ENFLASYON ORTAMINDA KAZANÇ ROTASI YÖN DEĞİŞTİRDİ
Sampi & Portivo'nun hibrit modeli altın-döviz, borsa ve mevduat gibi geleneksel yatırım araçlarına karşı en güçlü yatırım alanlarından biri haline geldi. Yatırımcısına üç kat kazanç vaat eden model, düzenli nakit akışı sağlarken değerini de büyüterek koruyor. Sampi CEO'su Akyol, "Gıdada doğru yatırım modeli her zaman daha çok kazandırır" diyor

Dalgalı piyasa koşulları ve belirsizlik ortamı yatırımcının yönünü değiştiriyor. Bugün artık yatırımcı sadece “Yüzde kaç kazandırır?” sorusunu değil, “Her ay bana ne kazandırır?”, “Bu yatırım büyür mü?” sorularını da soruyor. Son dönemde yapılan projeksiyonlar gösteriyor ki geneleksel yatırım araçları çoğunlukla mevcut sermayeyi korurken gıda sektörü gibi alternatif alanlar aktif kazanç üretme kapasitesiyle öne çıkıyor. Ekonomide yeni dönemin en kritik kavramı ise nakit akışı. Artık yatırımcı için önemli olan sadece yıl sonu değeri değil, yatırımın her ay ne ürettiği. Bu noktada gıda sektörü, diğer tüm araçlardan ayrışıyor. Çünkü gıda sektöründe süreklilik arz eden talep günlük satışı ve anlık geliri sağlıyor. Ancak burada en önemli nokta doğru yatırım modeli. İşte tam bu noktada Sampi & Portivo’nun hibrit modeli dikkatleri üzerine topluyor.
BİR YILDA ÜÇE KATLIYOR
Yapılan araştırmalara göre Sampi & Portivo’nun hibrit modeli ile 3 milyon TL’lik bir yatırım yıl sonunda toplam büyüme potansiyeli ile 6.6 milyon TL ile 9 milyon TL arasında bir değere ulaşabiliyor. Aylık 300 bin TL ile 500 bin TL arasında gelir potansiyeli sunuyor. Yatırım ise 8 ila 12 ay arasında geri dönüş sağlayabiliyor. Yani bu modelle yalnızca satıştan elde edilen gelire değil, aynı zamanda kurulu bir işletmenin değerine dayanıyor. Böylelikle yatırımcı hem kazanıyor hem de değeri artan bir varlığa sahip oluyor.
ARAŞTIRMA YAPTIRDIK
Sampi Pide CEO’su Zeynel Akyol, artan maliyetlere karşı geliştirdiği "Sampi Express & Pizza Portivo" hibrit modelinin ilk şubesini İstanbul Ümraniye’de hizmete açtıklarını söyledi. Doğru yatırım modelinin geleneksel yatırım araçlarına göre çok karlı olabildiğine dikkat çeken Akyol, buna yönelik özel bir çalışma yaptıklarını kaydetti. 3 milyon TL’lik bir sermaye üzerinden geleneksel yatırım araçları ve Sampi Express & Pizza Portivo modelini karşılaştıran bir çalışma yaptıklarını aktaran Akyol, araştırmanın sonuçlarını ise şöyle özetledi: “Vatandaşın yatırım aracı olarak gördüğü üç geneleksel modeli baz aldık. Mevduat, altın-döviz ve borsaya yapılan yatırımla Sampi Express & Pizza Portivo yatırım modelini kıyasladık. 3 milyon TL’lik bir yatırımın bir yıllık getirisini analiz ettik. Buna göre mevduat faizi getirisi yüzde 42 olarak çıktı ancak enflasyon etkisiyle reel getirisinin sınırlı kaldığını gördük. Altın ve döviz ise mevcut veriler eşliğinde yüzde 35 ila 45 arasında bir kazançla yatırımcıya güvenli liman sunsa da düzenli gelir üretmeyen yapıları nedeniyle büyüme tarafında zayıf kaldıklarını gördük. Borsa ise hâlâ önemli bir alternatif olsa da, geniş getiri aralığı nedeniyle belirsizlik barındırıyordu. Bu da yatırımcı için riskli bir alan olarak dikkat çekti. Aynı zamanda tüm bu yatırım araçlarının yatırımcıya düzenli bir nakış akışı sunmuyor olması da araştırmanın dikkat çeken bir diğer tarafı oldu.”
Basit operasyonla yüksek karlılık
“Sampi Express & Pizza Portivo” hibrit modelinde 3 milyon TL’lik yatırımın iki ila üç kat değerlendiğini anlatan Akyol, “Aynı zamanda aylık 300 bin TL ile 500 bin TL arasında net kar potansiyeli sunuyor. Yatırım ise 8 ila 12 ay arasında geri dönüş sağlayabiliyor. Yani bu modelle yalnızca satıştan gelir elde etmiyor aynı zamanda işletmenizin değerini de büyütüyorsunuz” dedi. Geliştirdikleri hibrit modelle ilgili de bilgi veren Akyol, “Ümraniye şubemiz, hibrit modelimizin ilk canlı örneği oldu. Burada usta bağımlılığını bitiren, 4 dakikada servise imkan tanıyan yarı pişmiş ürün teknolojimizi kullanıyoruz. Sampi Express ve Pizza Portivo’nun aynı mutfaktan çıkması, operasyonu basitleştirirken kârlılığı artırıyor. Yatırımcı, tek dükkan maliyetiyle iki farklı markanın satış gücüne sahip oluyor” ifadelerini kullandı.
Son dönemde artan gıda enflasyonuna da dikkat çeken Akyol, bu maliyetlerle şu şekilde baş ettiklerini ekledi: "Merkezi satın alma gücümüz ve ölçek ekonomisinden faydalanarak ham madde maliyetlerini optimize ediyoruz. Ayrıca usta bağımlılığını ortadan kaldıran yarı pişmiş ürün teknolojimiz, mutfaktaki fire oranlarını minimize ederken, enerji ve işçilik maliyetlerinde sağladığı tasarrufla gıda enflasyonunun kâr marjları üzerindeki baskısını yatırımcımız adına göğüslüyoruz."
