9 AYLIK TAKSİT SINIRI HEM SATIŞLARI HEM DE ÜRETİMİ VURUYOR
MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, mobilyada taksit süresinin 12 ayın altına düşmemesi gerektiğini, tüketicilerin beklentisinin de 12 ve üzeri ay olduğunu söyledi. Güleç, üreticinin ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirterek, sanayicinin faiz ve vergiye çalıştığını, kira stopajlarının da ağır bir yük olduğunu dile getirdi

Mustafa DENİZ
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, yüksek faiz, ağır vergi yükü ve kısa taksit sürelerinin mobilya sektörünü ciddi bir darboğaza sürüklediğini söyledi. “Sanayici faiz ve vergiye çalışıyor” diyen Güleç, tüketicinin 12 ay ve üzeri taksit talep ettiğini, mevcut 9 aylık sınırın hem satışları hem de üretimi olumsuz etkilediğini belirtti.
Mobilya sektörünün son dönemde ciddi bir durgunluk yaşadığını ifade eden Güleç, bu durumun temel nedenlerinden birinin kısa vadeli taksit uygulaması olduğunu söyledi. Mevcut 9 aylık taksit sınırının yetersiz kaldığını vurgulayan Güleç, “Mobilyada taksit sınırı 9 ay değil, 12 ay ve üzeri olmalı. Tüketici de bunu istiyor. Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası taleplerimizi dikkate almalı” dedi.
Derdimizi anlatamadık
Sektörün uzun süredir taksit düzenlemesi konusunda çözüm beklediğini belirten Güleç, “Derdimizi anlatamadık. Piyasanın durgun olmasının tek sebebi taksitlerin kısa vadeli olmasıdır. Taksit süresi uzarsa enflasyon artmaz” ifadelerini kullandı.
Senetle yapılan satışların kayıt dışılığı ve fiyat artışlarını tetiklediğini savunan Güleç, “Senetli satış yapan firmaların enflasyona olumsuz etkisi var. Çünkü senetli satışta fiyatlar yükseliyor. Öncelikli olarak tüketici korunmalı, sonrasında da üretici korunmalı” diye konuştu.
Mobilyacıların yüzde 99’u zararda
Sektördeki maliyet baskısının kritik seviyeye ulaştığını dile getiren Güleç, birçok firmanın artan giderlerini satış fiyatlarına yansıtamadığını söyledi.
“Mobilya markaları bugün hâlâ 2025 fiyatlarıyla satış yapmak zorunda kalıyor. Maliyetleri satış fiyatına yansıtamıyoruz. Sektörde kıyasıya bir rekabet var. Bu nedenle mobilyacıların yüzde 99’u zararda” diyen Güleç, işletmelerin ayakta kalabilmek için kârlılıktan vazgeçtiğini ifade etti.
2 bin 200 dolar maaş alan bile geçinemiyor
Mobilya sektöründeki sosyal tabloya da dikkat çeken Güleç, emek yoğun üretim yapan işletmelerin nitelikli iş gücünü korumakta zorlandığını belirtti.
“Sektörde emekli olan insanlar köylerine dönüyor. Bugün 2 bin 200 dolar maaş alan bir çalışan bile geçinemediğini söylüyor. Bu durum yalnızca mobilya sektörünün değil, sanayinin genel sorunu haline geldi” dedi.
En büyük tehlike sanayisizleştirme
Sanayicinin en büyük probleminin yüksek faiz ve vergi yükü olduğunu vurgulayan Güleç, işletmelerin finansman maliyetleri altında ezildiğini söyledi.
“Sanayicinin en büyük problemi faiz ve vergiler. Sanayici faiz ve vergiye çalışıyor. İşletmelerin en büyük giderleri kira stopajı ve vergiler” diyen Güleç, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin sanayisizleşme uyarısına da destek verdi.
Üretime destek verilirse enflasyon düşer
Faiz politikasının üretim üzerindeki baskıyı artırdığını savunan Güleç, çözümün üretim odaklı ekonomi politikalarında olduğunu söyledi.
“Üretime destek verilirse enflasyon düşer. Üreten desteklenmeli. Politika faizi aşağı çekilmeli. Faiz bugün sanayinin önündeki en büyük sorun” değerlendirmesinde bulundu.
MOSFED Başkanı Güleç’in açıklamaları, özellikle iç talepte yaşanan yavaşlama, finansmana erişim sorunu ve artan vergi yükü nedeniyle mobilya sektöründe sıkıntıların derinleştiği bir dönemde dikkat çekti. Sektör temsilcileri, taksit sürelerinin uzatılması ve üretim maliyetlerini azaltacak yeni destek mekanizmalarının devreye alınmasını talep ediyor.
Mobilya harcama önceliğinde otomobili geride bıraktı
Mobilya Dernekleri Federasyonu’nun (MOSFED) NielsenIQ’ya yaptırdığı “Türkiye Mobilya Sektörü Tüketici Eğilimleri ve Beklentileri Araştırması 2026”, tüketicinin mobilyayı artık yalnızca temel ihtiyaç değil, yaşam kalitesi ve konforun önemli bir parçası olarak gördüğünü ortaya koydu.
16 Haziran–13 Temmuz 2026 tarihleri arasında 26 ilde, 25-55 yaş aralığındaki 1.600 tüketiciyle gerçekleştirilen araştırmaya göre, ev satın alma yüzde 44 ile ilk sırada yer alırken, eğitim yüzde 15 ile ikinci, mobilya yüzde 13 ile üçüncü sırada bulundu. Otomobil satın alma ise yüzde 9’da kalarak mobilyanın gerisinde kaldı.
MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “Tüketici yaşam alanına ve evindeki konfora daha fazla önem veriyor. Mobilyanın otomobilin önüne geçmesi, değişen tüketim önceliklerini gösteriyor” dedi.
Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 90’ı mobilya almadan önce fiyat karşılaştırması yapıyor, ancak yüzde 84’ü kaliteyi fiyattan daha önemli görüyor. Satın alma kriterlerinde dayanıklılık yüzde 44 ile ilk sırada, onu uygun fiyat, konfor ve kullanışlılık izliyor.
Ödeme koşulları da talebin belirleyici unsurlarından biri olarak öne çıktı. Tüketicilerin yüzde 53’ü alışverişlerini kredi kartına taksitli yapıyor ve ortalama 12 ay vadeyi uygun buluyor. Güleç, mevcut 9 aylık taksit sınırının tüketici beklentisinin altında kaldığını belirterek, “Taksit sürelerinin yeniden değerlendirilmesi kaliteli mobilyaya erişimi kolaylaştırır, üretim ve istihdama katkı sağlar” değerlendirmesinde bulundu.
Araştırma ayrıca mobilya alışverişinin büyük ölçüde dijitalde başladığını, ancak tüketicilerin ürünü mağazada görüp deneyimleyerek satın almayı tercih ettiğini ortaya koydu. Kullanıcı yorumları ve videoları, satın alma kararında influencer içeriklerinden çok daha etkili bulundu.