HER 5 ÇALIŞANDAN BİRİ YAPAY ZEKA KULLANDIĞINI GİZLİYOR
İnsan kaynakları platformu Kolay İK'nın yapay zeka kullanımı araştırmasına göre her 5 çalışandan 1'i işinde yapay zeka kullandığını şirketiyle ya hiç paylaşmıyor ya da söylediğinden daha fazla kullanıyor. Öte yandan çalışanların %62'si yapay zeka alanındaki becerilerini geliştirmek isterken %25'i ise konunun abartıldığını düşünüyor. Kolay İK CEO'su Çağlar Yalı, "Çalışanlar, yaptıkları işin daha az değer göreceği kaygısıyla yapay zeka kullandıklarını söylemekten çekinebiliyor. Şirketler hem bu konuda sınırları belirlemeli hem de eğitimlerle çalışanları desteklemeli" dedi.

Yapay zeka, çalışanların günlük iş yapış biçimlerini her geçen gün daha fazla etkiliyor. Raporlama, araştırma, içerik hazırlama, veri analizi, özetleme ve planlama gibi pek çok alanda kullanılan bu araçlar çalışanlar için vazgeçilmez bir yardımcıya dönüşürken şirketlerin de bu süreci daha sistemli ele almasını gerektiriyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yapay zekaya bakışını ve kullanım alışkanlıklarını ölçmek üzere LinkedIn üzerinden bir araştırma yaptı. 254 kişinin katılımıyla yapılan araştırma, yapay zekanın çalışanların gündelik iş hayatında kimi zaman açıkça kimi zamansa sessizce daha fazla yer bulduğunu ortaya koydu.
5 çalışandan 1’i yapay zekayı hiç kullanmıyor
Araştırmada çalışanlara yapay zeka araçlarının kullanımında şirketlerine karşı ne kadar şeffaf oldukları soruldu. Katılımcıların %61’i bu konuda tamamen şeffaf olduğunu belirtti. Buna karşılık %14’lük kesim söylediğinden daha fazla yapay zeka kullandığını, %5’i ise şirketinin olumsuz yaklaşabileceğini düşündüğü için kullanımını paylaşmadığını söyledi. Bu da yaklaşık her 5 çalışandan 1’inin (%19), yapay zeka kullanımını ya da kullanım düzeyini şirketiyle açık biçimde paylaşmadığını gösterdi. Katılımcıların %20’si ise henüz yapay zeka araçlarını kullanmadığını ifade etti.
Çalışanların %13’ü yapay zeka nedeniyle işini değiştirebilir
Çalışanların yapay zekayla değişen iş tanımlarına nasıl hazırlandığına dair sonuçlar da dönüşüme karşı güçlü bir gelişim isteğine işaret etti. Katılımcıların %62’si, yapay zekanın önümüzdeki iki yıl içinde iş tanımlarını önemli ölçüde değiştireceğini bilmeleri halinde yapay zeka becerilerini geliştireceğini belirtti. Her 4 çalışandan 1’i (%25) yapay zekanın etkisinin abartıldığını düşünerek süreci akışına bırakacağını söylerken iş ya da sektör değişikliği yapacağını ifade edenlerin oranı ise %13 oldu.
Çağlar Yalı: “Şirketler yapay zekanın nasıl kullanılacağını netleştirmeli”
Sonuçları değerlendiren Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, “Yapay zeka artık çalışanların işlerini kolaylaştırmak için ilk başvurduğu araçlardan biri haline geldi. Ancak bu kullanım her şirkette aynı açıklıkta konuşulmuyor. Bazı çalışanlar bu araçlardan yararlandığında bunun nasıl karşılanacağını bilmiyor; bazıları ise yaptığı işin değerinin azalacağı kaygısıyla kullanımını paylaşmak istemiyor. Şirketler, çalışanı suçlamak ya da yalnız bırakan bir tutum almak yerine bu konuyu açıkça ele almalı. Hangi bilgilerin paylaşılabileceği, hangi işlerde yapay zekadan destek alınabileceği ve son kontrolün nasıl yapılacağı netleştikçe hem çalışan hem şirket için daha güvenli bir zemin oluşur” dedi.
“Eğitimler soyut olmaktan çıkıp çalışanın günlük işlerine dokunmalı”
Yalı, çalışanların yapay zeka becerilerini geliştirme isteğinin de şirketler tarafından dikkate alınması gerektiğini belirterek şöyle devam etti; “Yapay zeka bir yandan işleri kolaylaştırırken diğer yandan bazı rollerin içeriğini ve çalışanlardan beklenen becerileri değiştiriyor. Böyle bir ortamda çalışanların kendini geliştirmek istemesi son derece önemli. Bu isteğin karşılık bulması için yapay zeka eğitimlerinin soyut anlatımlardan çıkıp günlük işlere dokunması gerekiyor. Bir insan kaynakları çalışanı, bir satış ekibi üyesi, bir finans uzmanı ya da bir operasyon çalışanı yapay zekayı aynı şekilde kullanmaz. Bu nedenle eğitimler de herkesin kendi işinde nasıl fayda sağlayacağını gösterecek şekilde tasarlanmalı. Henüz yapay zeka kullanmayan çalışanlar için de başlangıç noktası bu olmalı. Çünkü birçok kişi bu araçları kullanmıyorsa bunun nedeni ilgisizlikten çok nereden başlayacağını bilmemeleri olabilir.”