EMTİA PİYASALARINDA ENFLASYON VE FAİZ BEKLENTİLERİ ETKİLİ OLDU
Emtia piyasalarında tamamlanan haftada, ABD/İsrail-İran Savaşı'na ilişkin haber akışı yakından izlenirken, Orta Doğu kaynaklı enerji arzı ve lojistik riskleri ile bu risklerin enflasyon ve faiz beklentilerine etkisi fiyatlamalarda belirleyici oldu.

Hafta başında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı yeniden açılmadan söz konusu savaşı sona erdirmeye istekli olduğuna yönelik haberler ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell'ın temkinli mesajları piyasalarda iyimser bir hava oluşturdu.
Ancak hafta sonuna doğru Trump'ın söylemlerini sertleştirmesi, enerji fiyatları ile tahvil faizlerini yükseltirken, varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.
Analistler, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra dünya genelinde enflasyon ve faiz beklentileri üzerinde makroekonomik verilerin de etkili olduğunu belirterek, gelecek hafta yatırımcıların odağının ABD'de açıklanacak enflasyon ve büyüme verileri ile Fed'in son toplantısına ilişkin tutanaklarda olacağını ifade etti.
- Trump ve Powell'ın açıklamaları piyasaların yönünde etkili oldu
Beyaz Saray'da yaptığı "Ulusa Sesleniş"te İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendiren ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki askeri hedeflerini önemli ölçüde tamamladıklarını ve yakında süreci "bitireceklerini" belirterek, "Amerika'nın (İran'daki) tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta içinde onlara çok sert bir darbe indireceğiz." dedi.
Fed Başkanı Jerome Powell da Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler karşısında para politikasında "bekle-gör" yaklaşımı için uygun bir konumda olduklarını söyledi.
Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadenin ötesinde iyi çıpalanmış göründüğünü ifade ederek, iş gücü piyasasına yönelik aşağı yönlü risklerin daha düşük faizleri gerektirdiğini, buna karşılık enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ise faizlerin düşürülmemesini telkin ettiğini belirtti.
Bu iki hedef arasında belirgin bir gerilim bulunduğunu vurgulayan Powell, zorlu bir dönemde "oy birliği" beklemenin yanıltıcı olabileceğini dile getirdi.
- Makroekonomik veriler karışık sinyaller verdi
Makroekonomik tarafta ise ABD'de JOLTS açık iş sayısı şubatta 6 milyon 882 bine inerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. İşe alım sayısı da aynı dönemde 498 bin azalışla 4 milyon 849 bine gerileyerek Nisan 2020'den bu yana en düşük seviyesini gördü. Bu veriler, iş gücü piyasasındaki kırılganlığın sürdüğüne işaret etti.
Bununla birlikte, haftanın sonunda açıklanan mart ayı tarım dışı istihdam verisinin beklentileri aşması ve işsizlik oranının gerilemesi, faiz indirimi beklentilerini yeniden sınırladı. Ancak piyasaların kapalı olması nedeniyle söz konusu gelişmeler fiyatlamalara yansımadı.
ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, ülkede tarım dışı istihdam mart ayında 178 bin kişilik artış kaydetti. İşsizlik oranı da yüzde 4,4'ten yüzde 4,3'e geriledi.
Bu gelişmelerin ardından ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,32 seviyesini görürken, dolar endeksi de yüzde 0,1 düşüşle 100 seviyesine indi.
- Değerli metallerde yükseliş görüldü
Değerli metallerde tamamlanan haftada altın öncülüğünde dört haftalık düşüş serisi son buldu. Hafta başında Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılabileceğine yönelik haber akışı, piyasalarda jeopolitik risk algısını bir miktar azaltarak değerli metalleri desteklerken, büyük merkez bankalarının para politikalarında daha yumuşak bir çizgi izleyebileceğine yönelik beklentiler de fiyatlardaki yükselişi güçlendirdi. Ancak hafta sonuna doğru Trump'ın sertleşen açıklamaları, yükseliş ivmesini sınırladı.
Bu gelişmelerle değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 4,7, platinde yüzde 6,9, paladyumda yüzde 9,2 ve altında yüzde 4,1 arttı.
- Baz metallerde arz güvenliği ve maliyet baskısı öne çıktı
Baz metallerde söz konusu dönemde fiyatlamaların ana eksenini enerji maliyetleri, arz güvenliği ve sanayi zincirine ilişkin belirsizlikler oluşturdu. İran'ın Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki önemli tesislere yönelik saldırıları, özellikle alüminyum tarafında arz sıkışıklığı endişesi yarattı.
Körfez Bölgesi'nin küresel alüminyum arzındaki ağırlığı, fiziki piyasadaki kaygıları artırdı.
Analistler, Körfez ülkelerinin Çin dışı küresel alüminyum ihracatında yaklaşık yüzde 18 paya sahip olması nedeniyle bölgedeki her aksamanın Batı sanayisi açısından daha güçlü sonuçlar doğurabileceğini kaydetti.
Bakır, çinko ve kurşunda ise daha çok maliyet baskıları ve stok dinamikleri öne çıktı. Çin'de mart ayında resmi imalat PMI verisinin toparlanma göstermesi sanayi metalleri için talep yönlü kısmi destek verse de piyasa katılımcıları bu yükselişleri daha çok arz ve lojistik kaynaklı fiyatlama olarak değerlendirdi.
Baz metallerde tezgah üstü piyasada geçen hafta libre bazında fiyatlar bakırda yüzde 4,5, çinkoda yüzde 5, alüminyumda yüzde 5,4 ve kurşunda yüzde 2,3 artarken, nikelde yüzde 0,6 gerileme görüldü.
- Enerji grubunda Hürmüz Boğazı etkisi izlendi
Enerji grubunda haftanın ana belirleyicisi, Orta Doğu'daki arz kesintileri ve Hürmüz Boğazı çevresindeki taşımacılık riskleri oldu. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bölgede kaybedilen petrol arzının 12 milyon varili aştığını ve nisandaki kayıpların mart ayının iki katına çıkabileceğini söyledi.
Birol, jet yakıtı ve dizel başta olmak üzere ürün piyasalarındaki sıkışıklığın önce Asya'da, daha sonra Avrupa'da daha belirgin hissedileceğini ifade etti.
Analistler, petrol piyasasında bundan sonraki seyrin büyük ölçüde Hürmüz Boğazı'ndaki akışların ne ölçüde normale döneceğine, enerji altyapısına yönelik hasarın artıp artmayacağına ve büyük tüketici ekonomilerin stratejik rezerv adımlarına bağlı olacağını belirtti.
Bununla birlikte, haftalık bazda Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 artarken, New York Ticaret Borsası'nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 6,4 geriledi.
- Tarım emtialarında enerji ve lojistik maliyetleri etkili oldu
Tarım emtia piyasalarında ise enerji maliyetleri, lojistik sorunlar ve girdi fiyatları belirleyici oldu.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi martta aylık bazda yüzde 2,4 yükselerek Eylül 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Tahıl fiyatlarının yüzde 1,5 arttığı, buğday fiyatlarındaki yükselişte ABD ve Avustralya'daki olumsuz ürün tahminlerinin etkili olduğu, bitkisel yağ fiyatlarının yüzde 5,1 ve şeker fiyatlarının yüzde 7,2 yükseldiği belirtildi.
FAO, söz konusu savaşın 40 günü aşması halinde yüksek enerji ve gübre maliyetlerinin gelecek yılın ekim kararlarını da etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası'nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 1,3 ve soya fasulyesinde yüzde 0,3 artarken, buğdayda yüzde 1,2 ve mısırda yüzde 2,2 geriledi.
Kahve tarafında ise hem yüksek çekirdek maliyetleri hem de zayıf talep görünümü öne çıktı. Artan kahve fiyatlarına rağmen bazı büyük şirketlerin satış ve karını artırdığı, ancak jeopolitik gerilimler nedeniyle lojistik maliyetlerin daha da yükselebileceği belirtildi.
ABD'de Intercontinental Exchange'te libre bazında fiyatlar pamukta yüzde 2 artarken, şekerde yüzde 5,1 ve kahvede yüzde 1,9 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 2,7 yükselişle tamamladı.
