açısından yeni riskler doğurabileceğine dikkat çekiyor.

TBMM gündemine gelen ekonomi paketinde, SGK prim borçlarında mevcut 36 aylık yapılandırma süresinin 72 aya kadar uzatılması öngörülüyor. Böylece prim borcu bulunan şirketler, esnaf ve küçük işletmeler kamuya olan yükümlülüklerini altı yıla yayılan bir ödeme takvimiyle kapatabilecek.

İtirazlar yükseliyor

Ekonomi çevrelerinde en fazla tartışılan başlık ise düzenlemenin “ödeme disiplinini zayıflatabileceği” yönündeki değerlendirmeler oldu. Kamuya yükümlülüklerini düzenli yerine getiren işletmelerin yeni bir avantaj elde etmeyeceğini savunan bazı sektör temsilcileri, sık aralıklarla gündeme gelen yapılandırma modellerinin piyasada “nasıl olsa yeniden düzenleme gelir” algısını güçlendirdiğini dile getiriyor.

Buna karşın iş dünyasının önemli bölümü ise yüksek finansman maliyetleri, daralan iç talep ve krediye erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle işletmelerin ciddi bir nakit baskısı altında bulunduğunu belirterek düzenlemeye destek veriyor. Özellikle KOBİ’ler açısından uzun vadeli ödeme imkanının iflas ve haciz riskini azaltabileceği ifade ediliyor.

Yüksek borcu olanın ödemesi zor

Taslakta dikkat çeken bir diğer unsur da teminat uygulamasındaki değişiklik oldu. Buna göre 1 milyon liraya kadar olan SGK borçlarında teminat şartının kaldırılması planlanıyor. Bu adımın küçük işletmelerin yapılandırma sistemine erişimini kolaylaştırması hedeflenirken, yüksek borçlu şirketler için teminat zorunluluğu devam edecek. Ayrıca aylık düzde 3,75’lik faiz oranının, ödeme imkanını ortadan kaldıracağı yorumları da yapılıyor. Beklenti ise faizin silinmesi ve ana paranın 72 ay vade ile faizsiz olarak yapılandırılması. 

Ekonomi uzmanları yapılandırmanın kapsamı kadar faiz yükünün de önemli olduğuna işaret ediyor. Mevcut tecil faiz oranının korunması halinde işletmelerin uzun vadeli ödeme planında ciddi bir maliyetle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Bu nedenle bazı meslek örgütleri, yalnızca vade uzatımının yeterli olmayacağını, faiz oranlarında da yeniden değerlendirmeye gidilmesi gerektiğini savunuyor.

Af değil

Hükümet cephesi ise düzenlemenin bir “af” niteliği taşımadığının altını çiziyor. Taslakta ana para silinmesi ya da kamu alacağından vazgeçilmesi gibi bir uygulama yer almazken, temel hedefin tahsilatı hızlandırmak ve ödeme güçlüğü yaşayan işletmelerin sistem içinde kalmasını sağlamak olduğu ifade ediliyor.

ABONE OL