SON DAKİKA
ziraat web
SAĞLIK Salı 19 Mayıs 2026 02:36

"EVİNİZ SANDIĞINIZ KADAR TEMİZ OLMAYABİLİR!"

Kärcher, Liv Hospital ve Happ Health iş birliğiyle, modern yaşamın kapalı alanlarda yarattığı gizli tehlikelere dikkat çekmek amacıyla "Görünmeyen Riskler, Gerçek Etkiler" sempozyumu gerçekleştirildi. Liv Hospital Vadistanbul'da düzenlenen etkinlikte, Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duman, Dr. Ender Saraç ve uzman doktorlar, sağlıklı bir yaşam için; temizlik ile hijyen arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çekerek, özellikle alerjiyle mücadelede yaşam alanlarında doğru temizlik yöntemlerinin uygulanmasının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Bahar aylarında artan polenler ve ev içi alerjenlerin etkileri yeniden gündeme gelirken, Liv Hospital, Happ Health ve Alman temizlik teknolojileri lideri Kärcher, yaşam alanlarındaki görünmeyen risklere dikkat çekmek üzere uzman doktorları bir araya getirdi. "Görünmeyen Riskler, Gerçek Etkiler" konulu sempozyumda, yaşam alanlarındaki gizli riskler ve bu risklerin alerjiden kansere kadar uzanan etkileri masaya yatırıldı. Yağmur Kalyoncu ev sahipliği ve moderatörlüğünde gerçekleşen organizasyona; Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duman, Dr. Ender Saraç, Liv Hospital Vadistanbul Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Benk ile kulak-burun-boğaz, dermatoloji, göğüs hastalıkları ve çocuk sağlığı alanlarında uzman hekimler de katıldı.

Uzman doktorlardan “Görünmeyen” tehlike uyarıları

Sempozyumda konuşan Liv Hospital Vadistanbul’dan Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Güneş, Dermatoloji Uzmanı Dr. Meryem Ayşit, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Ayten ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Adem Dursun, alerjilerin yalnızca mevsimsel bir sorun olmadığını; yaşam alanlarındaki nem, toz akarları, bakteriler ve yetersiz hijyen koşullarının kulak-burun-boğaz hastalıklarından cilt problemlerine, solunum yolu rahatsızlıklarından çocuk sağlığına kadar pek çok alanda önemli etkiler yaratabildiğini vurguladı.

Uzmanlara göre evde çamaşır kurutmak gibi günlük alışkanlıklar nem oranını artırarak toz akarlarının çoğalmasına neden olurken, düşük sıcaklıklarda yapılan yıkamalar mite’ların yaşamaya devam etmesine yol açabiliyor. Özellikle yatak, halı ve koltuklarda biriken alerjenler gece öksürüklerini, egzama ve kaşıntı gibi cilt reaksiyonlarını tetikleyebiliyor. Çocukların gelişim sürecindeki hassas bağışıklık sistemi düşünüldüğünde ise temiz hava ve hijyenik yaşam alanlarının bir tercih değil, temel bir ihtiyaç olduğu ifade edildi.

“Alerji sadece bir semptom değil, sistemik bir sorundur”

Pandemi sonrası değişen sağlık algısına ve koruyucu tıbbın önemine dikkat çeken Liv Hospital Vadistanbul Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Benk, “Pandemi dönemi bize görülmeyen risklerin hayatımızı nasıl felç edebileceğini öğretti. Alerjiler sadece küçük belirtiler değil, zamanla vücudun tüm organlarını etkileyen sistemik rahatsızlıklardır. Koruyucu tıp açısından kişilerin daha hastaneye gelmeden evlerindeki sağlık sorunlarını çözebilmeleri kritik önem taşıyor” açıklamalarında bulundu.

Ender Saraç’tan sağlıklı yaşama bütünsel yaklaşım

Dr. Ender Saraç ise alerji ve bağışıklık arasındaki kopmaz bağa dikkat çekti: “Alerji sadece bir hapşırık değildir; vücudun bir savunma feryadıdır. Bağırsak sağlığı ve beslenme, alerjik reaksiyonların yönetiminde temel taşıdır. Kimyasal antihistaminikler yerine kuersetin kompleksi (elma ve ayva kabuğu gibi doğal kaynaklar) ve meyan kökü gibi fitoterapi yöntemleriyle vücudu desteklemek mümkündür. Bağırsak sağlığımızı probiyotiklerle korurken, yaşadığımız ortamdaki havayı ve yüzeyleri de toz akarlarından temizlemeliyiz. Kimyasal temizleyiciler yerine doğal yöntemleri ve yüksek ısıdaki buharın gücünü kullanmak, bağışıklık sistemimizi yormadan korumamızı sağlar.”

Yaşam alanları için 5 önemli öneri

Sempozyumda konuşan uzmanlar, alerjenler ve görünmeyen mikroorganizmalara karşı korunmak için yaşam alanlarında uygulanabilecek temel önlemleri şöyle sıraladı:

1. Yatak, koltuk ve halılar belirli aralıklarla derinlemesine temizlenmeli. 

2. Nevresim, yastık kılıfı ve yatak koruyucuları haftada en az bir kez 60 derecede yıkanmalı. 

3. Yatak odaları düzenli olarak havalandırılmalı, nem oluşumunun önüne geçilmeli. 

4. Yaşam alanlarında yüksek filtrasyonlu hava temizleme cihazları kullanılmalı. 

5. Temizlikte mümkün olduğunca kimyasal yerine buharlı temizlik teknolojilerinden yararlanılmalı.

“Bir yastık kılıfı klozetten 17 bin kat daha fazla bakteri barındırabiliyor”

Kärcher Türkiye Pazarlama Direktörü Pelin Gülbay Özdemir, temizlik ile hijyen arasındaki farkın çoğu zaman göz ardı edildiğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Temizlik, gözle görülen kiri ortadan kaldırır; hijyen ise gözle görülmeyen bakteri, virüs ve alerjenleri kontrol altına alır. Bir insan yaşamının yaklaşık üçte birini yatakta geçiriyor. Ancak birçok kişi yatakların milyonlarca bakteri ve toz akarına ev sahipliği yapabileceğinin farkında değil. Bir hafta değiştirilmemiş bir yastık kılıfı klozetten 17 bin kat daha fazla bakteri barındırabiliyor. Ortalama bir halının yalnızca 1 gram tozunda 100 bin adede kadar bakteri bulunabiliyor. Koltuklar ise deri döküntüleri, evcil hayvan tüyleri ve nem nedeniyle mikroorganizmalar için ideal bir yaşam alanı oluşturuyor. Biz Kärcher olarak; kimyasal kullanmadan yüksek hijyen sağlayan, zeminler ve tüm yüzeylerde bakteri ve virüslerin %99,9 oranında azaltılmasında etkili buharlı temizleyicilerimiz, ECARF sertifikalı halı-koltuk yıkama makinelerimiz, HEPA filtreli hava temizleyicilerimiz ve UV ışınlı yatak temizleyici süpürgelerimizle yaşam alanlarında yeni bir hijyen standardı sunuyoruz. Hedefimiz, ‘Ev temiz mi?’ sorusundan çok, ‘Bu ortam gerçekten güvenli mi?’ sorusuna yanıt verebilmek.”

ABONE OL