İSTANBUL'UN GELECEĞİ YENİDEN PLANLANMALI
Özak GYO, Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu, yeni vergi paketini ve İstanbul'un küresel bir cazibe merkezi olma potansiyelini değerlendirdi. Özak GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akbalık ve Genel Müdür Fatih Keresteci, şirketin 2026 hedeflerini ve yeni projelerini paylaştı.

Ahmet Akbalık, Türkiye’nin içinde bulunduğu küresel konjonktürü değerlendirerek, “Bugün dünya yeniden değişiyor ve yaşamış olduğumuz konjonktür bize gösteriyor ki özellikle Körfez’de ve Ortadoğu’da yaşanmış olan hadiseler sermaye akımlarının ve ticari faaliyetlerin yeniden şekillendiğini gösteriyor. Türkiye Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan tam bir geçiş hattında” dedi. Türkiye’nin bu avantajı henüz istenilen ölçüde kullanamadığını belirten Akbalık, açıklanan yeni vergi paketiyle birlikte sermaye akımlarının Türkiye’ye yönlenebileceğini ifade etti. “2025 yılında Türkiye’nin 3.3 büyümüş olması, genç yapısı ve sermaye gruplarının güven, risk ve kazanç kavramlarını yeniden değerlendirdiği bir dönemde olması Türkiye açısından büyük bir fırsat barındırıyor” diye konuştu.
İstanbul’un mevcut yapılaşmasına değinen Akbalık, şehrin uzun vadeli bir planlamayla yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. “İstanbul’un geçmiş yıllardan bugüne gelen maalesef çarpık bir yapılaşması var. Bu yapılaşma nüfus artışıyla şekillenmiş durumda. Artık bir yerde durup yeniden bir plan yapıp en az 50 yıllık bir projeksiyonu bugüne indirgememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Akbalık, dünya şehirlerinden örnekler vererek İstanbul’un hızlı büyümesine dikkat çekti ve “İstanbul 1930’da 700 binken bugün 16 milyon. Bu hızlı büyüme şehri çeperlerinde büyümeye zorladı ve beraberinde trafik, altyapı ve benzeri sorunları getirdi” dedi.
Kentsel dönüşümün bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Akbalık, “Kamu, özel sektör, üniversiteler ve benzer kuruluşların bir araya gelerek şehrin bundan sonraki ihtiyaçlarını planlaması gerekiyor. Bu dönüşüm birkaç yılda değil, 10-15 yıla yayılması gereken bir süreçtir” dedi. İstanbul’daki yapı stokuna ilişkin verileri de paylaşan Akbalık, “1999 depreminden önce İstanbul’da 800 bin bina ve 3 milyon konut vardı. Depremden sonra 350 bin bina ve yaklaşık 1.5 milyon konut yapıldı. Bu da 3 milyon konutun deprem öncesi şartlara göre yapıldığını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Konut satışlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbalık, mevcut faiz ortamının sektörü baskıladığını ifade ederek, “Mevcut mali politikalar konutu destekler biçimde değil. İpotekli satışlar düşmüş durumda. Tüketici elindeki kaynağı yüksek faiz nedeniyle konut yerine faizde değerlendiriyor” dedi. İnşaat maliyetleri ile konut fiyatları arasında fark oluştuğunu belirten Akbalık, “Şu anda konut fiyatlarının gelmesi gereken yerin yaklaşık yüzde 25 gerisinde olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu. Faizlerin düşmesiyle birlikte ertelenmiş talebin yeniden konuta yöneleceğini belirten Akbalık, şirket olarak kendi finansman modellerini devreye aldıklarını ve “Yüzde 3 seviyesindeki faizlere karşılık 1.69 faizle 60 aya kadar vadelendirme sunuyoruz” dedi.
Genel Müdür Fatih Keresteci ise şirketin devam eden ve planlanan projeleri hakkında bilgi verdi. Keresteci, 2026 yılında üç projenin teslim edileceğini belirterek, Göktürk projesi, Anadolu Yakası’ndaki ilk proje olan Özak Dragos ve Hayat City projelerinin bu yıl tamamlanacağını söyledi. Küçükçekmece’deki Hayat Flora projesinin 92 dönüm alanda yaklaşık 1.400 konuttan oluştuğunu ve etap etap ilerlediğini ifade etti.
10 MİLYAR TL DEĞERİNDE 2 YENİ PROJE
Keresteci, 2026 yılında iki yeni projenin hayata geçirileceğini belirterek, “Beşiktaş’ta Özak Palas Balmumcu projemizi başlatıyoruz. Ayrıca Topkapı’da Hayat Modern projesini hayata geçireceğiz” dedi. Yeni projelerin toplam yatırım değerinin yaklaşık 10 milyar TL olduğunu açıkladı.
Turizm alanındaki yatırımlara da değinen Keresteci, Kemer, Çamyuva ve Bodrum’da arazi yatırımları gerçekleştirdiklerini belirterek, “Kemer’deki projemizin ruhsatını aldık ve inşaata başladık. Ela markamızın üst segmentinde yeni bir konsept geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Kentsel dönüşümde güven unsurunun önemine dikkat çeken Keresteci, “Halka açık bir şirket olarak şeffaflığımız ve denetlenebilir yapımızla bu süreçte önemli bir avantaj sağlıyoruz” dedi.
Keresteci, “Üç proje teslim edeceğiz, iki yeni projeye başlayacağız ve devam eden yatırımlarımız sürecek. Her projeyi bulunduğu lokasyona değer katan bir eser olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.